• BIST 107.726
  • Altın 152,715
  • Dolar 3,7154
  • Euro 4,3697
  • Kocaeli : 23 °C
  • İstanbul : 16 °C
  • Sakarya : 23 °C

Eğitim Şart!

Nihal Özgirgin

 

Bir milletin gelişmişlik seviyesi o milletin eğitim seviyesi ve kalitesi ile doğru orantılı olarak ilerler. Eğitim kalitesi yüksek olan milletlerin gelişmişlik seviyesinin de yüksek olduğu bilinen bir gerçektir.

Bu gerçekten hareketle tarihimize baktığımızda 18. yüzyıldan itibaren Batı’nın gelişmişlik seviyesini yakalamak adına eğitim sisteminde beşeri ilimlere dayalı okullara önemli bir yer vermeye başlandığı görülür.

1800’lerin sonlarına gelindiğinde ise II. Abdülhamit döneminde kız öğretmen okulları da dahil olmak üzere eğitim şehirlerde yaygınlaştırılmaya başlanmıştır. Nitekim bugün İstanbul’daki bir çok önemli okulun temeli bu dönemde atılmıştır.

Bu faaliyetler aynı zamanda medrese eğitiminin zamanın ihtiyaçlarına cevap veremez hale gelmesiyle ilgili tartışmaların da birer sonucudur. Buna göre medreseleri yenileme imkanı görülmemiş olmalı ki yeni okullar açılarak halk günün ihtiyaçlarına uygun olarak eğitilmeye çalışılmıştır.

Buna mukabil eğitim, bir milletin başka milletlerin egemenliğine girmesini kolaylaştırmak için bir araç olarak da kullanılmaktadır. Mesela Kurtuluş Savaşı sırasında ülkemizde bulunan yabancı okulların ders kapsamında kurtuluş savaşını engellemeye yönelik söylemlere yer verdiği tarihi belgelerde de yer almaktadır.

Osmanlı’dan gelen tecrübenin de etkisiyle olsa gerek, Cumhuriyetin ilk yılları eğitimde ciddi hamlelerin yapıldığı bir dönemdir. Önceki tecrübe itibariyle daha ziyade şehirlerde ve belli bir kesim tarafından alınan eğitim halk evleri ve köy enstitüleri ile tüm yurda yayılarak verilmeye çalışılmıştır.

Bugün bir çok kişi tarafından halk evleri ve köy enstitüleri yeni rejimin propagandasını yapmakla eleştirilse de esasında eğitimde fırsat eşitliği bu sayede başlamıştır. Ve iki yüz yıl önce devletin eğitim politikası olarak uygulamaya çalıştığı “Batı’nın ilim ve fennini entegre etme” çabası bu dönemde yaygın eğitim haline gelmiştir.

Şu da önemli bir gerçektir ki, eğitim politikaları devletlerin siyasi politikaları ile beraber ilerler. Dolayısıyla günübirlik bir eğitim politikası uygulanmaz. En azından uygulanmaması gerekir. Devletlerin siyasi politikaları gibi uzun vadeli politikaların üretilmesi ve uygulanması doğru olandır.

Ne var ki ülkemizde özellikle 1990’lardan itibaren hükümet değiştikçe eğitim sisteminin de değişmesi gibi bir adetin ortaya çıktığını görüyoruz. Bu adetin ne kadar “verimli(!)” olduğunu ise baba ile oğlunun beraber girdikleri üniversite sınavını babanın kazanıp oğlunun kazanamaması ile ilgili gazete haberi açıkça ortaya koyuyor sanırım…

Peki çözüm nedir?

Tek tip adam yetiştirmeyi hedeflediği, rejimin savunuculuğunu yaptığı için eleştirilen köy enstitüleri ve halk evlerini örnek alırcasına liseleri kapatıp İmam-Hatip Liseleri açmak mıdır?

İmam-Hatip Liselerine karşı olmayı bırakın destek veren biri olarak eğitimin kalitesinin eğitimin hemen her kademesinde ne halde olduğunu düşündüğümüzde bu uygulamanın faydası nedir?

Üstelik eğitimde çeşitliliğin bir gereklilik olduğu adeta evrensel bir gerçek olarak kabul edilirken “tek tipe” indirgenen bir eğitim biçiminden nasıl hayır umulur?

Bunu din adına anlamak da zor… Zira dinimiz ilmin her çeşidini Allah’ın ayeti olarak görmekte ve bu nedenle müminin yitik malı olduğunu buyurmaktadır…

Siz bu yitik malın tüm dallarında gelişme göstermeyi hedeflemek zorundasınızdır…

Dolayısıyla mevcut çeşitliliği kaliteli hale getirmek yerine daraltmaya çalışmanın dünyayı anlamakta zorlanacak bireyler yetiştirmekten başka bir işe yaramayacağı açıktır.

Türkiye’nin bu şekilde “yenilenmesi” ise tecrübelerinden ders alamamış her milletin acı akıbetine maruz kalması demektir ki nesillerin heba olmasına sebep olan böylesi bir akıbetin vebalini ödemek mümkün değildir…

 Kısacası “eğitim şart” ama “nasıl”ını doğru tespit etmek kaydıyla…

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazı toplam 2142 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim