• BIST 106.711
  • Altın 143,514
  • Dolar 3,5567
  • Euro 4,1387
  • Kocaeli : 16 °C
  • İstanbul : 27 °C
  • Sakarya : 16 °C

Diyanet İşleri konusunu bir türlü aklım almıyor

Mehmet Özmen

Türkiye’de son dönemde en çok tartışılan kurumlardan biri Diyanet İşleri Başkanlığı…

Özellikle bu kuruma verilen ve ederi 1 milyon dolar mıdır, yoksa liramıdır nedir, tam olarak anlayamadığımız bir miktar olan aracın makam otosu olarak kullanılmaya başlanmasının ardından bu tartışmalar başlanmıştı.

Kısacası topluma dini açıdan hizmet etmesi gereken bir birim, bir kamu kurumu açık bir şekilde tartışılır olmuştur. Daha sonrasında bu zamana kadar birçok fetvası hakkında sürekli gündem yaratmış, insanların ‘Acaba hangisi doğru’ şeklinde düşünmesine, haliyle de güvenilirliği konusunda akıllarda soru işaretlerinin bulunduğu bir kurum haline gelmişti.

Yani sizin anlayacağınız bizim Diyanet İşlerimiz, özellikle son dönemde hizmetleri ile değil, makam aracı ve fetvaları ile sürekli olumsuz yönde eleştirilerin hedefi haline gelmişti.

Fakat bu kez çok daha farklı bir durum söz konusu. Çünkü Diyanet üzerinden yapıldığı öne sürülen bir fetva daha çok baş ağrıtacak gibi…

Bu fetvanın içeriğine girmek istemiyorum, zira çok iğrenç bir durum. Merak eden varsa geçsin Google’nin başına, araştırıp baksın bir zahmet. Eminim, meseleyi bilen herkes tartışma konusu olan bu fetvanın hangi anlama geldiğini anlamış ve durumu idrak etmiştir…

Her ne kadar Diyanet İşleri’nden bu konuda net bir yalanlama geldiyse de olay aslında hala sıcaklığını koruyor. Diyanet’e bu konuda çok yüklenildi, fakat gelen açıklama, yani yalanlama kamuoyuna iyi lanse edilemedi. Meselenin bir sabotaj olduğu belirtiliyor. Ben de açıkçası böylesine basit hatanın yapılabileceğine çok ihtimal vermiyorum…

Çünkü akıl almıyor daha fazlasını. Türkiye’de hangi mantık böyle bir olayı kabul etsin ki, dini konularda yönlendirici olacak bir kurum böyle bir şeyi teşvik etsin…

O yüzden yapılan açıklamalar ve hedefi belli olmayan eleştirilerin çok zamansız olduğunu söylemeliyim. Böyle bir hatanın yapılmış olabileceğini gerçekten benim aklım almıyor. Hatta meseleyi ilk olarak duyduğumda abandone olduğumu, uzun süre kendime gelemediğimi söylemeliyim…

Fakat bu konu hakkındaki yalanlamanın son derece geç yapılmasını da Diyanet İşleri’nin en büyük hatası olarak gördüğümü belirtmeliyim. Zira böylesine önemli ve kurumun bütün varlığını zedeleyecek bir sorumsuzluğun anında tepki görmesi, sorumluların bir an önce ortaya çıkarılarak kamuoyunun net bir şekilde aydınlatılması gerekirdi.

Belirttiğim gibi, bu konuda Diyanet İşleri’nin sadece işleyiş anlamında büyük bir zafiyet gösterdiğini düşünüyorum. Yapılan eleştirilerin ise maksatlı olduğu kanaatini taşıyorum…

 

İlimtepe’yi savunmaktan vazgeçmeyeceğiz

İlimtepe Mahallesi hala gündemimizde.

Büyükşehir Meclisi’ndeki görüntü her ne kadar ümit verici ise de, meselenin takip edilmediğini kimse düşünmesin.

Geçtiğimiz günlerde sevgili Kazım Elmas’ın Atakent’ten paylaştığı bir fotoğraf çok can alıcıydı aslında.

Resmen doğal bir güzellik olan bölgenin belki de içine edecek bir proje olarak değerlendiriyorum ben bu çöp fabrikasını…

Şimdi kimse, ‘Avrupai teknoloji kullanılacak’, ‘Bakın Hollanda’da, bilmem nerede de aynısı var’ diye hariçten gazel okumasın…

Oradaki insanlar istediyse istedi…

Ama ben istemiyorum.

İlimtepe’ye ne çöp fabrikası, ne de atık bertaraf tesisi yapılmasını istemiyorum.

Toplum da benim gibi istemiyor.

Hatta bu tesise İzmitliler de, Gölcüklüler de, Karamürselliler de, Gebzeliler de, Kandıralılar da karşı, onlar da istemiyor…

Kısacası millete rağmen böyle bir proje bence sadece hayal kırıklığından ibaret olur.

Hem millet için, hem de yapanlar için…

Bilmem anlatabildim mi…

Bu yazı toplam 1507 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Ertuğrul
03 Şubat 2016 Çarşamba 20:26
20:26
Mehmet kardeşim sadece fetvaya takılma en büyük bataklık imam meselesi çoğu iyi camilere hitabı olmayan memleketinin şivesini bırakamamış imamlar torpille atanıyor.Ayrıca lojman var çoğu camide köyler tamam ilçe merkezlerinde lojman bedava Lojman yoksa hoca beylerin ev kiralarını cami dernekleri ödüyor.Bir çok köyde imam var cemaat yok,ezan merkezi camiye bile gelen yok.Cemaat olmadımı beyler kayıp ne arayan var ne soran.Birde bu imam müezzinler kurs ayaklarına kayıplar.İmam müezzinin ne kursu olur.Bu işler bir araştır çok malzeme var bu işlerde.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim