• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Kocaeli : 14 °C
  • İstanbul : 9 °C
  • Sakarya : 14 °C

Eğitimde Almanya örneği

M.Tanzer Ünal

Türkiye’nin en fazla ilişkili olduğu ülke, hiç şüphesiz Almanya…
Almanya’da 3 milyondan fazla vatandaşımız yaşıyor.
İkinci ve üçüncü nesil Türkler, eğitimlerini bu ülkede aldılar.
Almanya’da doğdular, orada okudular, orada yaşamlarını sürdürüyorlar.
Bu nedenle, pek çok konuda Almanya’yı örnek gösteririz.
Almanya’da eğitim böyle…
Almanya’da sağlık şöyle…
*******
Son günlerde 4+4+4 eğitim sistemiyle yatıp kalkıyoruz ya…
Bazı yetkililer, eğitim konusunda, özellikle “mesleki eğitim” konusunda Almanya’yı örnek gösteriyorlar.
“Efendim, Almanya’da öğrenciler erken yaşlarda mesleki eğitime yönlendiriliyor. Türkiye’de de aynı şeyi yapmak istiyoruz.”
Bilen bilmeyen konuşuyor…
Gerçek ne?
Bizde uygulanmak istenen ve bir süredir sert tartışmalara neden olan sistemi biliyorsunuz.
Çocuklar, dört yıllık eğitimden sonra, yani 10 bilemediniz 11 yaşında, meslek seçmek zorunda bırakılacak.
Almanya’da durum ne?
Bu ülkenin sistemini yıllar öncesinden biliyordum, değişmiş olabilir diye, bilgilerimi yeniledim.
Yıllardır Almanya’da oturan ve eğitimin içinde bulunan bir Türk arkadaşımın gönderdiği bilgiler şöyle:
“Almanya’da okul yükümlülüğü, Federal Anayasa ile düzenlenmez. Federe devletlerin, “kültürel egemenlikleri” nedeniyle, federe devletlerin anayasalarıyla ve yasalarıyla düzenlenir. Ancak Almanya Anayasası’nın 7.maddesine göre, tüm okullar devletin denetimindedir.
Almanya’da okula gitme yükümlülüğü, “Genel okul yükümlülüğü” ve “Meslek okulu yükümlülüğü” diye ikiye ayrılır.
“Genel okul yükümlülüğü”, tüm çocuklar için 6’ncı yaşın bitiminde başlar, 9 tam yıl sürer. Burada dördüncü sınıfa kadar olan ve “Temel Okul” (Grundschule) olarak adlandırılan bölümden sonra, öğrenciler iki yıl boyunca “Gözleme/Yönlendirme” (Beobachtung/Orientierung Stufe) basamağı denen 5. Ve 6. Sınıflarda ders alırlar. Daha sonra başarı durumlarına göre ilkokul (Hauptschule), ortaokul (Realschule) ve liselerin (Gymnasium) 7’nci sınıflarına başlarlar.
Lise, Türkiye’deki gibi son 3-4 yıl olarak anlaşılmamalıdır. 7-13 veya 9-13 sınıfları içine alır. Son üç yılına lise üst basamağı (Gymnasielle Oberstufe) denir.
Bu üçlü okul sistemi yanında, bir de “Tamokul”(Gesamtschule) denen okul türü vardır. Bu, Türkiye’deki ilköğretim okuluna benzer.”
Yazının bundan sonraki kısmına dikkat edin!
Almanya’da mesleki eğitim ne zaman başlıyormuş, bu sorunun cevabını bulacaksınız.
“Almanya’da “Meslek Okul Yükümlülüğü” ise öğrencilerin en az 9 tam yıllık okulu bitirmelerinden sonra 16 yaşından itibaren başlar.
9 veya 10 tam yıllık okuldan sonra, üst okul basamaklarına gitmeyen öğrenciler, meslek okullarına ya da ikili meslek öğrenimlerine başlarlar ve üç yıl meslek öğrenimi sonuna değin bu okullarda derslere giderler, işyerlerinde uygulama eğitimi alırlar ve meslek okulu yükümlülüğünü 12 yıl sonra bitirirler.”
*******
Arkadaşımın, Alman eğitim sistemi ile ilgili yazdıklarını özetlersek, şu sonuçlar çıkıyor:
1) Almanya’da okul öncesi eğitim var. Çocuklar bu eğitimi yuvalarda ve hazırlık sınıflarında alıyorlar. (Bizde okul öncesi eğitim kaldırılıyor)
2) Çocuklar, okula 6 yaşını bitirince başlıyorlar. Yani 72 ayın sonunda. (Bizde 5 yaşını bitiren okula başlayacak.)
3) Almanya’da eğitim, kesintisiz olarak en az 9 yıl. (Bizde 4 yıl.)
4) Meslek eğitimi, 9 yıllık genel eğitimden sonra başlar. (Bizde 4 yıllık eğitimden sonra başlayacak.)
Gördüğünüz gibi…
Almanya’daki eğitim sistemiyle, bizde getirilmek istenen 4+4+4 sistemi arasında hiçbir benzerlik yok.
Tam aksine her yönden “uçurum” var.
Anlayacağınız…
4+4+4 sisteminin eğitimle hiçbir ilgisi yok.
4+4+4 sistemi, bir siyasi diretme…
Bir sistemle bu kadar oynanmaz ki!
Her önüne gelen, eğitimi mıncıklıyor.
AKP’nin iktidar sürecine bir bakın!
Milli Eğitim Bakanı değişti, sistem değişti.
Hepsi de siyasi hedefli…
Milletin başı döndü.
Gelişmeleri takip edemez oldu.
******
Hükümetlerin ömrü 4 yıldır.
Eğer hükümetler, getirmek istedikleri sistemin kalıcı olmasını istiyorlarsa, toplumda uzlaşma sağlamak zorundalar.
AKP, uzlaşma aramadığına, “dediğim dedik çaldığım düdük” dediğine göre, herhalde iktidara kazık çakmaya niyetli görünüyor.
Hayırlısı olsun bakalım!
Evdeki hesap çarşıya ne zaman uymuş ki?

Bu yazı toplam 897 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim