• BIST 89.809
  • Altın 145,306
  • Dolar 3,6167
  • Euro 3,9083
  • Kocaeli : 5 °C
  • İstanbul : 8 °C
  • Sakarya : 5 °C

Efe’nin ardından

Bülent Ekinci

Ölümünün ertesi ünü elim gitmedi. Hiçbir şey yazmak gelmedi içimden. Özgeçmişini hazırlarken bile zorlandım.  

Fotoğraflarına bakarken bile içim cız ediyordu.

Ama onu anlatmadan, hakkında birkaç hatıra paylaşmadan onu uğurlamamalıydım.

 

Onun ölümünün ardından; dost meclislerinin konusu Mustafa Efe’nin vefatı ve onunla yaşanılan hatıralar konuşulur oldu.

Dikkatimi çeken birkaç özelliği vardı Mustafa Ağabeyin.

Bende hep onları anlatıyorum bu sohbetlerde.

Onu iyi tanıyanlar bilir, genelde konuşurken, ya da bir ortama girdiğinde, hatta fotoğraf çektirirken bile bir elini diğerinin üzerine koyar eliyle diğer eline hafif hafif vururdu.

Bende onu anarken, onun taklidini yapa yapa tik sahibi oldum.

Gülen bir yüzü vardı. Hem de öyle böyle bir gülmek değildi.

Ona ne kadar kızarsanız kızın, karşılaştığında o elini diğer elinin üzerine koyup gülümsemesi, o halindeki sevimlilik tüm, öfkenizi ya da kıranlığınızı alır götürürdü.  

1992 yılından beri tanırdım kendisini, o da beni en az 17 senedir tanırdı. Ben onu tanıdığımda Anavatan Partisi’nin ilçe başkanıydı.

O zamanlar çocuk denilecek bir yaştaydım. Körfez Samsun Mahallesi’nde otururduk ve mahallemizde hemen her cenazeye gelirdi. Düğünlerimize katılırdı.

Bizim mahallenin insanı gibiydi.

Sıkı bir siyasetçiydi.

Kurt bir siyasetçiydi.

Sırf o kapatma anını yaşamak için bazen onu telefonla arardım. Telefonu kapatırken ki söylediklerini duymak için…

Mustafa Efe, telefonu kapatırken hep aynı kelimeyi söylerdi, azalan bir tonla, “ Sağolllll sağolll sağoll”

 

Birçok özelliği ve güzelliği vardı Efe Ağabeyin…

En büyük özelliği ise mensubu ve başkanı olduğu odaya olan sadakatiydi.

Son günlerde halsiz ve yorgundu. Ama o halde bile tıraşını olup takım elbisesini giyip, kravatını takarak odaya giderdi.

Kalabalığı ve kalabalık toplantıları çok severdi.

Oda da son düzenlenen organizasyon için çok hevesliydi. Tek tek araya bildiği kadar kişiyi arayıp “Bazı alacakların yapılandırması” ile alakalı bilgilendirme toplantısına insanları davet etti.

O gün de takımını giymiş, odaya o toplantıya katılmak için gitmişti.

Ama hali yetmedi, toplantıdan önce evine istirahat etmek için gitmek zorunda kaldı.

 

Ve odaya son gelişi…

Son yönetim kurulu toplantısını yapmak için odaya geldi. Halsizliği devam ediyordu. Yönetim kurulu arkadaşları, “Başkanım gidin dinlenin, toplantıyı sonra yaparız” dediler.

Kapıya doğru yöneldi arkasına bakmadan elini sallayarak “Görüşürüz, görüşürüz” dedi ve çıktı.

O iki kelime oda içerisinde yaptığı son iki kelime oldu. O da “Görüşürüz” dü.

 

Hastanede kontrolü vardı, iyeleşmeyi çok istiyordu. Onun bu dünyadaki en büyük antibiyotiği “Hırs”tı.

Ama o hırs bile yetmedi yaşama tutulması için.  

Bronşiti atlatmak için aldığı antibiyotikler böbreğini zorladı. Tek böbrekle yaşayan bir ağabeyimizdi Mustafa Efe…

 

Aradan 9-10 gün geçti ve gece yarısı çalan bir telefonla yüreklerimiz “cız” etti.

KTO’nun özel kaleminde görevli olan eşim, gelen telefonu açtı ve bir iki saniye sonra ağlayarak salondan çıktı.

Peşinden gittim. “Efe mi yoksa?  Efe mi?” diye sorarken “Mustafa Efe’nin aramızdan ayrıldığını öğrendim.

 

Onun için şuan okunacak dualardan başka yapacak bir şey yok.

Güzel anılacak, anlatırken hatıraları tebessüm ettirecek bir insandı.

İlk defa ailemden olmayan birinin ölümü için gözyaşı döktüm. İlk defa ailemden olmayan birinin ölümüne bu kadar üzüldüm.

Halen bile inanansım gelmiyor öldüğüne.

Bugün Cuma, yaşıyor olsaydı saat 3-4 gibi odaya gidecekti.

 

Ve Cenazesi…

Mustafa Efe’nin cenaze töreni de Efeler gibi oldu. Kalabalık bir cemaat vardı. Küs olan olmayan, kırgın olan olmayan herkes cenazedeydi.

Efe ağabeylerini, Efe kardeşlerini uğurlamak için, ona olan son görevi yapmak için binlerce insan Yukarı Doğantepe Köyü’nde buluştu.

Cenaze öylesine kalabalıktı ki, otomobilimizi bıraktığımız yerden 3 kilometre yürümek durumunda kaldık.

Dedim ya kalabalığı ve kalabalık toplantıları severdi diye, işte bu son yolculuğundaki kalabalık tamda onun istediği gibiydi.

Ruhun şad olsun abi, Allah sana rahmet sevenlerine sabır versin.  Unutulmaz eserler bıraktın Allah senden ve ekibinden razı olsun. Selametle…

efe-002.jpg

11150756_1625539824376951_3736071535109700965_n.jpg


 

İsmail Özkar, kan bağış geleneğini sürdürüyor

turbo.jpg

S.S. 4’nolu Goodyear Taşıyıcılar Kooperatifi Başkanı ve Başiskele Mehmetağa Mahalle Muhtarı Turbo İsmail, yine bir hayır peşinde. Periyodik olarak 3 ayda bir Kızılay’a kan bağışında bulunan kooperatif ve Mehmetağa Mahallesi gönüllüleri, Turbo İsmail önderliğinde kan vermek için Kızılay ekibinin karşısına dikildi. Bu uygulama yaklaşık 3 yıldır devam ettiriliyor. Özkar ve arkadaşları vatandaşların ihtiyaçlarının karşılanması adına kan bağışında bulunuyor. Özkar’a ve onunla beraber kan bağışında bulunan vatandaşları tebrik ediyorum.


 

İZGAZ mağduriyetleri tüm hızıyla devam ediyor

Kentimizin en önemli ve stratejik kuruluşlarından biri olan İZGAZ son günlerde şikayetlerin hedefinde yer alıyor. İZGAZ ile ilgili en bildik şikayet konusu ise gaz açma işlemiyle ilgili. Kesik olan gazını açtırmak isteyen vatandaş, ilk abonelikten dolayı gazını açtırmak isteyen vatandaş, hep o aynı sorunu ortaya atıyor. “Gaz açmak için günler sonraya randevu veriliyor”

Gazını açtırmak isteyen vatandaşların 15-20 gün beklemek zorunda kaldığı aksaklığın ana nedeni muhtemelen personel azlığı. Ancak aylardır devam eden bu sorunun kalıcı bir çözümle neticelendirilmesi gerekiyor. Havalar soğudu ve insanlar kaloriferlerini yakmaya bile başladı. İZGAZ’dan talebimiz, vatandaşın mağduriyeti konusunda daha hassas olması.


 

200’numara sıkıntısı

200-001.jpg

200’numara, yani İzmit-İstanbul arası çalışan belediye otobüsünün hattı. Son derece desteklediğim ve taktirle karşıladığım bir uygulama bu. Ancak talep o kadar çok oldu ki, artık 200’nolu hat ihtiyacı karşılamaz oldu. Tren seferlerine alternatif olarak ortaya atılan Hat 200 en çok öğrenciler ve İstanbul’da çalışan vatandaşlar tarafında talep görüyor. Ancak artık talep o kadar arttı ki ihtiyaç karşılanamıyor ve otobüs kuyruklarında kavgalar çıkıyor.

Sadece kavga mı?

İstanbul Bilim Üniversitesi’nde okuyan bir gencin babası aradı. “Ben Dilovası’ndan arıyorum. Bir kargo şirketinde kuryelik yapıyorum. Oğlumu okutmak için tonla para harcıyorum. Ama son üç-dört gündür oğlum derslerine geç kalıyor. Nedeni ise Hat 200’ün durakta bekleyen oğlumu almaması” diyerek hat 200’le alakalı şikayetini belirtti.

Ulaşımdan sorumlu belediye yetkililerine hassasiyetle duyurulur.

 

Bu yazı toplam 2120 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim