• BIST 104.123
  • Altın 145,814
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • Kocaeli : 9 °C
  • İstanbul : 19 °C
  • Sakarya : 9 °C

Ergenekon’un günah keçisi, Veli Küçük…

M.Tanzer Ünal

                                    

Öncelikle şunu belirtmeliyim.

Veli Küçük, tanıştığım, arkadaşlık yaptığım bir kişi…

Ağustos 1993-Ağustos 1996 yılları arasında Kocaeli İl Jandarma Alay Komutanlığı yapmıştı.

Üç yıl boyunca toplantılarda, yemeklerde defalarca beraber olduk.

Dost sofralarında ailecek bulunduk.

Kocaeli’ den sonra görev yaptığı yerlerde de fırsat bulup kendisini ziyaret ettim.

Sıkıntılı günlerinde izin verilmediği için yanında olamadım, cezaevine gidemedim.

Kandıra F Tipi Cezaevi’nde yatarlarken Hurşit Tolon Paşa’yı ziyaret etmiş, ama Veli Küçük Paşa’yı ziyaret edememiştim.

Önceki gece tahliye edilmesine, cezaevinden çıkmasına çok sevindim.

 

 

Kim bu Veli Küçük?

veli-kucuk--tanzer-unal.jpg                                            

Bilecik-Gölpazarı Türkmen Köyü’nde oturan çiftçi bir ailenin dördüncü çocuğu…

35 yıl jandarma subayı olarak devlete hizmet ettikten sonra tuğgeneral rütbesindeyken 2000 yılında emekliye ayrıldı.

Boş oturamazdı, başka bir birikimi olmadığından emekli parasıyla da geçinemezdi.

Özel bir güvenlik şirketine yüzde 20 oranında ortak oldu ve şirkette yönetici olarak çalışmaya başladı.

Sakin ve iddiasız, emeklilik yaşamını sürdürmeye başladı.

Bir kabahati vardı, fazla(!) milliyetçiydi…

“Türklük” duyguları çok kabarıktı.

Memleketine, milletine toz kondurmazdı.

Ülkenin birliğini, devletin dirliğini hep ön planda tutardı.

Bu nedenle görev yaptığı dönemlerde Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da PKK’ya karşı amansız mücadele vermişti.

Dillere destandı O’nun terörle mücadelesi!

35 yılda 19 farklı yerde görev yaptı.

Emekli olduktan sonra da “savunduğu değerleri” korkusuzca anlatmaya devam etti.

 

 

Ve “Veli Küçük efsanesi” yaratılıyor…

                                               *******

Veli Küçük, 21 Ocak 2008 tarihinde tutuklandı ve 11 Mart 2014 gece yarısına kadar da tutuklu kaldı.

6 yıldan fazla…

74 ay…

Güne vurursak, tam 2238 gün…

Yargılanması, 20 Ekim 2008 tarihinde başlamış 5 Ağustos 2013 tarihinde sona ermişti.

Ergenekon terör örgütünün (!) önemli isimlerinden biriydi.

Hayatı terörle mücadeleyle geçmişti, ama O şimdi terör örgütü üyesi olmakla suçlanıyordu.

Hakkındaki iddialar korkunçtu!

Neler yapmamıştı neler!

Her taşın altından O çıkıyordu.

“Tüm kötülüklerin anası” idi…

Malum medya, her gün O’nu yazıyordu.

Yandaş köşe yazarları O’nu hedef gösteriyordu.

Ülkemizde “psikolojik savaş” başlatılmıştı, hedefe konacak isimlerden biri de Veli Küçük’tü.

Biliyorsunuz, psikolojik savaş, “özel harp”in bir başka biçimidir.

Özel harp, bir ABD imalatıdır.

ABD, kendi çıkarlarına karşı gelen kişi, kurum ve devletlere karşı bu savaş yöntemini acımasızca uygular.

Amerika, Türk Silahlı Kuvvetleri’ni esir almaya karar verdiği zaman, esir alınacaklar listesinde Veli Küçük de vardı.

Veli Küçük ismi hep ön planda tutuldu.

Her olayın altında “Veli Küçük parmağı” arandı.

Veli Küçük adı adeta terörize edildi.

İnanılmaz bir “kara propaganda” başlatıldı.

Adı “lekeli” hale getirildi.

Bir “efsane” yaratıldı.

Artık Ergenekon’un “günah keçisi”ydi.

 

 

Bir insan bu kadar suç işleyebilir mi?

                                               ********

Ergenekon davası iddianamesinde, tam 1874 kez “Veli Küçük” ismi geçiyor.

O kadar çok suç isnat ediliyor ki, okuyan, Türk Ceza Kanunu’nda yazılan suçların tamamını Veli Küçük işledi zanneder.

Veli Paşa’nın suçlarından bazılarını birer ikişer kelimeyle vermeye çalışalım.

*Hizbullah ve PKK’nın kurucusu olmak.

*DHKP-C terör örgütünü kontrol altında tutmak.

*İktidara karşı yapılacak sözde darbenin planlayıcısı.

*500 milyon dolarlık servet edinmek.

*Yurt dışından 3 TIR dolusu altın getirtmek.

*Kurucusu olduğu PKK’ya silah göndermek.

*Faili meçhul cinayetlerin çoğunun sorumlusu.

*Tüm mafya babalarına hükmetmek.

*Görevdeyken ve emekli olduktan sonra çıkar amaçlı suç örgütü kurmak.

*Tuğgeneral olmasına rağmen daha üst rütbelilere emir vermek.

*Azerbaycan’da Haydar Aliyev’e karşı darbe düzenlemek.

*Alternatif ordu oluşturmaya çalışmak.

Daha neler neler…

 

 

Bu iddialarla ilgili delil var mı?

                                               *******

Yok…

Ya ne var?

“Gizli tanık” ifadeleri…

Bir de gazetelerde çıkan özel sipariş haberler, makaleler…

Özellikle Veli Paşa’nın dillere destan(!) serveti araştırılır.

Hani “gizli tanık” ifadelerinde geçen 500 milyon dolar ve 3 TIR dolusu altın var ya…

Ergenekon davasına bakan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, 3 Haziran 2010 tarihinde Maliye Bakanlığı Mali Suçlar Araştırma Kurulu (kısa adı MASAK) Başkanlığına bir yazı yazar.

Veli Küçük’ün servetinin araştırılmasını ister.

MASAK, dört ay sonra mahkemeye cevabını gönderir.

Cevap yazısında Veli Paşa’nın tüm serveti ortaya dökülür.

*2004 model Scenic marka otomobil.

*İstanbul Beşiktaş’ta banka kredisiyle alınan ve halen geri ödemesi devam eden bir adet daire.

*Banka hesabında 2.896 lira 35 kuruş.

MASAK’ın gönderdiği raporun tarihi 8 Ekim 2010.

Raporun altındaki imza, Şahin Kaya…

Raporun sonuç bölümüne “Yapılacak bir işlem yoktur” diye not düşülür.

Tamam da nerede o 500 milyon dolar?

3 TIR dolusu altın nerede?

                                                                              *******

Bir de “faili meçhul cinayetler” olayını anlatayım.

Hani Veli Paşa’yı suçlamak için hep “Sapanca-Hendek-Düzce” ölüm üçgeninden söz edilir ya…

Görev bölgesi Kocaeli olmasına rağmen, Sakarya ve Düzce’de meydana gelen faili meçhul cinayetlerden de kasıtlı olarak Veli Küçük sorumlu gösteriliyor.

Amaç belli…

Psikolojik savaşın kuralı bu!

“Yalan”ı ne kadar çok tekrar edersen, o kadar “gerçek” olur.

Kaldı ki, Veli Küçük’ün Kocaeli’ de görev yaptığı dönemde, “faili meçhul” denebilecek cinayet de işlenmemiş.

Mahkeme, bunu Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı’na sormuş, belirtilen tarihler arasında Maşukiye, İbrikdere, Uzunçiftlik ve Çayırköy’de dört faili meçhul cinayet işlendiği, maktullerin üçünün Kocaeli, birinin ise İstanbul doğumlu olduğu cevabını almış.

Yani cinayetlerin siyasi bir yönü yok!

  

 

Delil yok, ağırlaştırılmış müebbet var!

                                                               ********

Biliyorsunuz, 5 Ağustos 2008 tarihinde Ergenekon tutuklularına ceza yağdı.

En ağır ceza alanlardan biri de Veli Küçük idi.

İki kez ağırlaştırılmış müebbet ve 99 yıl ağır hapis…

Delil?

Diğer tüm Ergenekon sanıklarında olduğu gibi, yeterli ve kanunlara uygun delil yok!

Delil olmadığı için de 7 aydır gerekçeli kararlar yazılamıyor.

Bu nedenle de dosyalar Yargıtay’a gönderilemiyor.

Tutukluluk süresi 5 yılla sınırlandırıldığı için tutsaklar serbest bırakılmaya başlandı.

Bugün sizlere Veli Küçük’ü anlatarak, ülkemizin yaşamakta olduğu “adalet faciası”ndan bir kesit sunmaya çalıştım.

Ergenekon tutuklularının durumu böyle!

Bir de Balyoz hükümlüleri var…

Onların durumu daha sıkıntılı.

Bir formül bulunup, Balyoz mağdurlarının da hürriyetlerine kavuşturulması gerekir.

Sonuç olarak…

Türk Silahlı Kuvvetleri’ne kurulan kumpas bozuldu.

Ergenekon çöktü, Balyoz da çökecek.

Bundan sonrasını, bu kumpası kuranlar düşünsün!

 

 

 

 

 

 

 

                  

Bu yazı toplam 2610 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
KAMİL
13 Mart 2014 Perşembe 02:28
02:28
ADİLER
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim