• BIST 83.067
  • Altın 146,627
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Kocaeli : 2 °C
  • İstanbul : 5 °C
  • Sakarya : 2 °C

Erbakan Hoca’ya 24 yıl önce kulak verilmiş olsaydı…

M.Tanzer Ünal

Sevgili okurlarım, yıl 1992…

Ülkemizde 49.Hükümet işbaşında.

Başbakanlık koltuğunda, DYP Genel Başkanı Süleyman Demirel oturuyor.

Altı defa giden Süleyman Bey’in yedinci gelişi…

Turgut Özal ise cumhurbaşkanı…

 Refah Partisi Genel Başkanı Necmettin Erbakan, takvimler 23 Eylül’ü gösterdiğinde, TBMM kürsüsünden milletvekillerine sesleniyor.

Tarihi bir konuşma!

Sanki bugünleri anlatıyor.

*”Bölgemiz dış güçlerce kuşatıldı” diyor…

*”Ülkemiz iç savaşa sürüklenmek isteniyor” diyor…

*”Özerklik-federasyon çözüm olamaz, ölüme ve bölünmeye yol açar” diyor…

*”Asıl amaçları Müslümanları birbirine kırdırmak” diyor…

*”Suriye, Irak, Türkiye bölgesi Vietnam’a döndürülecek” diyor…

*”PKK’yı yöneten güç, Amerika’dır” diyor…

 

İşte Erbakan Hoca’nın 24 yıl önceki konuşmasından bazı bölümler

“Muhterem milletvekilleri, hepinizin gördüğü gibi terör son aylarda etrafı sarmıştır. Her yer kan, dehşet ve gözyaşına boğulmuştur. İki yaşında masum çocuklar katlediliyor. 18-20 yaşında gençler hayatını kaybedip hazin törenlerle toprağa veriliyor. Ülkede can, mal, ırz emniyeti kalmamış. Bir taraftan askerlerimiz, polislerimiz şehit ediliyor… Karakollarımız basılıyor… Hâkimlerimiz, savcılarımız kaçırılıp öldürülüyor. Valilerimizin kaçırılmasına tevessül ediliyor, yollar kesiliyor, uçaklar kurşunlanıyor. Trenler yakılıyor, vapurlar yakılıyor…

Ülkenin haline bir bakınız. Her taraf kan ve gözyaşı… Bütün bu facialar yaşanırken asıl en önemli husus eğer gereken ciddi tedbirler alınmazsa-maazallah-ülkemiz bir bölünme tehlikesine doğru zorla götürülmek isteniyor. Çünkü dış güçler bir yandan Güneydoğu’daki vatandaşlarımıza çeşitli ajanlar halinde tahrikler yaptıkları gibi öbür taraftan da diğer bölgelere gelen genç askerlerimizin cenazeleri esnasında yaptıkları provokasyonla ülkemizi bir iç harbe sürüklemek istiyor.

Diplomatlar ve ABD’li subaylar Şırnak’ta ne yapıyor? Neden bu olaylardan önce bütün batılı ülkelerin elçileri, konsolosları vızır vızır mekik dokudular bu Şırnak’ta?”

 

Terör bütün yurdu sardı…

“Bütün bunlar gösteriyor ki, terör sadece Güneydoğu’da değil, büyük şehirler başta olmak üzere yurdu bir yangın halinde sarmıştır. Türkiye’de şu anda can ve mal güvenliği kalmamıştır. Türkiye’nin baş meselesidir, herkes tedirgindir. Sayın Demirel bile kırmızı alarm altındadır. İşte gazete burada… Bak helikopterle havaalanından evine gidiyor. Bu hale getirdiler Türkiye’yi. Sadece karakollar, askeri hedefler değil, valiler, parti üyeleri, belediye başkanları hedef haline gelmiş. İşte önümüzdeki acı gerçek budur. Bütün bunlar karşısında ise hiçbir şey yapılmıyor. Sadece laf, laf, laf… Şimdi bundan dolayıdır ki, mesele son derece ciddidir ve yüce meclisin meseleye mutlaka el koyması mecburiyeti vardır.”

 

Gavurdan dost, domuzdan post olmaz

“Şimdi diğer bir gerçeği de kısaca belirtmek mecburiyetindeyim. Bilhassa Kürt kökeninden gelen bütün yeryüzündeki Müslüman kardeşlerimize kardeşane bir şekilde seslenmek için şu açıklamayı yapıyorum. Bilsinler ki, gavurdan dost, domuzdan post olmaz. Ondan dolayı bu dış güçler, sakın ha, kendilerine yardım ediyor zannetmesin. Bunların sloganı ‘Kürt ölsün, Ermenistan kurulsun’dur. Bugün bütün bunları yapmaları Müslümanları birbirlerine öldürtmek içindir büyük Ermenistan’ı, büyük İsrail’i kurmak içindir. Onlar alet ediyor sonra Ermenistan’a bağlayacak, öğütecek ve İsrail’e teslim edecek. Bu yeni bir şey değil. Osmanlı’yı parçalayan dış güçler gittiler Amerika’da, Fransa’da lobi oldular. Onlar Osmanlı’yı parçaladıkları gibi şimdi Türkiye’yi de parçalamak, bütün Müslümanları birbirine kırdırmak, İslam alemini ortadan kaldırmak için planlı programlı bir şekilde çalışıyorlar.”

 

Bağımsız Kürt devleti hiçbir zaman Kürt kökenli kardeşlerimize saadet getirmez

“Bunlar şimdi kendi planlarını yürütmek için bir yandan PKK’yı destekliyorlar, ama sonradan Kuzey Irak’takileri destekliyor. Hep kendi planlarının gereğini yerine getiriyor. Onun için gerek PKK gerek Kuzey Irak’takiler zaman zaman Batılılar bizi sattı diyor. Hayır, bu kendi planlarını yürütmek için o an ne lazımsa onu yapmalarının bir gereğidir. Ondan dolayıdır ki, bak bunlar Wilson prensibi dediler, sırf Osmanlı’yı parçalamak için, ama sıra Kürt kökenlilere bağımsız bir devlet kurmaya geldiğinde 1917’de ‘Hayır siz bu rüşte sahip değilsiniz, İngiliz kontrolü altında kalacaksınız’ dediler. İşte gavurun yapacağı iş budur.

Ondan dolayı elbette hiçbir inançlı kardeşim bunların kendileri için çalıştığını kabul edemez. Bu birrr… İkincisi, bağımsız bir Kürt devleti hiçbir zaman Kürt kökenli kardeşlerimize saadet getirmez. Bu her bakımdan açıktır. Çünkü Türkiye’de Güneydoğu Anadolu’muzda yaşayan Kürt kökenlilerden belki de çok daha büyük bir kısmı yurdumuzun her tarafına dağılmıştır, çok tabii olarak. Çünkü hepsi bu vatanın bir evladıdır. Onun için bir bölgede böyle bir devlet kurulmaya kalkılırsa, öbür bölgedekiler ne olacak? O bölgedeki insanlar bilakis reaksiyona maruz kalacaklar.”     

 

Federasyon ve özerklik de çözüm değildir

“Öbür taraftan federasyon, özerklik bunlar da çözüm değildir, aynı mahzurlar bunun için de vardır. Böyle bir bölgede bölgesel yönetim yaparsanız, öbür bölgedekiler ne olacak? Bunlar sadece istenmeyen muamelelere maruz kalmalarına sebep olabilir. Bu sebepten dolayıdır ki, bunların hiç biri çözüm değildir.

Aynı şekilde kültürel ve sosyal hakların verilmesi de çözüm değildir. Evet bunlar verilmeli, ama bunlar verildiği zaman iş bitecek zannedilmesin. Kürt kimliğinin kabul edileceği, Kürtçe yayın yasağının kaldırılacağı, Kürt enstitülerinin kurulacağı… Bunlar söylenmiş olsa ve bunlar gerçekleştirilse, bu mesele biter mi? Hayır… Neden? Bölgede işsizlik korkunç boyutlara ulaşmıştır, eğitim ve sağlık hizmetleri tıkanmıştır, yatırımlar durmuştur, insan hakları ihlalleri had safhaya varmıştır.”  

 

Asıl amaç, Müslümanları birbirine kırdırmaktır

“Bakınız, plan şudur. Şimdi önce Kuzey Irak’ta bir otorite boşluğu meydana getirilecek. Burada Batı’nın yönetiminde oradaki halkı değil, Batı’nın arzularını gözetecek bir bölge meydana getirilecek. Ondan sonra Türkiye’nin Güneydoğu’su bu bölgeye ilhak edilecek ve bunun için Türkiye, Irak, Suriye ve İran’da Müslümanlar birbirini ezsin diye, bölgedeki Kürt kökenli Müslümanlarla birbirlerini Vietnam’a dönüştürülecek. Bu Vietnam’a dönüşürken sözde kurtarıcı gibi İsrail Lübnan’ı alacak, böylece ta Akdeniz’de geniş bir kapısı bulunan İsrail-Lübnan boşluğundan Kuzey Irak-Ermenistan-Bakü’ye kadar uzanan bir koridor kurulacak. Bu koridor içerisinde Kuzey Irak ve Güneydoğu Anadolu bir araya getirilip önce Ermenistan’ın yönetimine verilecek. Burada oturan Müslüman halk önce Ermeni değirmeninde öğütülecek ve İsrail’e yumuşak yutulacak bir lokma haline getirilerek teslim edilecek. İşte plan budur. Bu planın tatbikatını görüyoruz. İşte daha iki yıl evvel Amerikalı yarbayların Riyad’daki karargâhlarında yaptıkları açıklama… ‘Biz Kuzey Irak’ta otorite boşluğu kuracağız, Anadolu’dan da buraya parçalar ilave edeceğiz’ demediler mi? Bunları biz burada kaç defa konuşmadık mı? İşte şimdi Güneydoğu Anadolu Lübnanlaştırılmadı mı?”

 

PKK’yı kim yönetiyor?

“BU PKK’yı oradan buraya kim gönderiyor zannediyorsunuz? Amerika gönderiyor… İşte ellerindeki silah, işte plan! Ne acıdır ki, bizim zaten çok şükür istihbaratımız yok. Çünkü olan istihbaratımız da CİA ve MOSSAD ile işbirliği halinde. Şu halimize bakınız, Amerikalı adam istediği gibi oynuyor. Bize istihbarat diye yönlendiriyor, onlara da git vur diyor. Bizim bir milli istihbaratımız yok. İki aydan beri daha istihbarata daha bir başkan bile konulamadı. Ve bu hükümetin elinde Güneydoğu Anadolu görüldüğü gibi Lübnanlaştırıldı. Ve tabii bu dış güçler Müslüman ülkeleri birbirine düşürmek istiyor ki, burası Vietnamlaşsın, Müslümanlar birbirini öldürsünler, İsrail daha serbest kalsın.”

 

Sizleri ikaz etmek bizim için vatan borcudur

“Elbette bu vatan hepimizin… Elbette sizleri ikaz etmek bizim için vatan borcudur. Ne yapıyorsunuz, farkında değilsiniz. Biz sizi size aynada göstermek istiyoruz. Bak yaptıklarınız bu. İstemiyorsunuz, ama istemediğiniz halde siz farkında olmadan ülkenin bölünmesi için çalışanlara yardımcı oluyorsunuz. Kendinize gelin. Elbette sizi ikaz etmek bizim vazifemiz, bu meclisin vazifesi. Çözümü isterseniz, çözümün adı; adil, onurlu, gönüllü kardeşçe birlik ve beraberliktir. Asıl temin edilmesi icap eden budur. Herkes birbirine sarılmayı istemelidir. Bu da ancak adil düzenle olur.”

 

24 yıl önce, 24 yıl sonra

Sevgili okurlarım, rahmetli Necmettin Erbakan’ın 24 yıl önce TBMM’de yaptığı konuşmayı sizlere aktardım.

24 yıl önce, 24 yıl sonra…

Türkiye’nin bir numaralı gündemi yine terör!

Ve ne yazık ki, ülkemizi bugün yönetenler Erbakan’ın o dönemdeki çırakları.

Acaba “çıraklar”, Erbakan Hoca’nın 24 yıl önce söylediklerini iyi dinleselerdi, bugünkü vahim olayları yaşamaz mıydık?

necmettin-erbakan.jpg

Bu yazı toplam 3265 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
HÜSEYİN
30 Mart 2016 Çarşamba 08:50
08:50
O HEP HAKLI ÇIKTI ÇÜNKÜ DUNYANIN ANATOMİSİNİ BİLİYORDU HAK VE BATILI NE YAZIKKI TÜRKİYE ONUN KİYMETİNİ BİLEMEDİ ÖLDÜKTEN SONRA KİYMETİ ANLAŞILDI SENİ SEVİYORUZ SAVUNAN ADAM ALLAH MEKANINI CENNET ETSİN.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim