• BIST 106.474
  • Altın 151,840
  • Dolar 3,6440
  • Euro 4,3033
  • Kocaeli : 6 °C
  • İstanbul : 15 °C
  • Sakarya : 7 °C

En iyisi, Türk Silahlı Kuvvetleri’ni lağvetmek!

M.Tanzer Ünal

Okurlarımın gözünden kaçmıyor…

Gündemdeki bir konuyla ilgili yazımı göremeyenler, hemen ertesi gün hesap sormaya başlıyorlar.

Ne oldu, neden falanca konuyu es geçtiniz?

Birkaç gündür yerel siyasetten “türbe kaçırmak” konusuna sıra gelmemişti.

Onlarca “e-posta” aldım.

İşte yazıyorum…

***

Önce şunu belirteyim…

Başarısızlığı “başarı”, hırsızlığı “darbe” olarak göstermek, böylesine zor bir konuda “algı yönetmek”, öyle her babayiğidin harcı değil.

Algı yönetimi konusunda şimdiye kadar nasıl başarılı oldularsa, “türbe kaçırmak” konusunda da haklarını teslim edelim yine istediklerini elde ettiler.

Üstüne üstlük, “türbe” gibi dini yönden hassas olan bir konuda, seçim öncesi “artı” bile yazdılar.

“Süleyman Şah Türbesi’ne sahip çıkan iktidar” imajını süreli işlediler.

“Diriler” den çok, “ölüler” üzerinde durdular…

***

Yazımın bu noktasında sizlere sormak istiyorum…

Türbe “taşındı” mı, yoksa “kaçırıldı” mı?

Yapılan işleme “taşındı” demek mümkün mü?

Değil…

Türbe “kaçırıldı”!

Bir gece yarısı operasyonuyla bulunduğu yerden alındı, Türkiye’ye getirildi.

Neden kaçırıldı?

Çünkü IŞİD’in tehdidi vardı.

Tehdit olmasa, türbe bulunduğu yerden neden kaldırılsın ki?

Bu ne anlama geliyor?

Türkiye, IŞİD’in tehdidine boyun eğdi.

Eeee, nerede o esip gürlemeler?

*”Türkiye’ye uzanan eller kırılır.”

*”Kimse Türkiye’nin gücünü test etmeye kalkışmasın!”

*”Ecdat yadigârı Süleyman Şah Türbesi’ne saldıran pişman olur!”

*”Suriye sınırı içindeki Süleyman Şah Türbesi orada kalacaktır. Orası Türk toprağıdır.”

*”IŞİD ya da başka bir güç oraya elini bile sürmeye kalkışmasın, o el kırılır!”

*”Süleyman Şah Türbesi kırmızı çizgimizdir. Oraya saldıranın bedeli misliyle ödetilir.”

Yukarıdaki sözler, bu ülkeyi yönetenlere ait.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başbakan Davutoğlu ve Milli Savunma Bakanı Yılmaz’ın ağzından çıkan sözler…

İyi de, ne oldu şimdi bu sözlere?

Hani, “Türkiye’nin gücünü kimse test etmeye kalkmayacak” tı!

Hani, “Süleyman Şah Türbesi orada kalacaktı, orası Türk toprağı” idi!

Hani, “Ecdat yadigârı Süleyman Şah Türbesi’ne saldıran pişman olur”du!

Sonuç?

Türkiye; 1921 Ankara Antlaşması’nın 9’uncu ve Lozan Antlaşması’nın 3’üncü maddesine göre “Türk toprağı” sayılan Suriye’deki Karakozak’tan bir gece yarısı pılısını pırtısını toplayarak kaçtı.

Uluslararası anlaşmalarla resmen devletimize ait olan toprağı, IŞİD terör örgütüne terk etti.

Geri çekildi…

Vatan toprakları terk edilerek türbenin Türkiye’ye kaçırılmasından sonra, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz’ın söylediği sözler inanılmaz!

“Bu operasyonla milletimizin onuru korunmuştur…”

İktidarın “onur” anlayışını görüyorsunuz değil mi?

Suriye’den türbe kaçırmak, “milletin onurunu korumak” oldu!

Allah’ım ne günlere ve kimlere kaldık!

***

Efendim, her şey normalleşince eski toprağımıza geri dönecekmişiz…

Geçmiş olsun!

Sen toprağını elinle başkasına teslim edersen, gün gelip o toprağı geri almayı hiç bekleme!

Sonra, Türk Silahlı Kuvvetleri “vatan topraklarını korumak” için vardır.

“Koruyamıyorum” diyerek, üstündeki türbeyi de alıp geri çekilmek için değil!

O zaman şöyle mantık yürütelim!

Aman IŞİD tehdit ediyor, Suriye’deki Karakozak’tan çekilelim!

Aman Güneydoğu’da PKK terörünün baskısı var, hükümet “barış süreci” yürütüyor, HDP de “Türkiye silahı bıraksın” diyor, oradan da çekilelim!

İşin sonu bu mu?

Geçenlerde yazdım, Ege’deki 16 ada ve bir kayalık sessiz sedasız Yunanistan’a verildi, askeriyenin yine sesi çıkmadı.    

Eeee, ne olacak böyle?

“Vatan topraklarını korumak görevi” de üstünden alındıysa, bence Türk Silahlı Kuvvetleri’ni lağvedelim gitsin!

 

Turan Dumlu’nun listede şansı olur mu?

turan-002.jpg

Önceki gün Turan Dumlu ziyaretime geldi.

30 yılı aşkın süredir tanışırız, karşılıklı saygı ve sevgimiz eksik değildir.

 Kendisini hep “siyasetin bahtsızları” arasında sayarım.

Hak ettiği halde siyasette sonuç alamayanlardan biri…

O seçim bu seçim derken, her birinde bir aksilik çıkıyor.

2011’de milletvekilliğini tam yakalıyordu, kendi ifadesiyle Hurşit Güneş’in son anda müdahalesiyle sırası kaydırıldı.

2014 yerel seçimleri…

Turan Bey, Gölcük belediye başkan adayı…

 CHP, Gölcük’te oy rekoru kırdı, oy oranını yüzde 41’e yükseltti.

Ama yine sonuç yok.

Turan Dumlu, bu defa da seçimi kıl payı kaybetti.

***

Turan Bey, 7 Haziran seçimlerinde yine milletvekili aday adayı…

Kendi ifadesine göre, son kez!

Seçildi seçildi, seçilemezse noktayı koyacak ve önümüzdeki seçimlerde hiçbir yere aday olmayacak.

Benim dileğim, Turan Dumlu’nun bu kez seçilebilecek bir sırada yer bulması.

Düzgün bir insan…

İşi gücü yerinde…

Körfez’in “karşı yakası” nın, yani Başiskele, Gölcük ve Karamürsel bölgesinin CHP’deki tek aday adayı!

Her partiden seveni var.

Belediye seçimlerinde yüzde 41 oranında oy alması, bunun en iyi kanıtı.

Eğer seçilebilecek bir sırada aday gösterilirse, Turan Dumlu’nun iddialı bir hedefi var:

“CHP’nin Gölcük’teki oy oranını yüzde 51’e çıkaracağım” diyor.

CHP Genel Merkezi’nin vereceği karar, inşallah kendisi için hayırlı olur!

Bu yazı toplam 1145 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim