• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Kocaeli : 1 °C
  • İstanbul : 5 °C
  • Sakarya : 1 °C

Engel tanımayan balet, destek istiyor

Engel tanımayan balet, destek istiyor

Yaklaşık dört buçuk yıl önce manşetler arasında sıkışıp kalmış ve bir daha ilimizde adı anılmamış bir hayat onunki. Şimdi 31 yaşında olan Memet Sefa Öztürk , Genç baletin dramı başlığıyla defalarca gazetelere haber oldu. Haberlerde, 3 Temmuz 2006 tarihinde İstanbul Devlet Konservatuarı Bale Bölümü’nden mezun olduğu gece, virajı alamayarak kaza geçirmesi, belden aşağısının felçli kalması ve şimdi hayata tutunma çabası işleniyordu.

MÜCADELE ETMEK ZORUNDA KALDI
Memet Sefa’nın sadece 26 yaşında başına gelen dramla nasıl başa çıktığı, hangi gelgitleri yaşadığı ve iç dünyasında eski, dansa tutkun kişiyle nasıl bir savaşım içinde olduğu insanlar için pek önemli değildi. Memet Sefa, bu dönemde sadece felçle değil, daha komadan çıkmayı beklerken babası, kısa bir süre sonra da sevgilisinin onu terk etmesi ve vefasız arkadaşlarının yarattığı hayal kırıklığıyla da mücadele etmek zorunda kaldı.

ANNEYE SORU “KİMSİN SEN?”
Kendi anlatımıyla adeta bir rüya görüyordu. Bir anda etrafı kararmış ve her şeyi dışarıdan izlemeye başlamıştı. Her rüyada olduğu gibi, olan biten her şey onun dışında gelişiyor, sadece çevresindeki hareketliliği hissedebiliyordu. Büyük bir karanlık ve 13 gün sonra gözünü açtığında bir hastane odasındaydı. Yanı başında bekleyen kadına, Kimsin sen? Sen git annem gelecek benim diyordu. Ama zaten o annesiydi ve onu tanımıyordu.

“ÖLÜMDEN DÖNDÜN SEN”
Doktorlar, kazadan dolayı ezilen belkemiğinde omurilik sıvısı azaldığından beyinde kopmalar yaşayacağını ama bir süre sonra bunun düzeleceğini söylüyordu. Bir motosiklet kazası geçirdiğini, hastanede yattığını ve bir daha yürüyemeyeceğini söylediklerinde onları dinlemiyor, Saçmalamayın şu anda Avusturya’da bir kafede kahve içiyoruz ve birazdan provam var, ona gitmem lazım diyerek belindeki çivilere rağmen yatakta doğrulmaya çalışıyordu. Birkaç gün sonra, annesine Anne, vücudumda bir tuhaflık var. Bacaklarımı hissetmiyorum dediğinde annesi sert çıkıştı Hissetmeyeceksin tabii. Hareket edemeyeceksin, ölümden döndün sen.

“BEN KAZA YAPMADIM”
Memet Sefa, yaşadıklarına inanamıyor, itiraz ediyordu: Olur mu anne, ben kaza yapmadım. Hastaneye kendi arabamla geldim. Park ettim ve merdivenleri ikişer ikişer çıkarak bu odaya girdim. Böyle olduğuna öyle inanıyordu ki, odasında kimsenin bulunmadığı bir gün, provaya yetişmesi gerektiğini düşündüğü için yataktan kalkmaya çalışıyor ve düşerek belindeki vidalardan birini kırıyordu. Bu gelgit şuursuzluğu ona ikinci bir ameliyata mal oldu.

HİÇBİR ŞEY HATIRLAMIYORDU
Şuuru yavaş yavaş yerine geldiğinde, kaza anına dair hiçbir şey hatırlamıyordu. Tek hatırladığı, mezuniyet gecesinin sonunda, belki başka yere gideriz diye düşündüğünden, gecenin yapıldığı yerden sadece üç kilometre mesafedeki evine para almak için yola çıkmasıydı. Hafızasında başka hiçbir görüntü yoktu. Ne süratle gittiği, yoldaki arabalar, ne alamadığı keskin viraj, ne ambulans, ne polisler, ne doktorlar.

BABASI ONU TERK ETTİ
Çok değil sadece birkaç ay sonra tek tük arayanlardan başka kimse yoktu etrafında. Hayattaki bütün doğru ve yanlışları tersyüz olmuştu. Hayatında son noktaya kadar sürecek tek desteğin sadece ailesi olduğunu düşünürken, o cepheden de kötü bir sürpriz geldi: Babası, Bu durumu kaldıramayacağım deyip karısını ve çocuklarını, Memet Sefa henüz hastanedeyken terk etti. İki ay sonra da başka bir kadınla evlendiği haberi geldi. Memet Sefa, İkinci kadının varlığını kaza yaptığım gün öğrenmiştim ve kafam biraz da buna bozuktu diyordu. Aynı baba, aylar sonra evde kalan iki kutu boyasını almak için sadece kapıdan uğrayacak ve Memet Sefa’nın kol kuvvetiyle çıkabildiği dördüncü kattaki asansörsüz dairenin satılıp yerine düzayak bir daire alınmasına karşı çıkacaktı!

NASIL YAPTIN BU VÜCUDU?
Memet Sefa’yı bekleyen bir başka sürpriz de, dört yıl birlikte yaşadığı kız arkadaşının, kazadan birkaç ay sonra onu terk etmesiydi. Konuyu, Kazadan önce onun için vazgeçilmezdim. Çocuklarımı doğurmak istiyordu ama kaza sonrasında acabalarda kalınca, benim de onunla bir ilişki yürütmem mümkün değildi. Aşkının sahici olduğuna inanıyordum şeklinde yorumluyor. Yolda onu görenlerin, Vah vah Allah yardımcın olsun evladım, çok da gençmişsin demeleri hala kaldırabildiği sözler değil. Bunu yapanlara had bildiren keskin bir cümle kuruyor: Hep, ne güzel kasların var, vücudun süper, nasıl yaptın bu vücudu diye gıpta ederlerdi. Bana acınması hiç tanımadığım bir duyguydu. Şimdi sadece bir tek ben kendime acıyabilirim. Kimsenin böyle bir özgürlüğü yok, bir tek ben bu özgürlüğe sahibim.

AYŞE ARMAN YAZDI
Memet Sefa’nın kısa öyküsü böyle. Birkaç hafta öncesine kadar iş arayan, umudunu yitirmemek için çabalayan biriydi o. Hürriyet Gazetesi köşe yazarı Ayşe Arman, Memet Sefa hakkında bir yazı kaleme aldı ve çok geçmeden sadece bir iki gün sonra bir başka yazı daha yazdı. Arman, Memet Sefa’nın hayatındaki değişiklikleri anlattı. İşte Arman’ın yazısından Memet Sefa ile ilgili olan bölüm
“Memet Sefa Öztürk'ün omuriliğine pil takılıyormuş.
Ağrıları hat safhaya ulaştığı için ve artık morfin türü ilaçlarla ağrısını dindirmekten yıldığı ve bıktığı için, doktorlar ona böyle bir yol önermiş, Ankara İbni Sina Hastanesi'nde 4 saatlik bir ameliyata girmiş.

Aynı gün başka bir şey daha oldu.
Müjdeli bir şey.
Ulaştırma Bakanlığı'ndan aradılar.
Danışman Nükhet Aşkın, “Memet Sefa'ya kabul ederse iş vermek istiyoruz!” dedi. Bakanlığın, “Ben de Varım” diye projesi varmış. Kaza ve hastalık nedeniyle yaşamlarını tekerlekli sandalyede sürdürmek zorunda kalanlar, Türk Telekom'un bilinmeyen numaralar servisinde çalışabiliyorlarmış. Evlerine bir sistem kuruluyormuş, böylelikle engelliler de iş sahibi olabiliyorlarmış.
“Eğer İstanbul'da hayatını sürdürebilirse, ona böyle iş teklif ediyoruz! Asgari ücret alacak, ama sigortalı olacak. Dansla ilgili ne yapmak istiyorsa yapsın ama ayrıca bunu da yapabilir...”
30 kişiyle başlamışlar şimdi 220 kişilik bir aile olmuşlar.
“Tamam müthiş haber bu” dedim, “İleteceğim kendisine...”

Ve sonra Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Rengin Gökmen aradı.
Ne kadar hoşuma gitti anlatamam.
Buradan, ona da binlerce teşekkürler.
O da bir müjde verdi.
Memet'e iş bulduklarını müjdeledi.
Meğer ilgisiz kalınmamış, bugüne kadar Devlet Opera ve Balesi'nde ona bir iş verebilmek için yol aranmış. Memet'i belli sınavlara sokmuşlar, bir tanesi repetetörlük, diğeri motatörlük (koreografinin kağıda dökülmesi), diğeri kondüvitlik...
Ama tabii Memet'in alanı olmadığı için bu sınavlarda başarılı olamamış.
Şimdi ise...
Sıkı durun...
İstanbul Modern Dans Topluluğu'nun sahne gerisinde bir iş vereceklermiş.
Rengin Gökmen'in boynuna atlamak istedim...
Telefonun kordonlarından geçerek...
Memet, MDT'nin sahne amiri olacak.
“10-15 gün içinde gerçekleşir” dedi Rengin Gökmen.
Israrla sordum, okurlara bunu müjdeleyebilir miyim?
“Tabii” dedi.
Beyhan Murphy ve Mehmet Balkan çeşitli eserlerde ondan yararlanmak istiyormuş.
İnşallah olur...
Bekleyip, görelim...
Ama sanki Memet Sefa için tekrar güneş açıyor..”

BU DEĞERE SAHİP ÇIKMALIYIZ
İlimizin yetiştirdiği önemli isimlerden biri olan ve hayata tutunmak için çabalayan Memet Sefa Öztürk için güneş doğmak üzere. Memet Sefa’ya ilimizden en büyük desteği Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Nejat Birecik veriyor. Ancak Birecik’in destekleri bir yerde tıkanıyor. Belediyelerin, milletvekillerinin, valinin de Mehmet Sefa için devreye girmeleri gerekiyor. Kentimizin değeri Memet Sefa için artık herkes harekete geçmeli. Bütün kent hayata tutunmak ve yeniden güneşini doğurmak için çabalayan Memet Sefa’ya destek olmalı.

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim