• BIST 81.712
  • Altın 147,398
  • Dolar 3,8050
  • Euro 4,0356
  • Kocaeli : 0 °C
  • İstanbul : 5 °C
  • Sakarya : 0 °C

Eğitimli insanlar öncelikle adalete değer verir!

Mesut Akbulut

Bugün 24 Kasım…

Öğretmenler Günü…

Türkiye’de her yıl 24 Kasım, Öğretmenler Günü olarak kutlanır. 24 Kasım 1928, Türkiye Cumhuriyeti devletininin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün "Millet Mektepleri’nin Başöğretmenliği"ni kabul ettiği gündür.

Pek çok ülkede 1994’ten beri her yıl 5 Ekim günü UNESCO tavsiyesiyle Öğretmenler Günü olarak kutlanmaktadır. 5 Ekim günü, 1966 yılında Paris’te gerçekleşen “Öğretmenlerin Statüsü Hükümetlerarası Özel Konferansı”’nın sona erip UNESCO temsilcileri ile ILO tarafından “Öğretmenlerin Statüsü Tavsiyesi”’ni oybirliği ile kabul edilişinin yıldönümüdür.

Kendi kültürel ve tarihi özelliklerine, okul tatil günlerine göre çeşitli ülkelerde farklı tarihler Öğretmenler Günü olarak belirlenmiştir. Örneğin 12 Arap ülkesinde (Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Cezayir, Fas, Katar, Libya, Mısır, Suudi Arabistan, Tunus, Umman, Ürdün, Yemen) her yıl 28 Şubat günü, Öğretmenler Günü olarak kutlanmaktadır. Öğretmenler Gününün tatil olup olmadığı da ülkesine göre değişir

***

Bugünkü köşemi eğitimci Ali Kalıpçı’nın yazdığı bir makaleye ayırdım.

“Bugünkü sohbetimiz “Öğretmenler Günü” üzerine…

Bir Kızılderili atasözü diyor ki:

BİLGİ bir tohumdur ve bire yüz verir. Verdiği yüzün her biri bir tohumdur ki;

Sana bilgelik, torunlarına da ilham verir.

Öyleyse sözümüze Nabi’nin dediği gibi:

“Etme ar, oku öğren ehlinden, her şeyin ilmi güzel cehlinden”  diye başlayalım.

Bilgi en büyük güçtür ve çağımız bilgi çağıdır.          

Gücü önce kötülüğü önlemenin birinci koşulu olmasındadır. Sokrates’in dediği gibi: 

(Kimse bile bile kötü değildir, her kötülük, bilgi sanılan bir bilgisizlikten gelir)

Beraberinde yanlışı önlemenin de birinci koşulu olmasındadır. Çünkü: 

(Yanlış anlaşılan bir doğrudan daha tehlikeli bir yalan yoktur.)

Ancak bilgili olmak yetmez, karşındakini de bilgili kılmak gerekir. Çünkü:

(Ne kadar bilirsen bil, karşındakinin anlayabildiği kadarsın.)  Çünkü: 

“Düşmek etrafı görmemektendir.” Etrafı-gerçeği gösteren ışıksa bilgidir,  öğretimdir - eğitimdir.

Ve bilgi balıktan çabuk kokar.  Öyleyse, bilgiyle yaşamaya çalışırken, saklanmasının zor     

olduğu, hemen kullanılması ve yenilenmesi gerektiği değerlendirilmelidir.

***

ÖĞRETMEN, bilgi tohumunu eken çiftçidir. Tohuma da, suya da, toprağa da hayat veren güneştir.

İnsanlık değerlerimizin, ulusal değerlerimizin koruyucusu-taşıyıcısı-öğreticisidir.

İnsanı insan yapan sihiri –aklını– kullanmayı düşünmeyi “eleştirel-bilimsel düşünmeyi” öğretir. İhtiyacı olana balık vermek yerine balık tutmayı öğretir gibi önce ve hep öğrenmeyi öğretir. Düşüne düşüne kendini bulmayı, kendini bilmeyi, kendi olmayı –insan olmayı öğrenmeyi–  öğretir.

İnsan dili kadar düşünür. Çünkü dil düşüncenin aracı değil ana yapı taşıdır. 

İnsandan toplumu üreten özellik varlıklarını anlamak, anlatmak, paylaşmak ve anlaşmak olduğu için dilimiz Türkçemiz, düşüncemizin olduğu kadar Türkiye Cumhuriyetimizin de ana yapı taşlarından birdir.

Temel üretim aracı olan düşünceyi yaratıcı yapıda bir yatırım eylemi olarak kullanan da dildir. Öyleyse Türkçemiz aynı zamanda temel üretim kaynağımızdır. Başöğretmenimiz Atatürk bu nedenle anayasamızda yerini bulan “NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE” demiştir. Irkı, dini, ne olursa olsun düşüncesi, seçimi, düşü Türk olan Türk’tür” demiştir. Öyleyse Vatanımız Türki’yedir-Türkçedir. Ve başka Türkiye yoktur..

Toplumumuzun bir diğer temel taşı özgürlüktür düşünce özgürlüğüdür. İnsanın kendisini olduğu kadar başkasını da düşünmesinin mutlu dengesi olan –mutlu dengesinde olan–özgürlük.. Öğretmen öğretmenliğiyle öğrencilerine bu dengeyi hayatlarına aktarmayı öğretir.

***

ÖĞRENCİ – yetenektir, toprak gibidir. Ne ekersen onu biçersin.  Ekmezsen üzerinde      

ayrık otları biter. Ve öğrenmenin yaşı yoktur.

Büyük küçük tüm öğrencilere eğitim götürenlerin ninnisi:         

"Okusun da büyüsün,  okuyun-okutun da büyüyün” dür.

***

EĞİTİM, öğrendiklerimizi yararlı davranış kalıpları olarak benliğimize yerleştirmektir. Öğretmen özgürlük öğretisi ile öğrencilerinin kendilerini ULUSAL EGEMENLİĞİMİZİN temel taşına dönüştürme yollarını gösterir.

Egemen Türk Ulusu olarak yaşayabilmek için uluslararası yarışta kazanmak, bunun için de hep daha iyi olmak zorundayız. Daha iyi olmanın bir yolu da ömür boyu yükseltilen kalite ve verimliliği de sağlayan eğitimde yaratıcılıktır.

Öğretmenler, yaratıcı çocuklar yetiştiren, geleceğimizin kurtarıcılarıdır. Ve Kutsal görevine öğretmen yeminiyle başlar.

***

PEKİ, SORUN NEDİR:

Pek çok alanda olduğu gibi EĞİTİM-ÖĞRETİM alanında da işsizlik eşitsizlik.

Atanma bekleme yılgınlığından doğan öğretmen intiharları.

Kalkınma planları yerine sadaka pilavları.

Beyin göçleri           

Varlığımızın temelleri eğitim-bilim ordumuzla, üretim ordumuzun - ekonomimizin de   

silahlı kuvvetlerimiz gibi sürekli emperyalizmin hedefinde olması.

***

Terör Terörizm

İhtiyar dünyamız doymak bilmez emperyalistlerce yeni bir çağa sokulmuştur.

Derin devlet şeytanlarının yeraltı okullarında Frankeştaynlar yetiştirdiği bir çağa.

Bilginin-bilimin insanlığa karşı sistematik olarak kullanıldığı bir çağa.

İnsan sevgisinin, evrensel adaletin, hoşgörünün yok edildiği bir çağa.

Engizisyon Mahkemelerinin, Kilisenin çıkarları için “içindeki şeytanı yok edeceğiz” diye o     en kutsal varlığı-insancıkları diri diri ateşlerde yaktığı çağdan çok daha korkunç bir korku çağına, korku imparatorlukları çağına. Anti insanlık -insanlık karşıtlığı- çağına.

Özlemle andığımız romantizmin, hümanizmin, insan sevgisinin-insanlık saygısının yok edildiği bir çağa.  Atom bombasıyla, güngörmüş dünyamızın üstündeki tüm canlıların yok edilmesi gibi insanlık atomunun parçalanarak yok edildiği terörizm çağına…

Atom bombasını hem de iki yerde kullanan bu zihniyet karşısında şimdi tüm insanlığa yeni bir görev düşmektedir.

Bu korku imparatorluklarını –emperyalistleri– insana-insanlığa saygı toplumuna dönüştürüp yok etme görevi.

Başta kendi insanları olmak üzere tüm insanların, aile ve medeniyet kurumlarının bu derin devlet şeytanlarına karşı insanı-insanlığı etkin savunmak için topyekûn savaş görevi.

Tek dişi kalmış canavarlar medeniyetinin, dişlerini otuz ikiye tamamladığı çağın bitirilmesi görevi.

 ***

Öğretmenler gününün,

Yöneteni yönetileni, eğitimlisi-eğitimsizi, varsılı-yoksulu, işçisi-işsizi-işvereniyle tüm ulusumuza bu en büyük ve sürekli saldırılara karşı ulusal birlik silahımızla günde 24 saat yılda 365 gün topyekûn savunma gönüllüsü olduklarını hatırlatacağını umuyorum.

Bu umutla tüm ulusumuzun öğretmenler gününü kutluyorum.

Dilerim öyle olur.

Sözümüzü Âşık Veysel’le bağlayalım.

Eğitimli insanlar öncelikle adalete değer verir”

ataturk-001.jpg

Bu yazı toplam 552 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim