• BIST 103.019
  • Altın 148,318
  • Dolar 3,5321
  • Euro 4,1743
  • Kocaeli : 20 °C
  • İstanbul : 24 °C
  • Sakarya : 20 °C

Diyelim ki, başkanlık oldu…

M.Tanzer Ünal

Sevgili okurlarım, yeni bir yıla girdik girmesine de Türkiye’de değişen bir şey yok.

Değişmesini de beklemiyorduk zaten…

Çünkü kafa aynı kafa!

Kadro aynı kadro!

Bir taraftan…

*Terör olayları şiddetini artırarak devam ediyor…

*Dış politikada yanlışlarımız sürüyor…

*Ekonomik kriz derinleşiyor…

Diğer taraftan…

*Başkanlık tartışması…

*Anayasa değişikliği tartışması…

Yandaş TV kanallarını açın, yandaş gazetelerin sayfalarını çevirin, hep aynı tartışma!

Başkanlık sistemi… Başkanlık sistemi…

Toplantıların, ziyaretlerin konusu ne olursa olsun, hangi sorunu dile getirirseniz getirin, söz döndürülüyor dolaştırılıyor başkanlık sistemine getiriliyor.

Sanıyorum,“Başım ağrıyor” deseniz, karşıdaki otomatiğe başlanmış gibi, “Başkanlık sistemi gelirse, başınız…” diye cevabına başlayacak.

Özetle, başkanlık sistemiyle yatıp başkanlık sistemiyle kalkıyoruz.

 

Her şey düzelecek mi?

Bu nasıl mantıktır Allah aşkına?

Türkiye’nin bütün sorunları “başkanlık sistemi” ne mi bağlı?

Türkiye, şimdiye kadar “başkanlık sistemi” yle yönetilmediği için mi, bütün bu sorunları yaşıyor?

Başkanlık sistemi gelince, “sorunsuz bir ülke” haline mi geleceğiz?

Bir an için düşünün!

Diyelim ki, başkanlık istemi geldi.

Dediler ki, Türkiye yarın sabahtan itibaren başkanlık sistemiyle yönetilecek.

Türkiye’nin üzerine “sihirli el” mi değecek?

Yani…

*Hoop, terör olayları mı bitecek? Şehitler mi gelmeyecek?

*Üretim mi artacak, milli gelir mi yükselecek?

*Tarım ve hayvancılık mı gelişecek?   

*Çalışanların yüzü mü gülecek?

*Basın hür mü olacak?

*Toplumdaki ayrışma mı bitecek?

*Eğitim mi düzelecek?

*Hırsızlık ve yolsuzlukların önüne mi geçilecek?

*Yargı bağımsız mı olacak?

*Ülkeye huzur mu gelecek?

*Komşu ülkelerle barış mı sağlanacak?

*Üniversiteler, özgür eğitime mi kavuşacak?

*Ülkemiz “cari açık” tan mı kurtulacak?

*Emeklilerin yaşam seviyesi mi yükselecek?

Söyleyin, ülkemize “başkanlık sistemi” gelirse, bu sorunlar şıp diye ortadan kalkacak mı?

Sonra…

Başkanlık sisteminin baş direticisi Cumhurbaşkanı Erdoğan, acaba bugün ne yapmak istiyor da yapamıyor?

Canı istediği halde yapamadığı tek bir şey var mı?

Tek bir şey…

Devletin tüm organları emrinde.

İstediğini alıyor, istediğini satıyor.

İstediğini, istediği makama getiriyor.

***

Damadını bakan yapmak istiyor, yapıyor.

İnsanın aklına ister istemez şu geliyor…

Şimdi bunları yaşadığımıza göre, başkanlık sistemi gelince “daha ileri aşamaları” yaşayacağız.

Kimsenin aklına hayaline gelmeyecek olayları…

Ne diyelim?

Allah, bu milleti, güçlerini kontrol edemeyenlerin hırsından korusun!

 

Bu milleti “acillik hasta” haline kim getirdi?

Yeni bir yıla girdik ya, eski yılla ilgili istatistikler açıklanmaya başlandı.

Türkiye, geçen yıllarda da şampiyon olduğu “acil servislere başvuru sayısı” nda, yeni bir şampiyonluk daha elde etti.

2013 yılında, ülkemizde acil servislere başvuru sayısı 90 milyon idi.

2014’te bu sayı 100 milyonu geçti.

2015’te acil servislere kaç başvuru oldu dersiniz?

115 milyon…

Nüfusumuz 78 milyon, acil servislere başvuru sayısı 115 milyon!

Ne rekor ama değil mi?

Bizde böyle de, diğer bazı ülkelerde durum nasıl?

ABD’nin nüfusu 300 milyon, acil servis başvuru sayısı 130 milyon.

Nüfusun yüzde 40’ı civarında…

İngiltere’nin nüfusu 50 milyondan fazla, bu ülkede acil servise gidenlerin sayısı ise 20 milyon.

İngiltere’de de oran hemen hemen aynı…

Bizde, “acil servis”, nüfusumuzdan kalabalık!

Bu nasıl iştir?

Bu nasıl bir sağlık sistemidir?

Bu milletin “acil hastası” olması, ne vahim bir durumdur?

AKP’nin “sağlıkta reform” dediği, bu mudur?

Hani Sağlık Bakanı dev aynasına bakarak durmadan övünüyor, “Gelişmiş ülkeler sağlıkta bizi örnek alıyor” diyor ya, örnek alınacak durumumuz, övünülecek durumumuz bu mudur?

Hasta sayısının artması…

Devasa hastanelerin yapılması…

Tedavi masraflarının artması…

İlaç harcamalarının artması…

Ne tür bir “övünme vesilesi” dir, anlayabilmiş değilim.

İyi pazarlar!

Bu yazı toplam 1699 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
cenk
02 Ocak 2016 Cumartesi 22:45
22:45
İlâhi Tanzer Ünal Bey,
Ne yani Sağlık Bakanı yaptıklarıyla övünmeyecekti de kim övüncek ?..
İktidardaki adamlara "yaptıklarınıza övünmeyin!" demek kadar tuhaf ve absürd bir şey olabilir mi?
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim