• BIST 106.843
  • Altın 142,630
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Kocaeli : 23 °C
  • İstanbul : 26 °C
  • Sakarya : 23 °C

Dua

Banu Gürer

Allah-ü Teala Kuran-ı Kerim’de: “(Ey Muhammed!)
De ki: “Duanız olmasa, Rabbim size ne diye değer versin!...”
(Furkan, 77) buyurmaktadır.
Evet, dua insanın Allah’a inancının, onun büyüklüğünü kabulünün ve kendi sınırlarını idrakinin en önemli ifadesidir.
Dua Allah’la kurulan en önemli bağdır ve bu bağ insana güven verir.
Allah-ü Teala Kur’an-ı Kerim’de insana nasıl dua etmesi gerektiğini de öğretir.
Fatiha suresi bunun en güzel örneklerinden biridir.
Dua müminin silahı olduğu için olsa gerek “dua ordusu” diye bir kavram da dilimizde yer alır.
Çok önemli ama bir o kadar da yanlış anlaşılan bir kavramdır.
Zira bazılarının anladığının aksine sadece “söz”den ibaret bir güce dayanmaz. Yani dua etmek, sadece sözle ifade edilen istekler demek değildir.
İnsan makbul bir duayı hedefliyorsa öncelikle istediği şeylerin gereğini yerine getirmelidir.
Yani duayı önce fiilen yapmalıdır.
Kişinin gereğini yapmadığı şeyler için Allah’tan sonuç beklemesi, Allah’ın bu dünyanın düzgün işleyişi için koyduğu kurallara, yani “sünnetullaha” muhalefet etmesi demektir.
Mesela başarılı olmak için çalışmadan, sadece sözle dua etmeniz gibi.
Siz yapmanız gerekeni yapmadan sonuca ulaşmak için dua etmekle, bir anlamda Allah’ın koyduğu sebep – sonuç ilişkisinin işlemesine itibar etmek istemediğinizi de dile getirmiş olursunuz.
Dolayısıyla adaleti de hiçe sayıyorsunuz demektir.
Halbuki daha önce ifade etmiştik: Cenab-ı Hak hak yemez! (Necm, 39)
Ancak Müslümanlara, hem gereğini yapıp hem de Allah’tan neticeye ulaşmayı diledikleri takdirde yardım vaadeder. (Al-i İmran, 159)
Yani yardımı da haketmek önemlidir.
Hz. Peygamber’in (S.A.V.) sözlü ve fiili duanın en temel örneğini ortaya koyarak ömrünün mücadeleyle geçmesini başka nasıl anlayacaksınız?
Tarihimizde bu ilkeyi çok güzel anlayıp hayata geçirerek bize bu konuda model teşkil eden misaller de mevcuttur.
Hele dua ordusunun en güzel örneklerinden biri alperenlerdir. Onların hem söz hem de eylemle gerçekleştirdikleri “duaları” ile Selçuklu ve Osmanlı bu topraklarda kök salmış, maneviyatını kuvvetlendirmiştir.
Miskinlikle bırakın orduyu, birey bile olmak mümkün değildir.
O nedenle dualarımızın etkili ve makbul olmasını istiyorsak, Cenab-ı Hak’kın koyduğu kurallar gereğince önce üstümüze düşeni yapalım. Gösterdiğimiz çabanın hayırlısıyla boşa gitmemesini Allah’tan dileyelim.
Gitmediğini de göreceksiniz.
Tabii dualarımızın hayır için ve hayırlısı için olmasına da dikkat edelim.
Aksi halde dualarınızın gücünden bahsetmeniz mümkün olmayacak, makbul olmasına dair elinize geçecek tek şey ise hüsran olacaktır…

Bu yazı toplam 945 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim