• BIST 83.067
  • Altın 146,783
  • Dolar 3,7897
  • Euro 4,0443
  • Kocaeli : 3 °C
  • İstanbul : 4 °C
  • Sakarya : 3 °C

Ekonomide plan 'Rakamsal Kurgu', hedef gerçek dışı

Ekonomide plan 'Rakamsal Kurgu', hedef gerçek dışı
Kalkınma Bakanlığı tarafından 2006 yılından bu yana hazırlanan ve üç yıllık dönemler için belli ekonomik gösterge hedeflerini belirleyen “Orta Vadeli Program”ın 2016-2018 dönemi için hazırlanan 11’incisi, 11 Ekim 2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlandı.

Program hakkında değerlendirmelerde bulunan Kadir Has Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Eray Yücel, programda belirlenen ekonomik gösterge hedeflerinin ulaşılabilir hedefler olmadığını söyledi.

 

“İSTEK LİSTESİNDEN ÖTEYE GEÇEMEZ”

2016-2018 dönemi için hazırlanan Orta Vadeli Program’ın bilgi içeriğinin belirleyicisinin, programın hazırlandığı dönem olarak öne çıktığını belirten Yücel, “Türkiye’nin görünüşte olmasa da uygulamada ‘hükümetsiz’ olarak nitelenebileceği bir dönemde ekonominin istikrarlanmasına (stabilizasyonuna) dair ortaya konan rakamsal kurguların istek listesi olmaktan öteye geçmesi zor görünüyor. Konu bu perspektife oturtulduğunda, OVP’de siyasi belirsizliklerin azalmasından neyin anlaşılması gerektiği açıkça ortaya konmalı –ki bu teknik bir plan metninin kapsamının olabildiğince dışında bir tema. Örneklemek gerekirse, yurtiçi talebin büyümeyi beslemesi denildiğinde, 1 Kasım milletvekili genel seçimleri sonrasında hangi iktisadi düsturla ve nasıl hareket etmesi beklenen bir hükümet tasavvuruna planda yer verildiği açıkça ele alınmalı. Ben, söz konusu tasavvurun mevcut çoğunluk partisinin 1 Kasım seçimlerinde tek başına hükümet kurabilecek bir çoğunluk elde edeceğini zımnen işaret ettiğini düşünüyorum” dedi. Yücel, “Türkiye’deki eski devlet planlama kültürünün ne derece yetkin ve oturmuş olduğunu veri aldığımda bu durum ilk etapta kaygılandırıcı değilse bile düşündürücü. Büyümenin orta vadeli görünümü söz konusu olduğunda, emlak sektörü – bankacılık ekseninde biriken tehlikenin nasıl bertaraf edileceğini bir an önce çözümlemek gerekir. Kanımca, bu tehlike analizi etraflıca yapılmış bir risk olmaktan uzak, daha çok çıplak belirsizlik biçiminde” diye konuştu.

 

“YANLIŞ VARSAYIMLARLA DOĞRU ÇÖZÜMLERE ULAŞILMAZ”

Orta Vadeli Program’da gelecek yıl için büyüme rakamı yüzde 4 olarak tahmin edildiğini,  2017 ve 2018 yıllarında ise büyümenin sırasıyla yüzde 4,5 ve yüzde 5 olmasının hedeflendiğini, söz konusu dönemde büyümenin yükseltilirken, enflasyon ve cari açığın düşürülmesinin öngörüldüğünü hatırlatan Doç. Dr. Yücel, “Bu çerçevede, büyüme rakamları bir tarafta dursun, programda Türkiye ekonomisi için sunulan hiçbir rakam yeterince gerçekçi olamıyor. Yanlış varsayımlardan yola çıkarak doğru çözümlere ulaşmak eğilimi en nazik tabiriyle naif bir duruşu işaret eder. Örnek olarak, büyüme hızı artarken cari açığın sınırlanması ele alınabilir. Türkiye ekonomisinin hâlihazırdaki transformasyon mekanizması, büyümenin dikkate değer ölçüde ithal girdi ile beslendiği bir mekanizmadır. Buna göre, OVP’nin yine zımni olarak büyümeyi cari işlemler dengesindeki iyileşmeye bağladığı anlaşılıyor” dedi.

 

“BÜYÜME HIZININ 4.0’DA KALACAĞI İFADESİ İNANDIRICI OLUR”

Yücel, “Kuvvetle muhtemeldir ki, döviz kurundaki dikkate değer aşınmanın Türkiye’nin ihracat performansını iyileştireceği beklentisi de aynı kurgunun arka planında. Programın başlangıcında sıralanan dış dünya risklerine öngörü sürecinde yeterince yer verilememiş olması gibi bir açmaz söz konusu olabilir. Bir siyasi geçiş döneminde hazırlanan tablolarda, iyimserliğin korunduğu bir teknik projeksiyonu esas alarak büyüme hızının plan ufku boyunca yüzde 4.0 değerinde kalacağını söylemek daha inandırıcı olurdu. Kısaca, makroekonomik istikrarı tekil ve ayrık problemlerin çözümlerinin derlemesi gibi ele almak yerine, bir sorunsal olarak ele almakta fayda var” ifadelerini kullandı.

 

“AYAKLARI YERE BASAN MİKRO REFORMLARA İHTİYAÇ VAR”

Gelecek 3 yıl için enflasyon ve istihdam beklentilerinin de yer aldığı program kapsamında 2016 yılında yıllık enflasyon oranının yüzde 6,5'e gerilemesinin, dönem sonunda da yüzde 5 olarak gerçekleşmesinin öngörüldüğüne dikkat çeken Doç. Dr. Yücel, “Enflasyonla mücadele dendiğinde, Türkiye’nin 2001 krizi sonrasında aldığı yola kısaca göz atmakta fayda var. Bu dönemin kabaca ilk yarısında hızlı ve kalıcı dezenflasyon sağlanıyor. Bunun devamında ise TÜFE artış hızının yıllık yüzde 7.5-8.5 aralığına hapsolduğu bir düşük-ama-yapışkan enflasyon dönemi geliyor. Yapışkanlığın kaynağı olarak, para otoritesinin etki alanı dışında kalan beklenmedik gıda fiyat artışları ve gelirler politikası çerçevesinde yönetilen-yönlendirilen fiyatların seyri görülebilir. Gıda fiyatları özelinde piyasaların toplumsal en iyiyi sunacak esneklikten uzak kaldığı, yönetilen-yönlendirilen fiyatlar özelinde ise siyasi otoritenin belli sektörlerde fiyat yapıcı haline geldiği söylenebilir. Kanımca bu iki gözlem ayakları yere basan mikro reformlara olan ihtiyacın altını çiziyor. Kurumlar arası işbirliğinin yetkinleştirilmesindeki fayda göz ardı edilmemeli. Para politikası dikkate alındığında işbirliğinin ana hatlarını belirleyen en önemli unsur para otoritesinin özerkliği –ki enflasyonla mücadele ve/veya finansal istikrar söz konusu ise Merkez Bankası’nın siyasi polemiklerle sekteye uğratılmaması yeterli görülebilir. Mevcut kurgu veri alındığında, enflasyonun orta vadede yüzde 5 hedefine yakınsaması ancak iyimser bir bakış açısıyla muhtemel” dedi.

 

“FED FAİZLERİ SINIRLI VE AŞAMALI ŞEKİLDE ARTIRACAK”

Kadir Has Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Fakültesi Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Mustafa Eray Yücel, ayrıca ABD ve bazı AB ülkelerinin öncülüğünü yaptığı nispi bir canlanma sürecinin gözlendiğine işaret edilen OVP'de, ABD ekonomisindeki canlanmayla birlikte Amerikan Merkez Bankası’nın (FED)  2015 yılının son çeyreğinden itibaren başlamak üzere aşamalı olarak sınırlı da olsa faiz artırımına gitmesinin beklendiğini hatırlatarak, “Halihazırda pek çok projeksiyon/tahmin çalışmasında FED’in sınırlı ve aşamalı faiz artırımı veri alınıyor. ABD makroekonomik verileri ışığında bu yaklaşımı yerinde buluyorum” şeklinde konuştu.

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Merkez beklenti anketini açıkladı19 Ocak 2017 Perşembe 14:38
  • Merkez Bankası rezervleri azaldı19 Ocak 2017 Perşembe 14:02
  • Yellen'dan güçlü dolar vurgusu19 Ocak 2017 Perşembe 12:52
  • Şimşek, Davos'ta açıklamalarda bulundu...19 Ocak 2017 Perşembe 12:44
  • Çeyrek altın 241 lira oldu19 Ocak 2017 Perşembe 12:35
  • Borçluya af, emekli memura ikramiye getiren yasa...19 Ocak 2017 Perşembe 10:01
  • Otogaza gece yarısında zam!19 Ocak 2017 Perşembe 08:53
  • Dolarda son durum!19 Ocak 2017 Perşembe 08:48
  • Türkiye Petrolleri özelleştirildi!19 Ocak 2017 Perşembe 08:45
  • Ekonomist Ramazan Kurtoğlu: Yatırımda en güvenli liman "altın"19 Ocak 2017 Perşembe 08:39
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim