• BIST 96.400
  • Altın 144,302
  • Dolar 3,5616
  • Euro 4,0009
  • Kocaeli : 13 °C
  • İstanbul : 17 °C
  • Sakarya : 13 °C

Ekmek zammına bir de bu noktadan bakın

Mehmet Özmen

Türk halkı olarak maaşlarımız dışında hiçbir şeye yapılan zammı sevmeyiz.

Açıkçası benim de hoşuma gitmez.

Kimi zaman sevmesem de mecburen hak vermek durumunda kaldığım zamlar yok değil. Mesela özellikle havuz sistemi nedeniyle minibüsçü esnafının yaşadığı zorluklara şahit olmuş bir kişiyim. Zaten sorunların ne derecede büyüdüğünü, yaşadığım bölge olan Körfez’de çok sayıda hat sahibinin aracını ve hattını satılığa çıkarmasından anlıyorum…

Fakat hiçbir zamma, geçtiğimiz yılın sonunda Kocaeli’de ekmeğe yapılan zam kadar tepki göstermedim. Bir kere oran aşırı derecede fazla. Yani yüzde 25’lik oran sadece 1.300 lira olan asgari ücrete, una, suya, bilmem neye yapılan zamlarla anlatılamayacak derecede yüksek.

Bunun arkasında kuvvetle muhtemel başka olaylar var.

Bu mesleği yapan kişiler arasında, yani ekmek üreticilerinin kendi aralarında birlik ve beraberliklerinin olmadığını zaten biliyoruz. Tamam, bir Fırıncılar Odası var çatı olarak benimsedikleri.

Allah’ı var, Ali Sarı ve yönetimi de bir şeyler yapmanın gayreti içindeler. Fakat benim kastettiğim mesele başka. Yani fırınların kendi aralarındaki çekişmeleri, rekabetleri, sürekli fiyatların artışına sebep oluyor.

Yani bir bakkal, bir fırından aldığı ekmeği satarak adet başına belli miktarda para kazanırken, başka bir fırın gelip, “Ben sana daha fazlasını veririm” diyerek olayı radikal rekabete taşıyabiliyor.

Ve taşıyor da…

Haliyle bu gibi durumlar çekişmeleri ve alınan komisyonun miktarını belli bir zaman sonra daha da artırıyor. Tabi bunun üzerine bir de un, kepek, elektrik, su, personel giderleri gibi masraflar da eklenince haliyle kendilerini yeni zam yapmaya mecbur bırakıyorlar.

Bu çok hassas bir mevzu.

Kısacası Fırıncılar Odası, bana göre mevzu hakkında biraz olsun devreye girmeli, bu işi yapan meslek erbaplarını bir araya getirerek soruna kimseyi mağdur etmeyecek bir çözüm bulmalı.

Eğer bakkal ve market ya da daha farklı merkezde satış yapacak işletmelerle, aracılarla işler yapılacak ise bu meseleye bir düzen ve standart getirilmeli. Arada komisyonlar söz konusu ise bunlar belli bir noktada sabitlenmeli.

Zira fırıncıların kendi rekabetleri, kullandıkları malzemeler ve personel giderlerine yapılan zam bahaneleri ile millete ceza gibi yansır ise devreye ister istemez yasalar ve kamu kurumları girer.

Kocaeli Valiliği’nin durumdan vazife çıkarması, meseleyi önce Odalar Birliği, ardından yargı noktasına taşıması da bundandır. Valilik, sadece yapması gerekeni yapmış, halkının yanında olmuştur. Zira 250 gramlık bir ekmeğin tüm giderleri ile maliyeti, ne kadar ücretle satılması durumunda kâr elde edileceği bellidir.

Tüm bunlar hesap edildiğinde ekmeğe zam yapılması kararı ancak makul bir oranla kabul edilebilir. Bugünkü şartlar ortaya koymuştur ki, uzun bir süredir geçerli olan yüzde 25’lik zam oranı da, en hafif tabir ile aşırıdır. Bu zammı makul görmek, günde dört tane ekmek tüketen bir ailenin torbasından bir ekmeği almak demektir.

Önce fırıncı dostlarımız kendi aralarındaki rekabeti belli bir standarda bağlasınlar, ondan sonra da makul bir oranda zam talep etsinler. Yoksa asgari ücretin 1.050 lira seviyesinden 1.300 liraya yükselmesi kimseye, “Sizin maaşınız arttı, biz de zam yapalım” deme hakkını vermez…

Bu yazı toplam 735 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim