• BIST 103.929
  • Altın 147,921
  • Dolar 3,5490
  • Euro 4,1819
  • Kocaeli : 17 °C
  • İstanbul : 25 °C
  • Sakarya : 17 °C

Doruktakiler 2010: Yılın Bilim İnsanı

Doruktakiler 2010: Yılın Bilim İnsanı

Doç. Dr. Tamer Sınmazçelik halen Kocaeli Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekan Yardımcılığı ve Makine Mühendisliği Bölümü öğretim üyeliği görevlerini sürdürmektedir. Aynı zamanda Kocaeli Üniversitesi’nde DPT desteği ile kurulan İDEAL (İleri Disiplinlerarası Endüstriyel Araştırma Laboratuvarı) bünyesindeki “İleri Malzemeler” laboratuarının yöneticiliğini yapmaktadır. Sınmazçelik’in 2010 yılında sunduğu “Farklı büyüklüklere sahip aşındırıcı partikül karışımlarının sünek, yarı-sünek ve gevrek malzemelerin katı partikül erozyonu davranışlarına etkileri” konulu araştırma projesi, TÜBİTAK tarafından kabul edilerek desteklenmiştir. Sadece ilimizde değil, ulusal kamuoyunda da oldukça tanınan Tamer Sınmazçelik, Doruktakiler 2010’da yılın bilim insanı seçildi. Sınmazçelik, “Her ürünün içerisinde yabancı patentlere ait ödemeler bulunmaktadır. Oysa fikri hakları bize ait ürünler üretilebilse o zaman yüksek katma değer üretilebilecek ve karlılık oranımız artacaktır. Fikir üretmek önümüzü açar” dedi.

Öncelikle sizi tanıyalım. Tamer Sınmazçelik kimdir?
1971 yılında Eskişehir’de doğdum. Daha sonrada 1.5 yaşındayken Kocaeli’ye geldim. O günden beri de Kocaeliliyim. İlkokulu, liseyi ve lisans eğitimimi Kocaeli’de yaptım. Bununla gurur duyuyorum çünkü büyük bir yanılgı var, özellikle öğrenciler arasında. Ben Kocaeli Üniversitesi’nden mezun oldum. Yüksek lisans ve doktoramı da Kocaeli Üniversitesi’nde yaptım. O yıllarda mühendislik bölümü Yıldız Teknik Üniversitesi’ne bağlıydı. Bölümümde birinci, fakülte ve üniversite genelinde de ikinci olarak lisans eğitimimi tamamladım ve üniversiteden mezun oldum. Daha sonra ‘Analitik Makine Konstrüksiyonunda Yorulma Emniyetli Tasarımlar’ teziyle yüksek lisansımı tamamladım. Son olarak tez konum ‘Karbon Fiber Takviyeli Poly(Ether Ether Ketone) Kompozitin Tribolojik Özellikleri idi. Son tezimle birlikte doktora eğitimimi tamamlamış oldum.

Eğitiminizi tamamladıktan hemen sonra akademik ve endüstriyel çalışmalara başladınız. Bunlardan bahseder misiniz?
Doktora eğitimimden sonra çeşitli kurumlarda görev aldım. İlk olarak üretim mühendisi olarak Pirelli Lastik Fabrikası Konvansiyonel Lastik Üretim Bölümü’nde 1,5 yıl yarı zamanlı, 3 ay tam zamanlı olarak çalıştım. Daha sonra 1993 ve 1997 yılları arasında Kocaeli Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümü’nde araştırma görevlisi olarak görev aldım. Bu sırada uzman araştırmacı olarak TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi Malzeme ve Kimya Teknolojileri Araştırma Enstitüsü’nde (MKTAE) çalışmaya başladım. Öğretim görevlisi olarak görev almamın ardından yardımcı doçent doktor unvanıyla tekrar Kocaeli Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümü’nde görev almaya başladım. Son olarak 2005 yılında doçent doktor unvanını aldım ve aynı sene TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi Malzeme Enstitüsü’nde uzman araştırmacı olarak göreve başladım. Bu görevlerimi halen sürdürmekteyim.

Çeşitli ulusal çapta projelere öncülük ettiniz. Bunlardan en önemlileri nelerdi?
Birçok projede ekip üyesi, danışman ya da proje yürütücüsü olarak görev aldım. Üretmeye ve bilime katkıda bulunmaya kendisini adayan bir birey olarak bunlardan uzun uzun bahsetmek isterim. Çalıştığım önemli projeleri şöyle sıralayabilirim ilk olarak 1994 ve 1995 yılları arasında proje ekip üyesi olarak “Polimer matrisli kompozit malzemeler” iç destekli projesinde görev aldım. Daha sonra 1998 ile 2000 yılları arasında “Kompozit üretiminde kullanılan termoset matris reçinelerinin kimyasal modifikasyonu ve elde edilen ürünlerin termal, morfolojik ve mekanik özelliklerinin incelenmesi” başlıklı DPT projesinde proje ekip üyesi olarak çalıştım. Bu projeden sonra “Sismik Güçlendirme Amaçlı Kompozit Malzeme Dizaynı ve Üretim Parametrelerinin Belirlenmesi” konusunda proje danışmanı olarak görev üstlendim. 2004 – 2006 yılları arasında “Görüntü işleme kontrollü Nd:YAG lazer robotu ile polimer kompozit malzemelerin işlenmesi” projesini Kocaeli Üniversitesi’nin araştırma fonu desteği ile ekip üyesi olarak üstlendim. Bundan sonra da “X-ışını ile kızılötesi bölgesi arasında yayılan elektromagnetik spektrumların kaydedilmesine yönelik spektrometrelerin tasarımı ve gerçeklenmesi”, “Titanyum Hassas Döküm” başlıklı DPT projesi, “Kompozit ilave (ADD-ON) zırh ve koruma sistemleri teknolojisi geliştirme ve uygulamalar” başlıklı DPT projesinde ekip üyesi olarak görev üstlendim. Daha sonra proje koordinatörü olarak “İleri Disiplinler Arası Araştırma Laboratuarları” (İDEAL) isimli DPT projesinde görev aldım. “Yüksek Performanslı Yeni Nesil Fren Hortumu ve Test Makinesi Geliştirilmesi” SANTEZ Projesi ve son olarak da “Farklı Büyüklüklere Sahip Aşındırıcı Partikül Karışımlarının Sünek, Yarı-Sünek Ve Gevrek Malzemelerin Katı Partikül Erozyonu Davranışlarına Etkileri” başlıklı TÜBİTAK projesinde proje yürütücü olarak görev aldım.

Mesleki olarak çeşitli ödüller kazandınız. Sizi en çok onurlandıran ödül hangisiydi?
Çeşitli senelerde birçok ödüle layık görüldüm. Yıldız Teknik Üniversitesi Vakfı tarafından 1992 yılı mezunları arasında üniversite ikinciliği, fakülte ikinciliği ve bölüm birinciliği nedeni ile aldığım ödüller benim için oldukça önemli. Eğitimimi tamamladığım dönemde başarılarımdan dolayı ödüllendirmem mesleğime olan ilgimi artırdı. Bu ödüllerden sonra, Kocaeli Üniversitesi tarafından yaptığım akademik yayınlar sebebiyle 2002, 2005 ve 2007 yıllarında çeşitli ödüllere layık görüldüm.

Çalışmalarınızdaki temel amaç nedir?
Amacımız Kocaeli Üniversitesi’ni bilgi aktaran bir konumun ötesine geçip bilgi üreten bir üniversite olabilmek. Bu doğrultuda ciddi atılımlar içerisindeyiz. Her geçen gün giderek kuvvetlenen bir alt yapımız söz konusu. Bu alt yapı yakında çok ciddi somut çıktıların oluşmasına neden olacaktır. Bilgi üretmek her ne kadar zahmetli bir süreçse de üniversitemiz bu konuda kayda değer gelişmelere sahne olmaktadır. Bunun bir parçası olmak şahsen çok sevindiricidir.

Üniversite - sanayi işbirliği son günlerin en çok tartışılan konularından biri. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Üniversitemiz bilindiği gibi Türkiye’nin en büyük sanayi şehirlerinden birinde yer almaktadır. Bu durumda üniversite – sanayi işbirliği konusunda ülkenin en önde gelen uygulamalarının Kocaeli’nden çıkması beklenmektedir. Bu konunun taraflarından biri olan üniversitemiz elinden geleni yapmaktadır. Çeşitli vesileler ile sanayicilerimiz ile bir araya gelip, olası iş birlikleri konusunda çalışmalar yapmaktayız.

Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) tarafından birçok projeniz destekleniyor. Özel bir işbirliği içerisinde misiniz?
DPT bilindiği gibi üniversitelerin alt yapılarını destekleyen en önemli kamu kaynağını yaratmaktadır. Üniversite – sanayi işbirliğini geliştirmek üzere DPT tarafından desteklenmiş olan İDEAL (İleri Disiplinler Arası Endüstriyel Araştırma laboratuarları) içerisinde yürütücüsü olduğum İleri Malzemeler laboratuarı yaklaşık 1 milyon 700 bin liralık bir bütçe ile kurulmuştur. DPT nin bu laboratuarı desteklemesinin gerekçesi, bu laboratuarda otomotiv sektörü başta olmak üzere plastik malzemeler ile ilgili araştırmaların desteklenecek olması idi. Otomotiv sektörü bilindiği gibi Kocaeli’deki lokomotif sektörlerden biridir. Amacımız burada başta otomotiv sektörü olmak üzere sanayinin yürüttüğü AR-GE çalışmalarına laboratuarımız aracılığı ile destek olmak idi.
Bu laboratuar aracılığı ile ilk somut projemizi Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın desteklediği bir proje kapsamında TEKLAS A.Ş. ile gerçekleştirdik. BMW’nin istediği yüksek performanslı fren hortumunun geliştirilmesi ve fren hortumlarının test edildiği bir test makinesinin geliştirilmesi bu proje kapsamında gerçekleştirildi. Yaklaşık 30 milyon dolarlık bir piyasadan TEKLAS A.Ş.’nin pay alması bu proje sonunda gerçekleşmiştir.

Bundan sonraki hedefleriniz neler?
Bundan sonraki hedefimiz bu laboratuar ile başka projeler üreterek gerek temel araştırmalar ile bilime, gerekse uygulamalı araştırmalar ile sanayimize destek verebilmektir. Bilindiği gibi sanayimiz çok büyük oranda yurt dışına bağımlıdır. Yabancı devletlere ait patentler ile genelde üretimler yapılmaktadır. Her üretilen ürünün içerisinde yabancı patentlere ait ödemeler bulunmaktadır. Oysa fikri hakları bize ait ürünler üretilebilse o zaman yüksek katma değer üretilebilecek ve karlılık oranımız artacaktır. Dolayısı ile fikir üretmek, AR-GE yaparak somut çıktılar ve ürünler üretmek ülkemizin önünü açacaktır. Üniversite olarak temel amaçlarımızdan biri bu sürece katkı verebilmektir.

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim