• BIST 106.711
  • Altın 143,514
  • Dolar 3,5567
  • Euro 4,1387
  • Kocaeli : 15 °C
  • İstanbul : 26 °C
  • Sakarya : 15 °C

Eleştirinin adabı

Banu Gürer

Atalarımız ne güzel demiş:

"Dil ola kestire başı, dil ola bitire savaşı."

Hele günümüz Türkiye’si için bu söz ayrı bir önem kazanıyor.

Zira en basit meselelerde dahi birbirimizle konuşma biçimimiz son derece kaba bir üslup taşımaya başladı.

Küfretmek adeta "vakay-ı adiyeden" kabul edilmeye başlandı.

Hal böyle olunca insanlar birbirine hakaret etmeyi de sanki marifet saymaya başlıyor...

Hatta kimi zaman hakaret ettiğinin farkında olmadan da konuşabiliyor...

Üstelik bunu "iltifat" zannederek!...

İşin asıl acı tarafı bunu yapanların birçoğunun topluma örnek olması gerekenler arasından çıkması...

Halbuki eleştirmek aslında bir marifettir...

Yani marifet olarak yapılabilir...

Bu marifeti bir nezaket çerçevesinde yapmaktır esas olan...

Böyle yapıldığında eleştirmek de bir sanata dönüşür...

Tıpkı edebiyatımızda önemli bir yere sahip olan "hiciv sanatı" gibi.

Ne güzel örnekler vardır bu sanata dair...

Söyleyen yine eleştirir.

Ancak bunu yaparken konuyu şahsileştirmek yerine meseleyi prensipte tartışmak esas alınır...

İşte bu başarıldığında kişisel tartışmalar yapmak yerine mesele tartışmaya başlanabilir...

Üslup problemi de azalabilir...

Dolayısıyla birbirimizin şahsiyetini zedelemekten uzak durma imkanı da buluruz...

Birbirimizle savaşmak yerine bizi birbirimize düşüren meselelerle savaşmak da böyle mümkün olmaz mı?

Nitekim Allah-ü Teâlâ "Allah'tan başkasına tapanlara (ve putlarına) sövmeyin; sonra onlar da bilgisizce, düşmanca Allah'a söverler..." (En'am, 108) buyururken bu hususa işaret etmiyor mu?

Zira bir başkasının kutsalına hakaret ederek elde edeceğiniz tek şey yine hakarettir...

Böyle bir ortamda ise ne eleştirel bakış ne de hakikat tartışması söz konusu olabilir...

Sadece kavgaya yer kalır...

Ki bugünkü manzara da bunu ortaya koymuyor mu?

Peki, bu ilkeyi "inançları" gereği kabul edip uygulaması gerekenler bunun aksini yapıyorsa ne demeli?

Sanırım kısaca "din eğitiminden ne anladığımız tekrar düşünülmeli" demeli...

Bu yazı toplam 1057 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim