• BIST 84.208
  • Altın 147,005
  • Dolar 3,7769
  • Euro 4,0596
  • Kocaeli : 1 °C
  • İstanbul : 5 °C
  • Sakarya : 1 °C

Dün vardı, bugün de var, yarın da olacaktır…

Bilal Dündar

Ulu Önder Mustafa Kemal herkes gibi elbette bir faniydi. Fakat onu “ölümsüz” kılan şey fikirleri ve bırakmış olduğu eserleridir. Bıraktığı eserler ve ileriye sürdüğü fikirler de sadece ait olduğu zamana bağlı kalmamış hep geleceğe dönük olmuştur.
“Yurtta barış, cihanda barış” diyerek dünya çapında geleceğin barış temellerini atmıştır. Dünün düşmanı ile kavgasını sürdürmemiş, yenmiş, hak ettikleri cevabı vermiş ama barış için ilk hamleyi yine kendisi yapmıştır. Örneğin; Yunanistan’la olduğu gibi. Yunanistan ile yetinmeyip tüm sınır komşumuz olan devletler ile iyi ilişkiler kurmuştur.
Emeğin kutsallığını ilke edinmiştir. Gerçek üretimi yapan çiftçileri, köylüleri kastederek “Köylü milletin efendisidir” sözünü de bilinçli olarak söylemiştir. Halkına, milletine gerçekten inanmış ve güvenmiştir. Bu inanç ve güvenin etkisi ile “Bir Türk cihana bedeldir” demiştir. Bir başka sözünde “Beni Türk hekimlerine emanet ediniz” diyor. Her şeyin çözümünü eğitime, bilime bağlamıştır. “Öğretmenler yeni nesil sizin eserinizdir” sözünü söyleyerek öğretmene çok büyük bir sorumluluk yüklemiştir. Bir sözünde de “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir” demiştir.
Gençliğe ve gençlere ayrı bir önem vermiştir. Bu nedenle “Cumhuriyeti” gençlere emanet etmiştir. Atatürk “Gençliğe Hitabesinde” Cumhuriyeti ve yurdu içten ve dıştan gelen tehlikeler karşısında korunmasını da gençlere emanet etmiştir.
Ulu Önder, yalanla, dolanla kendisini dün olduğu gibi bugünde istismara kalkarak yakıştırmalar yapan kendisini dinsiz olmakla suçlayanlara ve din tacirlerine de hak ettikleri cevabı “Türk milleti daha dindar olmalıdır. Yani bütün sadeliği ile dindar olmalıdır demek istiyorum. Dinime, bizzat hakikate nasıl inanıyorsam, buna öyle inanıyorum” sözü ile vermiştir.
Tek partili dönemde dahi bugünkü çok partili dönemden daha fazla demokrasiye önem vermiştir. Bugünkü politikacılara ders verecek bir şeffaflaşma söz konusu idi. Verilen sözler mutlaka gerçekleştirilmiştir.
Kadınlara da ayrı bir önem verilmiştir. Kanıtı ise birinci mecliste 18 kadın parlamenter mevcut idi. Birde bugünkü mecliste kadın sayısına bakılır ise durum daha net gözükür.
Atatürk’ü yaşadığı dönemle kıyaslamak gerekir. O dönemde her şeyin en iyisini, en güzelini vermeye çalışmış ve vermiştir. Bitmiş, tükenmiş, her tarafı işgal altında olan köhne yapıdan modern bir yapı oluşturmuştur. Diktatörlüğü asla kabul etmeyen Atatürk, çağının demokrasi oyasını örmüş ve sağlıklı temellerini atmıştır.
Bugünkü cehennemin, enflasyonun, işsizliğin, yolsuzluğun, çeteciliğin, gericiliğin, çapsızlığın birinci düşmanı Atatürk’tür. Onun için sapla samanı karıştırmamak gerekir.
Atatürk çağının en büyük lideridir. O derece geleceğin de ölümsüz lideridir. Atatürk’ü öğrenmek ve anlamak her zamankinden daha gereklidir. Ölümsüz lidere her zaman ihtiyacımız olacaktır. Ama putlaştırmadan ve tabulaştırmadan anlamamız, öğrenmemiz gerekir. Yalnız biz değil tüm mazlum milletler Atatürk’ü anlamalı ve tanımalıdır.
Şeklen ve desinler diye anmak Atatürk’ü anlamamaktır. Devrinin en büyüğü olan Atatürk’ü bağımsızlık karakteri ve savaşçılığı yanında gerçekleştirdiği devrimleri ile anlamak ve anmak gerekir.
Atam sen rahat uyu gençlerimiz emanetini canları pahasına her zaman koruyacaktır. Gençlerimize bu konuda çok güveniyoruz.
Mutlu, umutlu günlere dileğimle…

Bu yazı toplam 497 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim