• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Kocaeli : 24 °C
  • İstanbul : 27 °C
  • Sakarya : 24 °C

Doların yükselişi durdurulabilir mi?

M.Tanzer Ünal

Sevgili okurlarım, bugün konumuz dolar…

“Çift paralı ülke” olmak, hep sıkıntıdır.

Hesabını hep çift yaparsın.

Lira olarak, dolar olarak…

Çift para kullanan bir ülkenin bağımsızlığından söz etmek mümkün değildir.

Çift para kullanıyorsan, bağımlı bir ülkesindir.

Biz de bu ülkelerden biriyiz.

***

Ben ekonomist değilim.

Sizlerle sadece bir gazeteci olarak tespitlerimi paylaşmak istiyorum.

Katılırsınız, katılmazsınız…

Farklı görüşlerinizi bana yazarsanız sevinirim.

Tamam, dolar dünyada değer kazanıyor, Türkiye’de de fiyatı artıyor.

Ama doların bizdeki artışı, bize benzer ülkelerden daha fazla.

Neden fazla?

Çünkü bizim ekonomimiz dolara “normalin üzerinde” bağımlı.

406 milyar dolar döviz borcumuz var.

Bu borcun 2015 yılı içinde vadesi gelenlerinin ve ödenecek faizlerinin miktarı 185 milyar dolar civarında.

Şimdi biz bu yıl 185 milyar doları ödeyebilecek miyiz?

Ödeyemeyeceğiz…

Biraz ödeyeceğiz, tamamına yakınını da yenileyeceğiz.

“Borç döndürmek” diye bir terim var, aynen o terimdeki gibi yapacağız.

Öder gibi yapacağız, ama tekrar borçlanacağız.

Borcumuzu döndüreceğiz…

“Sürekli dışa bağımlı yaşamak” işte böyle bir şey!

Devamlı risk altındasın.

Alacaklılar, tekrar borçlanma kapısını kapattıklarında, yapacak bir şeyin kalmıyor.

***

Bizim döviz gelirlerimiz ile döviz giderlerimiz arasında 40-45 milyar dolar açık var.

Biz buna “cari açık” diyoruz.

Yani ihtiyacımız olan dövizi biz kazanamıyoruz.

Döviz açığımızı kapatabilmek için her ay ülkemize 4 milyar dolar kadar “sıcak para”nın girmesi gerekiyor.

Bu para girsin ki, “ekonominin tekeri” patlamadan yolumuza devam edebilelim.

Bizim “sıcak para” dediğimiz, sermaye hareketiyle ülkemize gelen dövizdir.

“Sıcak para”nın ülkemize neden geldiği malum!

Para kazanmak için…

Eğer para kazandırmıyorsa, ülkemize döviz gönderenler ihtiyacımız olan dövizi göndermez olur.

Sonra “sıcak para yatırımcıları”, yatırım yapacakları ülkenin diğer verilerine de bakarlar.

Ülkenin “büyüme hızı” na ve “enflasyon oranı” na…

Bizde büyüme yavaşladı.

“Enflasyon” ile “faiz” ise başa baş!

Hatta enflasyondan arındırdığınızda faizin kaybettirdiğini göreceksiniz.

Faize para yatıranlar kazandıklarını sanıyorlar, ama kaybediyorlar…

 

Türkiye’ye dışarıdan bakanların kafası karışık

Ülkelerin ekonomileri genellikle “risk primleri” ne göre değerlendirilir.

Türkiye’nin risk primi yılbaşında, yani dört ay önce 156 idi.

Bugünlerde 230’larda…

Yani her geçen gün daha riskli bir ülke haline geliyoruz.

Mukayese olsun diye yazıyorum, Portekiz’in risk primi 138, İspanya’nın ise 89.

Türkiye’nin risk primini artıran nedenler var.

*Bölge coğrafyasındaki politik riskler.

*Dış politikadaki yalnızlığımız.

*Başkanlık rejimi tartışmaları.

*Terör olayları.

*Seçimlerde siyasi dengelerin değişme ihtimali.

*Hukuktan uzaklaşma.

*Medya üzerindeki baskı.

Bütün bu nedenlerden dolayı dolar bizde daha fazla artıyor.

 

Tabii başka temel nedenler de var

*Üretimsizlik…

*Katma değer yaratamamak…

*İhracatımızın büyük oranda ithalata bağlı olması…

*Yüksek faiz, düşük kur…

*Aşırı tüketen bir toplum hale gelmemiz…

*Üretmeden harcama ve büyüme…

*Sanayileşmenin yavaşlaması…

*Yerli sanayinin, özelleştirme yöntemiyle yabancıların eline geçmesi…

*Daha önce yüzde 27’lerde olan tasarruf oranının yüzde 13-14’lere kadar düşmesi…

*Türk finans sektörünün büyük oranda yabancıların eline geçmesi…

*Tarım ve hayvancılığın güç yitirmesi…

*Gelecek yılların gelirinin önceden tüketilmesi…

Söylemek istediğim, ekonomimizde yapısal sorunlar var.

Dolardaki artışı, sadece “dünyadaki doların artışına bağlamak” doğru bir yaklaşım olmaz.

Bir de şunu unutmayalım.

Bir ülkede enflasyon oranı kadar dövizin değerinin artması gerekir.

Eğer artmıyorsa…

Eğer döviz, “düşük kur politikası” çerçevesinde baskı altında tutuluyorsa…

Gün gelir, döviz fiyatları gerçek değerini bulur.

Bunun adı “devalüasyon”dur.

Dolardaki yükselişe bu gözle bakmak lazım.

Doların bugünkü gerçek değeri nedir diye sorarsanız, ekonomistler bunu “3.70-3. 80” olarak ifade ediyorlar.

Dolardaki yükseliş devam ediyor, daha devam edeceğe de benziyor.

Dün bu satırların yazıldığı dakikalarda bir dolar 2.73 idi.

Her sabah dolarla yatar, dolarla kalkar olduk.

1.70’lerde olan dolar bugün 2.70’leri geçti.

Yüzde 60’lık bir artış!

Bu artış halkın sırtına “enflasyon” olarak binmeye başladı.

Türkiye yıllardır bir kısır döngünün içindeydi, şimdi bu kısır döngüde yolun sonuna geldik.

Bu yazı toplam 829 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim