• BIST 90.383
  • Altın 144,263
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Kocaeli : 7 °C
  • İstanbul : 8 °C
  • Sakarya : 7 °C

Erdoğan’ın, “şerefi” üzerine yemin etmesinde bir gariplik var mı?

M.Tanzer Ünal

Bence yok!

Neden yok, bakın anlatayım.

***

Yemin tarihi, yani 28 Ağustos yaklaşırken AKP karşıtı kesimi aldı bir telaş.

Recep Tayyip Erdoğan, cumhurbaşkanlığı yeminini nasıl edecek?

Nasıl…

*”Devletin bağımsızlığı”…

*”Vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğü”…

*”Hukukun üstünlüğü”…

*”Laik cumhuriyet ilkelerine bağlı kalacağım”…

*”Türkiye Cumhuriyeti’nin şan ve şerefini koruyacağım”…

*”Büyük Türk milleti”…

*”Aldığım görevi tarafsızlıkla yerine getireceğim”…

Diyecek?

Dedi işte!

Dün saat 14. 00’te TBMM’de kürsüye çıktı, kendisini dinleyenlerin gözünün içine baka baka yemin etti:

“Cumhurbaşkanı sıfatıyla, devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma, anayasaya, hukukun üstünlüğüne, demokrasiye, Atatürk ilke ve inkılâplarına ve lâik cumhuriyet ilkesine bağlı kalacağıma, milletin huzur ve refahı, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerinden yararlanması ülküsünden ayrılmayacağıma, Türkiye Cumhuriyetinin şan ve şerefini korumak, yüceltmek ve üzerime aldığım görevi tarafsızlıkla yerine getirmek için bütün gücümle çalışacağıma Büyük Türk Milleti ve tarih huzurunda, namusum ve şerefim üzerine ant içerim…”

Ne var bunda?

Devlet sistemi diyorsa ki, “Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturabilmen için bu yemini edeceksin”, eder…

Efendim, yemin metnindeki “ilkeler” ile Erdoğan’ın “sözleri ve uygulamaları” çatışıyormuş…

Hiç önemli değil!

“Yemin”, elbette çok önemli!

Ama “değerleri” olan insanlar için…

Değerleri olmayan veya “farklı değerlere sahip” insanlar için “yemin etme” nin hiç mi hiç önemi yok!

Onlar için yemin, “anlamsız” bir formalite.

Hedefe ulaşmak için yerine getirilmesi gereken bir zorunluluk…

Yemin edilmesi gerekiyorsa, edilir, biter gider.

 

Erdoğan’ın düşünce yapısı içinde mevcut yemin metninin neden önemi yok?

Yemin, nedir?

“En kuvvetli şekilde söz vermek” tir…

Sözün, niyetin, işi yapmak veya yapmamak arzusunun kuvvetli olduğunu göstermektir.

Yemin, “söz vermek” olduğuna göre…

Erdoğan da şimdiye kadar verdiği sözlerin çoğunu tutmadığına göre…

Cumhurbaşkanı olurken bir kez daha söz vermiş veya vermemiş bunun ne önemi olabilir?

Bu bir!

İkincisi…

Erdoğan, hedefe ulaşmak için her şeyi “mubah” kabul eden bir kişi.

Şimdiye kadarki yaşamında bunun pek çok örneği var.

Şu “papaz elbisesi giyme” olayı…

Erdoğan, 1995 yılında yaptığı bir konuşmada ne demişti:

“Biz bu toplumun içinde yeni bir nizamı hâkim kılmanın mücadelesi içindeyiz. Nedir bu mücadele? Zamana ve zemine göre değişmeyen doğrunun iktidar olmasıdır. Bu mücadeleyi iktidara getirme noktasında gerekiyorsa, eğer benim emir komuta merkezim papaz elbisesi giyeceksin diyorsa, papaz elbisesini giyer görevimi yaparım…”

Bunun daha ötesi var mı?

Erdoğan, “Davam için papaz elbisesi giymem gerekiyorsa, giyerim” dediğine göre, cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturabilmek için o “yemin”i etmesi gerekiyorsa da, eder!

Etti de…

Bitmedi.

Bir de üçüncüsü var.

Recep Tayyip Erdoğan, kendine göre “İslami kurallar” a sıkı sıkıya bağlı bir insan.

Siyaseti “din”le yapıyor.

Hatta daha ileri gitti, siyaseti “din”leştirdi.

Şu “yemin” olayına bu yönüyle de bakmak lazım!

İslami inanışa göre yemin “Allah adıyla” yapılır.

“Vallahi” demek, Allah adıyla yemin etmek demektir.

Ya “Allah şahidim olsun”, ya “Mushaf Kuran çarpsın”, ya da “Vallahi billahi tallahi” diyeceksin!

İslami inanca göre, başka “yemin ifadeleri” de var.

Şimdi o soruyu soruyorum:

“Cumhurbaşkanlığı yemin metni” içinde “Allah adına yemin edildiği” ne dair bir ibare var mı?

Yok!

O halde o yemin metninin Erdoğan yönünden bir değeri yoktur.

Sadece bir formalitenin yerine getirilmesidir.

 

Kefaretini öder, günahtan kurtulursun!

Biliyorsunuz, ama ben yine de hatırlatayım…

İslami kurallara göre yemin edip de yerine getirmezseniz, günah işlemiş olursunuz.

Eğer o yeminin “kefaretini” öderseniz, bağışlanırsınız.

Tamam da, yeminin kefareti nasıl ödenir?

Kitaplar şöyle yazıyor:

“Yemin kefareti için, zekât alması caiz olan on fakire, bütün bedenini örtecek kadar bir kat çamaşır verilir. Yahut aç olan on fakire, bir gün iki defa yemek verilir. On fakire bir defa, bir fıtra miktarı buğday, un da verilebilir. Yahut bu değerde kumaş, havlu, mendil, çorap, et, pirinç, terlik, ayakkabı, ilaç, altın vermek de olur veya doğru bir din kitabı da vermek daha uygundur. Mesela on tane İslam Ahlakı kitabını on fakire vermek uygun olur. Veya bir fakire on gün vermek de olur. Bunları yapamayan fakir, peş peşe yani aralıksız 3 gün oruç tutar.

En kolay yemin kefareti, on fakire uygun bir din kitabı [mesela Hakikat Kitabevi  yayınlarından Herkese Lazım Olan İman ve İslam Ahlakı] vermektir. Yeminini bozmadan önce yemin kefareti verilmez. Verilirse sahih olmaz. Bozunca tekrar vermesi lazım olur. Yemin kefaretini geciktirmek günah olur. Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(Allahü teâlâ, bilerek yaptığınız yeminlerden dolayı sizi mesul tutar, hesap sorar.) [Maide 89]”

                                                              

Bilmem anlatabildim mi?

Hiç kafanıza takmayın!

Erdoğan’ın dün yaptığı yemin, kendi inancına göre “İslami bir yemin” değil.

Bu nedenle Erdoğan yönünden önemi yok.

İslami bir yemin etmiş olsaydı bile “kefareti” var.

Bu nedenle, “Söz ve uygulamaları ortadayken namusu ve şerefi üzerine nasıl yemin eder?” kaygısına hiç kapılmayın!

Ettiği yeminin günümüz Türkiye şartlarında hiç önemi yok!

Tüm değerlerin ayaklar altına alındığı bir ortamda “yemin etmek” nedir ki!

Bu yazı toplam 1368 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
BUĞRA
29 Ağustos 2014 Cuma 09:35
09:35
TÜRK HALKINA SAYGISI OLMAYAN HİÇ KİMSE TÜRKİYE TOPRAKLARI İÇERSİNDE HİÇ BİR ŞEKİLDE FİKİRLERİNİ VE YORUMLARINI SÖYLEME CÜRETİNDE BULUNMASIN .
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim