• BIST 82.363
  • Altın 147,045
  • Dolar 3,7764
  • Euro 4,0385
  • Kocaeli : 6 °C
  • İstanbul : 8 °C
  • Sakarya : 6 °C

DORUKTAKİLER ve benim EN’lerim!

M.Tanzer Ünal

Gazetemizin “DORUKTAKİLER” etkinliğini biliyorsunuz.

Artık geleneksel hale geldi.

Yılın son günlerinde bir telaş bir telaş!

300 kadar oda, vakıf, sivil toplum kuruluşu ve kuruma yazı gönderiliyor, konularında başarılı kişi veya kuruluşların önerilmesi rica ediliyor.

Bunlar tasnif edilip bir havuzda toplanıyor, tutarlı gerekçeleri var mı yok mu bakılıyor.

Sonra da her branştan öne çıkan kişi ve kuruluşlar, “büyük jüri”nin değerlendirmesine sunuluyor.

Oylar sayılıyor, en fazla oy alan kişi ve kuruluşlar, yani DORUKTAKİLER yılın ilk günlerinde ilan ediliyor.

İşte bugünkü gazetemizde “2016 DORUKTAKİLER”i gördünüz.

*Yılın sanatçısı…

*Yılın işadamı…

*Yılın işkadını…

*Yılın girişimcisi…

*Yılın işçisi…

*Yılın sanayi şirketi…

*Yılın yatırımı...

*Yılın yenilikçi şirketi…

*Yılın markası…

*Yılın çevrecisi…

*Yılın sosyal sorumluluk projesi…

*Yılın eğitimcisi…

*Yılın bilim insanı…

*Yılın muhtarı…

*Yılın esnafı…

*Yılın sağlıkçısı…

*Yılın sivil toplum örgütü…

*Yılın bürokratı…

*Yılın hayırseveri…

*Jüri özel ödülü ve yaşam boyu başarı ödülü alanlar…

Ve “Sporda Doruktakiler”…

*Yılın sporcusu…

*Yılın takımı…

*Yılın özel sporcusu…

DORUKTAKİLER’in seçimi “Büyük Jüri” tarafından yapılıyor dedim…

Büyük Jüri de öyle 8-10 kişi değil.

Bir yıl önce ödül alanlar, bir yıl sonra otomatikman “Büyük Jüri”ye giriyor…

Bazı sivil toplum örgütlerinin başkanları, “Büyük Jüri”de…

Oda başkanları ve bazı daire başkanları da jüri listesinde…

Bu yıl “Büyük Jüri” tam 105 kişiden oluşuyordu.

Söylemek istediğim, DORUKTAKİLER öyle gelişigüzel değil, bir kurallar çerçevesinde seçiliyor.

DORUKTAKİLER artık kurumlaştı.

 

Ve benim EN’lerim…

Bu yıl değişiklik olsun dedim, kurumsal yöntemle seçilen DORUKTAKİLER’in yanı sıra, bir de kendi EN’lerimi seçtim.

Farklı konular…

Farklı değerlendirme…

Biraz mizah…

İşte seçtiğim 2016’nın EN’leri?

*Yılın EN karışık kurumu: KOTO (Kocaeli Ticaret Odası)…

*Yılın EN başarısız yatırımı: İzmit tramvay projesi…

*Yılın EN iyi tahmincisi: Haluk Ulusoy…

*Yılın EN “leyleği havada göreni”: Kocaeli Sanayi Odası Başkanı Ayhan Zeytinoğlu…

*Yılın EN kaza kurbanı: Sefa Sirmen…

*Yılın EN iyi Türk filmleri: Ekşi Elmalar (Yılmaz Erdoğan), İftarlık Gazoz (Yüksel Aksu)…

*Yılın EN büyük kaybı: Körfez Ticaret Odası Başkanı Mustafa EFE…

*Yılın EN karizmatik kilolusu: Sami Pekdemir…

*Yılın EN kaybedeni: Murat Özdağ…

*Yılın EN şanssızı: Sadece 4 ay KOTO başkanlığı yapan Semih Barış…

*Yılın EN şanslısı: Körfez Ticaret Odası Başkanlığı’na seçilen Sibel Moralı…

*Yılın EN yandaş partisi: MHP…

*Yılın EN fıkracısı: Raif Kandemir…

*Yılın EN Kemal Kılıçdaroğlu ile muhabbeti olan CHP’lisi: Cuma Karavar

*Yılın EN isabetli ataması: Ankara Müftülüğü’ne atanan Mehmet Sönmezoğlu…

*Yılın EN sivri dillisi: Numan Gülşah…

*Yılın EN karizmatik sakallı belediye başkanı: Hüseyin AYAZ

*Yılın EN çok yıldızlı ilçesi: 7 yıldızlı Başiskele…

*Yılın EN çok konuşulan imzası: Milletvekili İlyas Şeker’in, “Cinsel istismar yasa tasarısı”na attığı imza…

*Yılın EN şaşırtan ataması: Levent Yarımel’in Kocaeli Emniyet Müdürlüğü’nden alınması…

*Yılın EN vefasız belediyesi: Kandıra Belediyesi… (Amir Ateş, Mustafa Kandıralı ve Türkan Kandıralı’ya ilgisizliği…)

*Yılın EN çok yürüyüş yapan belediye başkanı: İbrahim Karaosmanoğlu…

                                               *******

Sevgili okurlarım, siz devam edebilirsiniz…

Kendi EN’lerinizi gönderin, onları da yayınlayayım.

 

Hikmet Erenkaya’nın “İsmet İnönü Parkı” ile ilgili teşekkürü

Geçen perşembe günü yazdığım, “Cengiz Sarıbay’ın anlamadığı işler” başlıklı yazımın bir bölümünde Hikmet Erenkaya’nın da adı geçiyordu…

Şöyşe:

“İzmit Kozluk Mahallesi’nde, hani eski Çenesuyu çeşmesi var ya, hemen bunun berisinde, bir park var.

Park demeye bin şahit ister, ama adına park demişler…

İsmet İnönü Parkı…

Ölçsen, 500-600 metrekareyi geçmez. 

Parkın bir tarafına da İsmet İnönü’nün büstünü koymuşlar.

Sakın bu parkın AKP döneminde yapıldığını sanmayın…

AKP’nin,  İsmet İnönü’ye böyle minnacık, ev bahçesi kadar bir parkı layık gördüğü düşüncesine kapılmayın…

Parkın yapılması, parka İsmet İnönü adının verilmesi ve büstünün dikilmesi, CHP’nin yerel iktidar dönemine rastlıyor.

Hikmet Erenkaya’nın belediye başkalığı dönemine…

Yani CHP’lilerin bu konuda AKP’lilere söyleyecekleri tek söz yok!

Park da orada duruyor, büst de…”

                               **********

Hikmet Erenkaya, aynı gün telefon etti.

Sitem edecek sandım, tam aksine, teşekkür etti.

Yazıda adını geçirdiğim için teşekkür etti…

Meğer partideki bazı çevreler, İsmet İnönü Parkı’nı Hikmet Erenkaya’nın değil de bir başkasının yaptırdığı dedikodusunu yapıyorlarmış…

Benim yazmamla parkı Hikmet Erenkaya’nın yaptırdığı tescil olmuş…

Hikmet Erenkaya, şunları söyledi:

“İsmet İnönü Parkı benim zamanımda yapıldı. 15-16 yıl önce… Bundan gurur duyuyorum. Açılışa Deniz Baykal da katılmıştı, açılışını beraber yapmıştık. Bazıları unutmuştu, hatırlattığınız iyi oldu. İsmet İnönü Parkı’nı neden böyle küçük bir yere yaptık? İzmit’te park yapılacak büyük bir alan yoktu ki! Bugün var, ama bizim zamanımızda yoktu… Hazine arazilerinin bir metrekaresini dahi kullanamıyorduk. Bu nedenle şehir merkezindeki parklar küçük küçük… Uğur Mumcu Parkı’nı da ben yapmıştım, o park da küçüktü. İzmit’in coğrafi durumu malum… Dağ ile deniz arasına sıkışmış durumda. Büyük alanlar vardı da biz mi park yapmadık? Şehir içinde yaptığımız parklar küçük, şehir dışında yaptıklarımız büyüktü. Bu konuyu yazmanız iyi oldu. Hem bazı çevreler o parkı benim yaptığımı hatırladılar, hem de o parkın neden küçük bir alanda yapıldığını açıklama fırsatı verdiniz. Size teşekkür ediyorum…”

 

Cepten konuşmayalım da…

Sık yapılan bir uyarı…

“Cep telefonunu çok kullanmayın, sağlığa zararlı…”

En son Nükleer tıp uzmanı  Prof.Dr.Akın Yıldız da uyardı.

“Cep telefonlarının aşırı kullanımı sonucu ortaya çıkan radyasyon beyin tümörlerinde artışa neden oluyor. Bu nedenle cep telefonlarıyla konuşmayın, mesajlaşın!”

Tamam, cep telefonunu çok kullanmak sağlığa zararlı…

İyi de Allah aşkına evinde ve işyerinde normal telefon kullanan var mı? 

Varsa, kaç kişi?

Üç beş yaşındaki bebelerin elinden bile cep telefonunun düşmediği bir ülkede yaşıyoruz.

Cep telefonuyla konuşmada biliyorsunuz Avrupa şampiyonuyuz.

Cep telefonu Türk insanının artık her şeyi!

Haberleşmenin ötesinde…

Eğlencesi…

Kullandığı modele göre statüsü…

Tadı tuzu…

Arkadaşı…

Sırdaşı…

Tutkusu…

Özetle, yaşam nedeni.

Deneyin, insanların elinden cep telefonunu alın, çoğu bunalıma girer.

Cep telefonunu kullanmayın demek kolay da, bir de bunları düşünün.

 

Nesil

*Osmanlı nesli…

*Cumhuriyet nesli…

*Yeni nesil…

*Çağdaş nesil…

*Altın nesil…

*Dindar ve kindar nesil…

Eeee, söyleyin bakalım, bu süreç nasıl devam edecek?

Bundan sonraki nesli nasıl tanımlayacağız?

 

 

Bu yazı toplam 3182 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim