• BIST 97.984
  • Altın 145,792
  • Dolar 3,5776
  • Euro 4,0020
  • Kocaeli : 21 °C
  • İstanbul : 24 °C
  • Sakarya : 21 °C

Erdoğan, işsizliğe şipşak çözüm buluverdi

M.Tanzer Ünal

Pratik zekâlı devlet yöneticilerine bayılıyorum…
Ortada bir sorun mu var, şipşak çözüm buluveriyorlar.
Erdoğan’ın, ülkemizin işsizlik sorununa bulduğu çözüm gibi…
“Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin üyesi 1.5 milyon işveren var. Şimdi buradaki her üye 1 kişi işe alsa, ne demek bu, 1.5 milyon işsize iş demektir. Her üye 1 kişiyi işyerine almış olsa, 1.5 milyon işsize iş imkanı sağlanır. Ne kaybeder ki 1 kişiyi yanına aldığı zaman? Batar mı, tam aksine işi bereketlenir. Olay bu kadar basit, ama maalesef! Öldüğünüzde o paralar da gelmeyecek, onlar burada kalacak.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu sözleri geçenlerde İstanbul’da düzenlenen “Uluslararası 8’inci İş Sağlığı ve Güvenliği Konferansı”nda söyledi.   
Erdoğan’ın, ülkemizin işsizlik sorununa bulduğu bu “çare” aslında yeni değil.
Herhangi bir toplantıda konu “işçi” mi, konu “işsizlik” mi, Erdoğan hemen bu önerisini tekrarlıyor…
“Her işveren bir işçi alsın, böylece işsizlik sorunu halledilmiş olsun…”
Arşivimi karıştırdım, Erdoğan, başbakanlığının ilk yıllarında da aynı öneride bulunmuş.
2004 yılında…
Yani 12 yıl önce…
O tarihte, kısa adı TOBB olan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin 1 milyon 300 bin üyesi varmış.
TOBB’un bir toplantısında konuşurken, yine işsizlik sorununa değinmiş, “1 milyon 300 bin TOBB üyesinin her biri 1 işçi alsa işsizlik azalır” demiş.
Daha sonra, 2010 yılında, yine aynı konu yine aynı öneri...
Bu defa TOBB’u uyarıyor:
“Bunu TOBB olarak siz çözdünüz çözdünüz, çözemediğiniz takdirde bundan böyle dolaştığım illerde, arkadaşlarım olarak bakanlar dolaştığımız illerde, sanayi ve ticaret odalarıyla birebir görüşeceğiz. Biz görüşeceğiz… Onlarla bu işi birebir konuşarak anlaşacağız. Çünkü bu, artık çözülmek durumundadır.”
Eeee, aradan altı yıl daha geçti, geldik 2016 yılına…
TOBB’da bir kıpırtı yok!
Erdoğan, bir kez daha önerisini yenilemek zorunda kaldı:
“Her işveren 1 işçi alsa, işsizlik sorunu çözülür…”


Akıllıca bir “algı yaratma” yöntemi
             
Artık alıştık…
Erdoğan’ın klasik bir yöntemi…
Sorunlardan hep başkalarını sorumlu tutuyor.
Burada da aynı yöntem.
Türkiye’nin işsizlik sorununun çözümünü yıllar önce “işverenler”e havale etti, ara sıra “Neden çözmüyorsunuz” diye fırça atıyor, hepsi bu kadar.
Eeee, bu sorun çözümlenmiyorsa da, sorumlu kendisi değil, işverenler…
Eğer işverenler, Erdoğan’ın 2004 yılında yaptığı öneriyi yerine getirmiş olsalardı, şimdi ülkemizde işsizlik diye bir sorun kalmazdı…
İyi bir taktik değil mi?

 


Peki, bu mümkün mü?


                
Hiçbir şekilde mümkün değil!
Kulağa hoş geliyor, pratik bir çözümmüş gibi görünüyor, ama bu yöntemle işsizlik sorununun çözümlenmesi veya sorunun azaltılması mümkün değil.
Neden mümkün değil, anlatayım…
*Çünkü işsizlik ülkemizde yapısal bir sorun.
*İşsizliğin temelinde “mesleksizlik” yatıyor.
*Mesleksizlik, kötü eğitim sisteminden kaynaklanıyor.
*Kötü eğitim sistemi, ülkemizin kötü yönetilmesinin sonucu.
*İşsizliğin azalması için, yatırımların artması gerekir.
*Yatırım ancak düzgün yönetilen ekonomilerde artar.
Gördüğünüz gibi, her şey birbirine bağlı.
Eğer memlekette…
*Düşük kur, yüksek faiz politikası uygulanıyorsa…
*Alışveriş merkezleri ve dükkânlar, ithal ürünlerden geçilmiyorsa…
*Tasarruf oranı düşükse ve yatırımlar için dış kredi gerekliyse…
*Bu nedenle yerli yatırımcılar zor durumdaysa…
*Ödenmeyen çek sayıları ve protesto edilen senet miktarları her geçen gün artıyorsa…
*İcra dairelerinin iş yükü her geçen gün azalmıyor, çoğalıyorsa…
*İflas erteleme istemek zorunda kalan şirket sayısı sürekli artıyorsa…
Özetle…
İşverenler borç harçla boğuşurken…
Çarkı çevirebilmek için ecel terleri dökerken…
“Sen bir işçi daha al” demenin hiçbir mantığı olamaz.
İşverenler, bugün ayakta kalabilmek için bir tek işçinin bile hesabını yapmak zorunda!
İşsizliği azaltmanın yolu bu değil!
İşsizliği azaltmanın yolu, ülkeyi “üretim ekonomisi”yle yönetmekten geçer.
İstihdam dostu “iktisat politikaları”ndan geçer…

 

CHP’lilerin “Meral Abla” hayranlığı her geçen gün artıyor


                    
Bu kadarını beklemiyordum…
Bana mı rastlıyor bilmem, hangi CHP’li ile karşılaşsam, hep aynı yaklaşım…
“Bizim partiden bir şey olmaz, Meral Abla partinin başına geçsin oyum MHP’ye…”
Bazılarına, “Dalga geçmiyorsun değil mi?” diye soruyorum, öyle cevaplar alıyorum ki, sonunda sözlerinde samimi olduklarını anlıyorum.
En son, belki 40 yıllık CHP’li bir isimden aynı yaklaşımı duydum.
İzmit’in çok tanınmış bir ismi…
Halen önemli bir kurumun başında…
Yemin ederek, “MHP’nin başına geçsin, oyum Meral Abla’nın” dedi.
Tam bu satırları yazarken, Ankara’dan Ekonomist Bartu Soral dostumuz aradı.
O da Ankara’nın benzer havasını aktardı.
“Meral Hanım’a AKP’liler kadar, belki AKP’lilerden daha fazla CHP’lilerin ilgisi var” ifadesini kullandı.
Meral Akşener’in rüzgârı iyi.
Her geçen gün de rüzgâr şiddetini artırıyor.
Tüm siyasi dengeler allak bullak!
Bakalım bu işin sonu nasıl bitecek?

Bu yazı toplam 2655 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Körfezli
12 Mayıs 2016 Perşembe 12:05
12:05
Sn. Tanzer Bey,

CHP’lilerin “Meral Abla” hayranlığı her geçen gün artıyor, başlıklı yazınızın cevabı, birkaç ay evvel yapılan ve hiç muhalefetin olmadığı Tek adaylı CHP kongresi olabilir mi acaba?
Sn. Kemal Kılıçdaroğlu kaç seçim kazandı da tek aday olarak yeniden partinin genel başkanı oldu?
Bunu sorgularsanız Meral Akşener hayranlığının da cevabını bulabilir siniz?

Saygılarımla
İzmitli
11 Mayıs 2016 Çarşamba 22:13
22:13
Evsel Atık yakma Dilovası mevcut çöp depolama bölgesine yapılmalı
İzaydaş Çevre ve Canlılar için çalışan çevreci bir yatırım ve fabrikadır,çevreye hiçbir zararlı etkisi ve salınımı yoktur,sadece çalışanlara iş kolundan çalışılan ortam ve etkileşimden dolayı yıpranma hakkı verilmeli.Kocaeli Büyükşehir belediyenin elinde prestij ve çevre denetimi,korunması konusunda avantajdır.Evsel atık yakma fabrikası için İzaydaş'ın Dilovasındaki Evsel atık depolama alanı en uygun bölgedir.İzaydaş yanına ikinci bir Tehlikeli Atık yakma tesisi yapılmalı İzaydaş geliştirilmeli.
İzaydaş geliştirilmeli.İkinci tesis yapılmalı çünkü başka sektörlerin atık yakması çevre ve canlılar açısından olumsuz etkileri var,diğer bu atık yakanların asıl işlerinde ürettikleri ürün insanların yaşam alanlarında kullanılmakta,ileride zamanla sağlıklarındaki olumsuz etkilerin hesabını kim verecek?.
İzaydaş'ın işi Klinik ve Tehlikeli Atık bertarafıdır;Herkes kendi işini yapacak,arkadaşlar sizlerin bu konuda çok duyarlı olmanız ve İzaydaş'ın geliştirilmesi konusunda Büyükşehir belediyesine de destek vermelisiniz.İzaydaş sadece Kocaeli için önemli değil,tüm Türkiye için önemli ve Büyükşehir belediyesinin çevreciliği konusunda avantajdır.Mevcut Dilovası evsel çöp depolama bölgesinde yapılacak fabrikanın yanında Geri dönüşüm tesiside yapılmalı.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim