• BIST 90.122
  • Altın 145,975
  • Dolar 3,6213
  • Euro 3,9326
  • Kocaeli : 5 °C
  • İstanbul : 11 °C
  • Sakarya : 5 °C

Doruk İletişim, 5.şubesini Symbol Avm’de açıyor

Doruk İletişim, 5.şubesini Symbol Avm’de açıyor
2001 yılında pasajın içinde küçük bir dükkanda başlayan ve Samanlı Telefoncu olarak bilinen dükkanın sahibi Nihat Çelik, şimdi Doruk İletişim adıyla beşinci şubesini yakın zamanda SYMBOL AVM’de açacak.

2001 yılından bu yana Kocaeli’de esnaflık yapan Doruk İletişim’in sahibi Nihat Çelik, yakın zamanda Symbol Alışveriş Merkezi’nde beşinci mağazasını açıyor. Nihat Çelik ile bir araya gelip hem yeni konsept mağazasını hem de kendisinin başarı öyküsünü konuştuk. 2001 yılında pasajın içinde küçük bir dükkanda başlayan ve Samanlı Telefoncu olarak bilinen dükkanın sahibi Nihat Çelik, şimdi bir Turkcell zincirinin sahibi.

 

Symbol’deki şubenizin diğer Turkcell Teknik Merkezileri’nden (TİM) farkı nedir?

Bu konsept mağazadır. Turkcell’in Türkiye genelinde 13’ncü, Kocaeli’deki ilk mağazasıdır. Dolayısıyla mağaza tasarımı konusunda bizim daha önce taleplerimiz olmuştu. Yeşil yer alsın istemiştik. Bu mağazada bu taleplerimiz kabul edildi, bu nedenle çok güzel oldu. Kocaeli’de ilk olması da bizim için önemli. Mağazada Destek Masası bölümü var ve bu bölümlerde müşterilerimizin tüm problemlerini çözme yetkisine sahibiz. Bu da mağazadan öte hizmeti ön plana çıkarıyor. Mağazalar genellikle karlılık üzerine kurulmuştur. Benim ticaretteki en önemli uygulamalarımdan biri de karlılıktan ziyade hizmeti ön planda tutmaktır. Biz müşteriye bağlılık yaratacak ve aidiyet kazandıracak çalışmalar yapıyoruz.

 

Bize kendinizden bahsedebilir misiniz?

1976 Elazığ doğumluyum. İlk ve orta öğrenimimi orada tamamladım. Daha sonra Kocaeli’ye gelerek üniversite sınavına hazırlandım ve Uludağ Üniversitesi Uluslar Arası İlişkiler Bölümü’nü kazandım. Üniversiteden mezun olduktan sonra yabancı dil eğitimi için Ortadoğu Teknik Üniversitesi’nde yabancı diller bölümünü bitirdim. Sonrasında arkadaşımla birlikte Dış İşleri Bakanlığı’nın sınavına hazırlandık. Ancak o olmayınca 2001 yılında iletişim sektöründe ticarete atıldık. Bu tamamıyla kaderin tecelli ettiği bir noktaydı. İşe başladığımız ilk yer İzmit’te Sipahioğlu Pasajı’ndaydı. Sonrasında da Çocuk Parkı’ndaki yerimizi açtık. Tabi bunları biz açtık ama biz yalnız aracıyız. Bize bu hizmetleri vermemizi sağlayan Kocaeli halkıdır. Kocaeli farklı kültürlerin de bir arada yaşadığı konjonktürel bir yapıya sahip bir şehir. Kocaeli halkı işini iyi yapan esnafın yanında.

 

Uluslar arası ilişkiler bölümü mezunusunuz. Çok daha farklı işler yapabilirdiniz. Neden iletişim sektörünü seçtiniz?

Aslında uluslar arası iletişimde de biz iletişimi öğrendik. Tabi daha yerelden çok iletişimin uluslar arası fotoğrafını çektik. Okulda gördüğümüz bilgileri de çalıştığımız sektöre yansıtmaya çalışıyoruz. Ama okulda gördüklerimizle gerçek esnaflık arasında kesişen ve ayrışan noktalar var. Ben bunu Kocaeli’de çok yaşadım. Ticaret ikinci planda kalıyor. İlk planda arkadaşlık ve dostluk var. Normalde normalleşen bir yapıda müşteri gelir, ihtiyacını karşılarsınız ve mağazada ayrılır. Ama Kocaeli’de öyle değil durum. Müşteri önce gelir. Sonra çayınızı içer, sohbet eder, sonrasında ihtiyacını karşılarsınız. Bunun akabinde de başlayan güzel bir dostluk olur ve işi olmasa da geçerken muhakkak mağazaya uğrar.

 

Turkcell’in Kocaeli’deki dört mağazasına sahipsiniz. Burada işler nasıl yürüyor?

İyi bu sektöre girmişim diyorum. Çünkü kentin dinamiği olan insanlarla tanışıp onların arasındaki iletişimi sağlıyorsunuz. Büyükşehir Belediye Başkanımızdan tutun da diğer bütün yönetimlere kadar onlarla kontak haline giriyoruz. Başka şekilde bu önemli isimlerle kontak kurmamız mümkün değil. Çünkü herkesin bir cep telefonu, herkesin bir telefon hattı var. Siz de bunların kullanımında kişilere yardımcısı oluyor ve ihtiyacı olursa onu karşılıyorsunuz. Bu işin zorlukları da var tabi.

 

YENİ CİHAZLAR ÇIKIYOR

Her gün yeni bir cihaz çıkıyor. Biz bazen bilmediğimiz bir cihazı mağazamıza gelen 12 – 13 yaşlarındaki küçük müşterilerimizden öğreniyoruz. Amacımız teknolojiyi zamanında ve yerinde gerçekleştirebilmek. Tabi herkes yeni çıkan cihazı kullanacak diye bir durum da yok. Hangi müşterini ihtiyacını hangi cihaz karşılayabiliyorsa onu almalıdır. Biz bunları bir şekilde tespit etmekle yükümlüyüz. Çünkü müşterimizin cebinden çıkan her kurul bizim cebimizden de çıkıyor. Bizim firmamızın en önemli noktalarından biri de gerçekten koşulsuz müşteri memnuniyetini sağlamak.

 

Sektöre girişiniz ve ilk mağazayı açışınız nasıl oldu?

ODTÜ’deki eğitimimi bitirdikten sonra kendisi de uluslar arası ilişkiler mezunu olan çok yakın bir arkadaşım ailesini kaybetti. Kendisinin telefon dükkanı vardı. Bu dükkanda yalnız kaldığını söyledi. Sonra ben de ona yardım etmek istedim. İzmit Sipahioğlu Pasajı’nda atıl durumda bir dükkan vardı. Burayı işletmem için bana verdi. Ben dışarıdan yardım almayı pek sevmem. Mağazayı arkadaşım bana verdi ama içerisi bomboş. Vitrin yapmamız gerekiyordu. Ağabeyim burada yarış atı yetiştiriciliği yapıyor. Bir gün onun yanına gittim. Vitrin yapmam gerektiğini söyledim ve ondaki samanlardan vitrin yapabilir miyiz diye sordum. Çünkü maliyeti sıfıra çekmemiz gerekiyordu. O da olur dedi. O gün samanları aldık koyduk. O dönemde ‘samanlı vitrinli cep telefoncu’ olarak tanındık İzmit’te. Bu da farklı bir şey oldu. Vitrini hallettik sonra kendi cebimdeki telefonu vitrine koydum. O dönemde sermayem de yoktu, ama Allah’a şükürler olsun işimiz iyi gitti. Hak ve hukuk gözetilince, ticari hayatın etik kuralları da çizildiğinde ileriye doğru daha iyi adımlar atabiliyorsunuz. İlk mağazayı bu güçlüklerle kurmamız, ayakları yere daha sağlam basan bir firma olarak büyümemize vesile oldu.

 

Bu süreçte hiç ilginç durumlarla karşılaştınız mı?

İlk günlerde yeğenimle kendi telefonlarımızı koyduk, onlar satıldı. Sonra biz bu parayla iki telefon daha aldık. Cebimizde para kalmadı. Ocak ayındaydık. Kar vardı, Köseköy’de oturuyorduk akşam oldu. Yeğenimle dükkanı kapatıyoruz. “Dayı nasıl gideceğiz?” dedi ben de “yürüyeceğiz” dedim. O da kış olduğu için karşı çıktı soğuktan ölürüz dedi. Ama ben kimseden para isteyemem. Sonra yeğenim bizim bu işlere girmemize vesile olan Tarık’tan yol parası istedi ve otobüse binip eve döndük. Bu benim bu işte hiç unutamadığım anılarımdan biridir.

 

Şirketinizin adı neden Doruk? Oğlunuzun adı mı?

Biz sektöre girerken, o dönemde Mehmet Emin Bey Turkcell’in sahiplerinden biriydi. Biz Çocuk Parkı’ndaki mağazayı açtıktan sonra bize destek almamız gerektiğini söylediler ve abonelik merkezi olmamızı söylediler. O dönemde bu bayilikleri almak kolay değil. Bunun sonrasında biz de Turkcell bayisi olmak için Mehmet Emin Bey’le görüştük. O da bize biriyle görüşme ayarlayacağını söyledi. Tabi biz ne istediğimizi bile tam bilmiyoruz. Çukurova Holding’in binasına gittik. Uzu boylu bir büyüğümüz karşıladı bizi. Kendisiyle oturduk ve sohbet. Kendisi bize hayatın iktisadi ve sosyal boyutunun en kadar önemli olduğunu ve bunların ikisinin birlikte yürümediğinde ikisinden birinde eksiklikler olacağını ve yolun gidilemeyeceğini bize söylemişti. Kendisi Mehmet Emin Karamehmet’in damadıydı, Doruk Yılmaz’dı. Doruk ismi oradan kaldı. Geldik zaten ilk işimiz firmanın ismini Doruk koymak oldu. Daha sonra 2006 yılında da oğlum oldu. Onun adını da Doruk koydum. Kişi ismiyle yürür tabiri vardır. İşletmelerde de bu sözün geçerli olduğunu düşünüyorum.

 

Üç mağazayı bir arada götürmek zor olmuyor mu?

Ben işleri büyüttüğümde yeğenlerime de birer şube verdim. Çünkü hepsiyle benim ilgilenmem mümkün değildi. Bu şekilde güvendiğim kişileri başa getirmiş oldum. Hatta sonra ablamın oğlu Yılmaz Bakır bizden ayrılıp rakip de oldu ama daha sonra tekrardan dönüş yaptı. Birlikte çalışmaya devam etmek istedi. Şimdi hala devam ediyoruz.

 

Beş tane Turkcell mağazasının sahibi olmanıza rağmen hala müşterilerle bire bir siz ilgileniyorsunuz. Ofisinizde oturmuyorsunuz bu biraz farklı bir sistem sanki?

Evet. Açıkçası patronluğu sevmiyorum ben. İletişim sektöründeyseniz, iletişime açık olmalı ve bunu birebir gerçekleştirmelisiniz. İletişim dokunmaktan başlar, temastan başlar. Bunu da sizin yapmanız gerekir. Bir tane ofisim var ancak şimdi çıksak etrafı göreceksiniz. Toz içindedir. Çünkü ofiste oturmam, oturmayı da sevmem. En fazla misafirlerim gelirse haftada bir iki kez oraya çıkar onları ağırlarım. Bunun dışında müşterimle birebir kontak halindeyim. Müşteri sizi işin başında görmek istiyor, sizinle oturup sohbet etmek istiyor. Diğer mağazaları da sık sık ziyaret etmeye çalışıyorum ama daha çok Alemdar Caddesi’nde bulunan şubede çalışıyorum.

 

Geleceğe yönelik planlarınız neler?

Firmalar yaşadığı döneme çok iyi ayak uydurmalı. Değişen yapılara ayak uyduramayan firmaların yaşama şansı yok. Turkcell’in geçmiş dönem CEO’su Süreyya Bey’in çok önemli bir sözü vardı, “Artık ekmek aslanın midesinde, bağırsaklarında değil, kanında. Onu oradan almak firmaların inovasyon sistemine ayak uydurmasıyla başarılabilir” demişti. Bunu başarmak gerçekten de inovasyona bağlı. Firmayı kurumsallaştırmalı ve kurumsal yapının hantallığını da ortadan kaldırmalıyız. Kurumsallaşayım derken firmalar hantallaşarak çürümeye yüz tutabiliyor. Bu noktada denetleme çok önemli. Biz şanslıyız çünkü geri dönüşleri birebir müşterimizden alabiliyoruz. Doruk İletişim olarak ilk hedefimiz teknolojiyi ilk önce kendi içimizde içselleştirerek sonrasında en doğru, en güvenilir şekilde müşterilerimize aktarmak.

 

“KOCAELİ HALKI İLE VAR OLDU”

Symbol AVM’de yeni mağazamızı açıyoruz. İnşallah istediğimiz özlediğimiz hizmeti eksiksiz olarak vereceğiz insanımıza. Doruk İletişim Kocaeli halkı ile var oldu. Satışın değil, dostlukların kurulduğu, samimi ortamların oluşturulduğu ticarethaneler olur inşallah şubelerimiz. Kocaeli halkının üzerimizde büyük bir emeği ve hakkı var. Bizim bunu ödememiz söz konusu değil, ama bunun için elimizden geleni en iyisini yaparak onlara hizmet vermeye devam edeceğiz. Gerek kurumsal yapısıyla, gerek işlevselliğiyle, gelecek teknolojilerine hazırlanan, tüm unsurlarıyla mağaza kabiliyetine sahip alanlar oluşturup bu alanlarda tüm bu unsurların bulunduğu mağazalar oluşturmak. Röportaj: Hilal GÜDÜCÜ

personel-002.jpg

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Erkan Çelik
12 Aralık 2015 Cumartesi 12:22
12:22
Güzel insan degerli abim başarınızı canı gönülden kutluyorum Rabbim başarınızı ve bereketinizi daim eylesin inşallah Allah yolunuzu açık etsin inşallah Çelik ailesi olarak sizlerle gurur duyuyoruz biz çok güçlü ve büyük bir aileyiz
Doruk koaceli Erkan Çelik Hair Saloon
Bulent
11 Aralık 2015 Cuma 18:57
18:57
Hayirli olsun . Çelik ailesine daha güzellerine layik.
Ebru kılıç
11 Aralık 2015 Cuma 17:40
17:40
DORUK İLETİŞİM ailesinin bir ferdi olarak burdan patronumuz nihat beyi tebrik ediyor başarılarımızın devamını diliyorum Nihat beyinde söylediği gibi kendisi patrondan daha çok bir abi edasıyla yaklaştığı için ve tüm çalışanlara verdiği değerden dolayı kendisine buradan da birkez daha teşekkür ediyorum
MUSA ÇEVİK
11 Aralık 2015 Cuma 09:04
09:04
HAYIRLI OLSUN
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim