• BIST 89.848
  • Altın 145,269
  • Dolar 3,6231
  • Euro 3,9157
  • Kocaeli : 11 °C
  • İstanbul : 10 °C
  • Sakarya : 13 °C

Efsaneleşen Dedikodular!

Tarık Bağdat


Dedikodu günlük hayatımızda iletişimimize yerleşmiş bir sohbet tarzıdır… Hatta “Dedikodu ruhun gıdasıdır” diye bir deyişimiz bile vardır. Dedikodu için yalan sıfatını kullanmak bazılarımıza göre pek doğru sayılmaz. Hatta ‘yakıştırma’ veya ‘uydurma’ demek daha betimleyici olduğunu düşünenler pek azımsanamaz. Dedikoduların da elbet ‘derecesi’ olmalıdır. Kantarın topuzunu kaçıran, bireylerin yaşamına zarar veren ve çatışmalara sebep olanları affedilemez hakaret olarak ele alabiliriz. Elbet bunun yanında, ‘çene çalma’ ve ‘eğlencelik’ olanlarına hoşgörü ve sempatiyle karşılayabileceğimiz gerçeğini de unutmuyoruz. Dedikoduların merak uyandırmak, ilgi çekmek amacıyla kullanıldığı da biliriz. Bazen gizemli; esrarengiz bir havayla yayılan dedikodulara da rastlarız. Birçok defa gerçeği yansıtmasa bile dedikodulara kulak verir, onun çekiciliğine kapılabilir… Hatta yüce atalarımız böyle esrarengiz dedikodular için olsa gerek, “ateş olmayan yerden duman çıkmaz” buyurmuşlardır.
Dedikoduyu en iyi yanıtlayacak, çürütecek yöntem, işin aslını dosdoğru açıklamaktır. Yani gerçeği beyan etmektir. Gerçeğin inandırıcı şekilde açıklandığı anda dedikodu; sizlere ömür, can verir…
İnsan ilişkilerini konu edinen dedikodular gibi sosyal olayları işleyen “dedikodu dizileri” de yaygındır. Siyasal olanlarını bir yana bırakalım. Şehir hayatını etkileyen fiziki düzenlemelerle ilgili dedikodular da hiç eksik olmaz. Bunların başında trafikle ilgili rahatsızlıkların yol açtığı şikâyetler yer alır. Böyle olunca da bunların çözümüyle ilgili yakıştırmalar, söylentiler dilden dile dolaşır… Trafik konusu esaslı bir şehir dedikodusu temasıdır ve hatta şehir folklorunun demirbaş bir unsuru olmuştur diyebilirsiniz. Şehirlerarası yol ile ilgili yaşadığımız Trafik söylentilerini ve her gün çok kimse tarafından keşfedilen dâhiyane çözüm yollarını (!) da bir yana bırakalım…
Mesela son yılların önde gelen merak konusu fiziksel düzenlemeler de ister istemez şehir dedikodularının teması oldu. Bu yapılanlarla ne yapılmak isteniyor? Yapılanlar Karamürsel’in geleceğini iyi yönde etkileyecek mi? Yoksa rastgele bir yapılanma mı var? Karamürsel, Körfez geçişinden faydalanacak mı? Bununla ilgili ciddi çalışmalar var mı? Bu geçici bir durum mu yoksa kalıcı mı? Bütün köyler mahalle olunca ne değişecek? Çöpler düzenli toplanıyor mu? Sahil bağlantıları ne zaman bitecek, ne zaman bütün hale gelecek? Tarımsal alanlar İnşaata mı açılacak? İhsaniye barajı yapılacak mı? Yıkılan belediye binası alanı atıl mı kalacak? Yerine otopark, kent meydanı, belediye binası yapılacak mı? Yoksa birilerin istediği, dalga geçerek yazdığı gibi düzeltilip otopark mı olacak?
Bu soruların her biri, birinci sınıf dedikodu malzemesidir… Çünkü bunlar şehrin yaşamsal konuları, sorunlarıdır. Karar verici makamlar, şehrin yöneticileri bu konularda net açıklamalar yapmadıkça, sıraladığımız her soru birer dedikodu kaynağı olur. Olmuştur da… Dikkat ederseniz örnekler arasında aday adayları ne oldu, diğer parti adayları ne yapacaktan bahsetmedim. Bunlar bizi ilgilendiren kısımlar değil. Ve iyi yöndeki konuşulan dedikoduları sırladım. Daha iyi yönde nicelerini düşünürsünüz. İnsanların yaşamını doğrudan ilgilendiren işler sanki muamma! Ki ben inanıyorum hiç biri muamma değil günü geldikçe hepsi cevaplarını bulacaktır.
Elbet! Şehir dedikodularının yaygınlaşması karar vericilerin suskunluğuyla doğru orantılıdır. Yetkililer ne kadar suskunlaşırlarsa, dedikodu o kadar artar. Onun da sırası gelir anlatılır, hiç merak etmeyin. Ben zamanı gelince anlatılacağına inanıyorum.
Amma!!! Bazı dedikodular var ki! İğrenç ötesi iğrenç. İnsan aile yapısını zedeleyecek doğru olmayan çirkef iftiralardır. Yazıktır, günahtır bu iğrençlikler. İnsanların özel hayatına yönelik yapılanlar bir gün sizin için yapılırsa ne olacak? Ve buna imkan tanıyan bundan yararlanmak isteyen herkes de bunun sorumlusu ve suçlusudur.
Bunların hepsi geçen yerel seçimlerde de aynısı yapıldı ve 5 yıl geçti doğru olmadığı ortada. Hala cahilce yapılanlar ne?
Dedikodu yapıcı ise eyvallah, ancak iğrençlik noktasında ise bilmem ama günahı bu dünya da da kötüdür. İnandığımız öbür dünyada da kötüdür. Tek affedilmeyecek günah cinsidir.
Unutmayı emi!!

Bu yazı toplam 1919 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim