• BIST 107.439
  • Altın 142,531
  • Dolar 3,5528
  • Euro 4,1372
  • Kocaeli : 34 °C
  • İstanbul : 31 °C
  • Sakarya : 34 °C

Erdoğan’ın bu sözlerinin altına ben de imzamı atarım

M.Tanzer Ünal

Gündemin yoğunluğu nedeniyle yazmam biraz gecikti, ama yine de yazmadan edemeyeceğim.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın o sözleri…

*“Kürt vatandaşlarımın sorunları olabilir, Türk vatandaşlarımın sorunları olabilir. Ama Kürt sorunu demek suretiyle bu ülkede maalesef adeta bir ayrımcılığa doğru çanak tutanlar, bundan rant elde edenler var. Buradan siyasi Kürtçülük yapıyorlar ve bu siyasi Kürtçülükten de rant elde ediyorlar. Biz diyoruz ki bu ülkede benim Kürt vatandaşımın elde edemediği ne var? Cumhurbaşkanı mı olamıyor? Başbakan mı olamıyor? Bakan mı olamıyor? Milletvekili mi olamıyor? Genel Müdür mü olamıyor? Müsteşar mı olamıyor? Ne olamıyor?
Devlet dairelerinde göreve mi gelemiyor? Milli Eğitim Bakanlığı’na eleman alınacak, bilgisayarlar çalıştırılıyor, bilgisayarların çalıştırılması neticesinde de bakıyorsunuz yüzlerce, binlerce, belki de on binlerce Kürt vatandaşım değişik yerlerde öğretmenlik kazanıyor, gidiyor orada öğretmenliğini yapıyor. Aynı şekilde KPSS’de olan durumlar böyle. Ve bütün bunlara rağmen bakıyorsunuz, hâlâ Kürt sorunu diyorlar. Silahların gölgesinde siyaset yapanlar var. Gelinen noktada da tablo ortada: İmralı başka, dağ başka; parti içinde de biliyorsunuz, eşbaşkanları başka, Dolmabahçe’de konuşanlar başka...”

*”Açıklanan 10 maddelik metne gelince, o metinde bir demokrasi çağrısı yok. Bu metnin demokrasi adına neresini kabul edeceğim? Metni incelersek oradaki konuların çoğunun demokrasiyle falan yakından uzaktan alakası yok. Hâlâ yeni yeni talepler ortaya çıkıyor. Daha sonra Başbakan Yardımcımızın yaptığı bir açıklama var. Onların tamamen aksine. Yani birbiriyle tamamen örtüşen bir şey yok. O zaman neyi görüştüler? Buna ortak bir deklarasyon diyebilir misiniz? Böyle bir şey var mı?”

*"Anadilde yaygın eğitim diyorsunuz. Bir defa eğitim sistemimizin içerisinde anadil seçmeli ders olarak konuldu mu? Bitti. Daha ne olacak? Bir de zorunlu mu olsun diyorsunuz? Olabilir mi böyle bir şey? Bu ülkenin resmi bir dili var. Batılı ülkelerde, kendi evlatlarımız için bırakın zorunluyu seçmeli derse bile müsaade etmiyorlar. Halbuki AB müktesebatının içerisinde var bu. Türkiye’de seçmeli ders olarak biz bunu zaten koymuş durumdayız. Şimdi kalkıp bir de zorunlu istiyorlar. Bu istemelerin ardı arkası kesilmez. Bunlar hep devam eder. Hiçbir alanda bu bitmeyecektir. Niye? Samimi ve dürüst davranmıyorlar.”

***

Recep Tayyip Erdoğan’ın bu sözlerinin altına ben de imzamı atarım.

Noktasına, virgülüne kadar aynı görüşteyim.

Bir gün, Erdoğan’la “Kürt sorunu” konusunda aynı düşüncede olacağımı rüyamda görsem inanmazdım.

Demek insanlar zaman zaman “ortak akıl”da buluşabiliyorlarmış.

Erdoğan, inşallah bu görüşlerinde samimidir.

İnşallah bir değişim içindedir ve geldiği nokta burasıdır.

Türkiye’de gerçekten “Kürt sorunu” yok, “Kürtçülük” sorunu vardır.

“Kürtçülüğü” besleyen de emperyalist devletlerdir.

Bu Osmanlı döneminde de böyleydi, Türkiye Cumhuriyeti Devleti döneminde de böyle!

PKK etnik bir grubun silahlı gücü değil, ABD’nin bölgedeki silahlı gücüdür.

Amaçları, Osmanlı’dan sonra Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni de parçalamaktır.

Gerisi hikâye!

Sonuç olarak şunu söylemek istiyorum…

Dileyelim ki, Erdoğan “Kürtçülük” konusunda geldiği noktada kıpırdamadan durabilsin!

Her ne kadar geldiği nokta, “MHP’nin noktası” ise de, bu konuda kendisine yöneltilen eleştirilere pek kulak asmasın!

Doğru çizgi üzerinde yürümek, “ayıp” değil “gurur”dur.

 

Devlet Bahçeli, Saffet Sancaklı ve milletvekillik…

Saffet Sancaklı, MHP’nin en yüksek yönetim organı olan 75 kişilik Merkez Yürütme Kurulu’na (MYK)girdi ya, herkeste şöyle bir kanı uyandı:

“Tamam artık, Saffet Sancaklı Kocaeli milletvekili aday sıralamasında birinci sırayı alır…”

Ne yalan söyleyeyim, kurultaydan sonra ben de aynı şekilde düşünmeye başlamıştım.

Genel merkezden “önemli bir isim”le konuştuktan sonra, fikrim değişti.

O önemli isim (şu seçim sürecinde ismini vermek istemiyorum), bana dedi ki:

“Tanzer Bey, Saffet Sancaklı milletvekilliğine kesin aday gösterilir diye bir kural yok. Genel Başkanımız Devlet Bahçeli, milletvekili adayı göstermeyeceği kişileri de MYK’ya alarak onları onere edebilir. Saffet Bey konusunu bir de bu yönüyle düşünün! Saffet Bey aday gösterilebilir, ama gösterilmeme ihtimali daha fazla.”

Bekleyip göreceğiz.

Bu yazı toplam 1106 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim