• BIST 83.048
  • Altın 146,881
  • Dolar 3,7605
  • Euro 4,0391
  • Kocaeli : -4 °C
  • İstanbul : 5 °C
  • Sakarya : -3 °C

Eğitim-öğrenim döneminde tatilin olumsuz etkileri

Eğitim-öğrenim döneminde tatilin olumsuz etkileri
Uzman sosyolog Hümeyra Unvan, seçim döneminde tatilin olumlu ve olumsuz yönleriyle ilgili bilgi verdi.

İnsanların kişisel tercihleri ile kendileri ya da grupları için seçmiş oldukları kontrollü bir çevre (örneğin okul, bireysel gelişimi sağlayan sosyal bir alan) yaşamsal bir süreçtir. Yaşamsal sürecin eğitimle birleşmiş tekrar eden yapısına öğrenim denir. Öğrenimdeki temel amaç yetenek kazandırmayı ve sosyalleşmeyi sağlayarak sosyal gruba kabul edilmeyi kolaylaştırmaktır. Öğrenmek her daim devam eden, sonu olmayan bir yolculuktur. Okul, öğrenmenin programlı, planlı, sistematik, disiplinli gerçekleştirildiği kurumdur. Her çocuğun okula adapte olma, bağlanma, kopma, alışma süreci vardır. Bu süreçler de öğrenimini, performansını, verimini, adaptasyonunu etkiler. Bu süreçleri etkileyen en etkili faktör: Çocuğun okuldan uzaklaştığı dönemlerdir.

 

ADAPTASYON SÜRESİ

Tatiller vb. Çocuklar okul yaşamına alışmışken, tatil sürecine dahil olarak adaptasyon süreci üst seviyedeyken tekrar oluşturma ihtiyacı hisseder. Okul başladığında tüm bu olgular sil baştan yaşanır. Bu durumda bazı zaman kayıpları meydana gelir. Çocuklar her gün belli saatte yatmaya- kalkmaya bedensel olarak alışmışken, ders çalışma, ödev yapma sorumluluğunu zihinsel olarak kabul etmişken tekrar çelişki yaşar. Okula alışma evresi ailesel, çevresel yaşam şekli,  okul hayatına göre şekillendirilmişken verilen kısa süreli tatilde dahi yaşanan değişkenlik, tatil etkisi ile birlikte tüm bu alışkanlıkları sekteye uğratır ya da geriletir. İnsanoğlu rahatlığa çok çabuk uyum sağlar. Tatil bitimi ile birlikte tekrar programlı yaşama başlayan çocuğumuz en baştan başlıyormuş gibi her seferinde alışma süreci zorluklarına dahil olur. Bu adaptasyon süreci de okul performansını etkileyecektir.  Çoğu ülkeler de tatilin çocukların öğrenim ve gelişim sürecinde olumsuz etkilerine inanıldığı için yaz tatilleri dahi kısa süre planlanmaktadır. Örneğin; İngiltere’de 4 dönem tatil uygulaması yapılmaktadır. Birer hafta olarak planlanan tatillerin amacı eğitim kalitesini bozmadan eğitimin sürekliliğini sağlamaktır .

 

ÇOCUK TATİLE DOYAMAYACAK

Ülkemizin seçim sürecinde 1 Kasım nedeni ile verilen tatil arası göz ardı edilmemesi gereken eğitim arasıdır. Çocuklar tatilin tadını çıkarmaya çalışırken ne yazık ki performans kaybı oluşacaktır. Aileler, çocukları eğitim aktivitelerinden uzaklaştırmamak için tatil planları oluşturmaya çalışacaklardır. Tabi ki farkında olmadan çocuğa baskı kuracaklar ve çatışma doğacaktır. Sayılı gün olan tatil kısa sürede geçecek, çocuk tatile doyamayacak ve okul başladığında çocuk bilinçaltı tatil sürecini uzatmak isteyecek, okula başladığında adaptasyon süreci yaşayacak, istemeyerek okula gidecek, zorunlu hissederek ders dinleyecek veya dinleyemeyecek, bu durum algılamasını, öğrenmesini etkileyecek, adaptasyon sürecini tamamlayana kadar ders çalışmayı reddedecek ve eve geldiğinde tatilmiş gibi davranmak isteyecektir. Her tatil bitiminde bu sürecin etkilerini çocuklarda gözlemlemekteyiz.

 

BAZEN DOZU KAÇIYOR

Maalesef bu konuda bilinçlenmek yerine ebeveynler olarak göz ardı etmeyi tercih ediyoruz. Çocuğu bu süreçte adaptasyon olana kadar ya baskıya uğratıyor, zorluyoruz ya da kaderine yalnız bırakıp umursamıyoruz. Ama bu süreci yönetmeyi, faydalı kullanabilmeyi, zamanı etkin değerlendirebilmeyi öğretmeyi düşünmüyoruz. Tıpkı teknoloji gibi aslında tatil de faydalı değerlendirildiğinde bu olumsuz etkiler en aza indirgenecektir. Malum ülkemizin sistemini değiştiremeyiz. Tatiller muhakkak insan yaşamında gerekli de. Evet bazen dozu kaçıyor olabilir ama sinerjiye de dönüştürülebilir. Bu durumda çocuğa değiştiremeyeceğimiz şeyleri yönetebilmeyi öğretebilmeli, bu durumları olumlu etkiye çevirebilmeyi, faydaya dönüştürebilmeyi öğretmeli, teşvik etmeliyiz. İşte biz aile danışmanlığı merkezleri bu konuda devreye giriyoruz.

 

ÇATIŞMA YÖNTEMİ

Etkili anne-baba, etkili iletişim, çatışma yönetimi vb verdiğimiz eğitimlerimizde, Aile terapilerimiz de, anne babaya bunları öğretmeye çalışıyor, farklı bakış açıları sunuyor, hayatımızda bize, çocuğumuza olumsuz etki veren, zarar veren değiştiremeyeceğimiz olguları kabullenebilme, olumsuzdan perspektiften olumluya çevirebilme, yönetebilme, faydaya dönüştürerek yararlanabilme yetisini kazandırıyoruz. Televizyon, telefon, tablet, bilgisayar oyunları, kitaplar, aktiviteler, internet, tatiller vb. Her şeyin fazlası zarar, azı yetersiz. Biz FSL AİLE DANIŞMANLIĞI VE YAŞAM KOÇLUĞU MERKEZİ; çocuklarımıza, gençlerimize, ebeveynlerimize her şeyi dengeli kullanabilmeyi öğretiyor, doğru kullanılan şeylerin getirdiği faydaları gösteriyoruz. Çocuklarımız çok kıymetli. Onlar bizim geleceğimiz. Biz onlara ne kadar ışık tutarsak, toplum ileride o kadar parlayacaktır. Bunun için de aile kurumu çok değerlidir. İletişim, eğitim, öğrenim, gelişim ailede başlar. İşte biz FSL AİLESİ olarak ‘insan değerlidir’ misyonumuzla birlikte mutlu çocuklar, mutlu bireyler, mutlu aileler, mutlu bir toplum için varız.

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim