• BIST 97.628
  • Altın 144,079
  • Dolar 3,5616
  • Euro 4,0023
  • Kocaeli : 18 °C
  • İstanbul : 19 °C
  • Sakarya : 21 °C

Eski Milletvekili adayı Serhat Duyar, gündemi değerlendirdi!

Eski Milletvekili adayı Serhat Duyar, gündemi değerlendirdi!
BBP’de bir dönem il başkanlığı yapan, 7 Haziran ve 1 Kasım seçimlerinde de milletvekili adayı olan Serhat Duyar, gündemi gazetemize değerlendirdi. Duyar, özellikle ekonomik olarak Türkiye’nin güvenli bir ülke olmadığını söyledi
  • İlimizin en renkli siyasi simalarından birisidir BBP’li Serhat Duyar. Geride kalan 7 Haziran seçimlerinde SP-BBP ittifakının, 1 Kasım seçimlerinde de misyonu olan BBP’nin milletvekili adayı olmuştu. Bu seçimlerde istedikleri sonucu elde edemeyen, ancak yine partisi için çalışmaktan geri kalmayan Serhat Duyar, özellikle ülkenin güvenli bir ülke olmadığının dikkatini çekti.
  • İDEV Fuarı’ndan da örnek veren Duyar, “Burada KOTO’nun standını Polonya Büyükelçisi ziyaret etti. Burada kendisine yatırım talebinde bulunuldu. Ancak Büyükelçi sıkıntılı bir yanıt verdi ve; ‘Türkiye şu anda yatırım için güvenli bir ülke değil’ sözünü kullandı. Bu durum her şeyi özetliyor aslında” dedi…

 

Siyasete bir virgül koyduğunuzu söylemiştiniz. Siyasete ara vermekteki sebebiniz nedir?

Malum, hem 7 Haziran hem de 1 Kasım seçimleri üst üste geldi. Kimse kasımda seçim olacağını tahmin etmiyordu. Haziran seçimleri öncesi zaten bir çalışmamız vardı. Seçim kampanyası dönemine de girdiğimizde işimizi, evimizi ve özel yaşantımızı bıraktık. Sonra tekrar seçim kararı alınınca da aynı tempomuzu sürdürdük. Bizler bir yerleri yaparken bir şeyleri yıkmak durumunda kaldık. Genel merkezden bir maddi destek gelemezdi. Haliyle attığınız her adım, içtiğiniz her su, yakıtınız, kampanya harcamaları cebinizden çıkıyor.

Seçim sonrası bazı borçlarımız ve taahhütlerimiz vardı. Hem onları ödemek hem de kendi ekonomik yapımızı tekrar toparlamak adına böyle bir karar aldım. Tabi kafamı da dinlemem gerekiyordu.

 

Seçim sonrasında şahsi olarak nasıl ekonomik sorunlar yaşadınız?

Geçen iki seçimde elbette borç yaptık. Ancak seçim sonrası kısa sürede borçlarımızı bitirdik. Kendimizi toparladık. Genel merkez desteği olmadan ya da seçilebilir bir pozisyonunuz olmadan seçime girerseniz tüm harcamaları kendi cebinizden yaparsınız.

Siyaset, normal yaşantınızın yok olmasına neden oluyor. Hele ki o iki seçimi üst üste yaşayınca ikisinin bir arada gitmeyeceği kanaatine vardım. Bütün görevlerimi bıraktım ve işime yoğunlaştım. Ancak partiye üyeliğim bakidir. Bundan sonra şartlar ne olur bilemeyiz.

 

Kısa bir aralıkta iki seçim atlattınız ve özellikle 7 Haziran’da beklentileriniz vardı. Sonucu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Milli ittifak projesinde bir umut oluştu aslında. İlk başladığı süreçte barajı geçebileceği olasılığı konuşuluyordu. Sonra ülkedeki kutuplaştırmalardan dolayı bu durum değişti. İlk çıkışla son dönem arasındaki denge çok farklıydı. İkinci seçime gelince, bu seçimi insanlar zaten iki turlu seçim gibi algıladı. Barajı gecenler ve altında kalanlar diye. Sana hiç yaşama hakkı vermedi.

 

Yapılan genel seçimlerin sonucunu ve bugünkü tabloyu değerlendirir misiniz?

Bugün ülkenin yangın yeri olduğunu herkes söylüyor, biz o günlerde söylüyorduk bunların olacağını. Çözüm süreciyle ilgili en net konuşan siyasetçiydim. 7 Haziran seçimlerinden önce idam cezasının geri gelmesini ve PKK’nın siyasi uzantısı olan HDP’nin kapatılması gerektiğini söyledim. Bugün HDP’nin kapatılması gerektiğini söyleyenler, o dönemki açıklamalardan dolayı beni eleştiriyorlardı. Siyaset bana, partime ya da zamana göre olmaz. Siyaset ülkemize ve milletimize göre olmalı.

 

BBP’nin seçimlerdeki kötü kaderi ne zaman son bulacak?

Siyaset yapabilmenin iki tane ana unsuru var: Para ve insan... Şimdi insan kaynağı oluşuyor. Umut ise medya organının sizi gündeme getirmesiyle mümkündür. Ulusal medya, 7 Haziran’da PKK’ya vermiş olduğu desteğin 10’da birini Milli İttifak’a vermedi. Bizim insanlarımız alışverişlerini bile reklama göre yapıyor. Siz eğer medyada yoksanız vatandaşın gözünde ilk raundu kaybediyorsunuz. O zamanda size inananların inancı sarsılıyor. Ben hükümetin şu ya da bu politikasından dolayı oy vereceğim diyen duymadım. Herkes partinin iktidara yakın olmasından dolayı oyunu vereceğini, alternatifin olmadığını söylüyordu. Bizim kötü kaderimiz, bu iki olumsuzluğun yıkılmasıyla mümkündür.

 

Özel ve iş hayatınız hakkında bilgi verir misiniz?

Duyarhan Tekstil adında bir aile şirketimiz var. Bende bu şirketin pazarlamasına bakıyorum. Kocaeli, Yalova, Sakarya, Düzce ve Zonguldak bölgesinde müşterilerimiz var. El örgü yünlerinin satışını yapıyoruz. Her sabah 08.15’te iş yerime geliyorum. Günlük ve haftalık planlarımıza göre sabahları görüşürüz. Akşamda genelde 19.30’da mesaimizi bitiririz. Siyasetten önce daha fazla mesai harcardım, sabah daha erken gelir akşam daha geç giderdim. 22.00-23.00’ü bulurdu. Seçim sürecinde 110 gün hiç işe gitmedim.

 

Piyasaların istikrarsızlığı sizin iş kolunuzda bir gerileme yaşattı mı?

Sektör olarak baktığımızda kadınların cüzdanlarının kenarındaki bozuk paralarla yaptıkları alışveriş gibi duruyor. Vatandaşın kredi kartıyla işi yok. Bu yüzden bizim sektörümüz krizden etkilenmedi. Genel piyasaya baktığımız zaman ülkedeki güvensizlik ortamının dezavantajlarını görüyoruz. Özellikle yabancı ortaklıklı olan şirket ve fabrikalar yatırım planlarını iptal etti.

 

“EN BARİZ ÖRNEĞİ İDEV’DE YAŞANDI”

“İDEV fuarında bir olaya tanık oldum. Ticaret Odası standında iken Polonya Büyükelçisi de oradaydı. Büyükelçiye şu teklif edildi, ‘Önümüzdeki yıl Polonya’dan istediğiniz kadar firma gelsin burada stant açsın, Polonya arasındaki ticareti geliştirelim. Sizden stant masrafı da almayalım.’ Ama Polonya Büyükelçisi tebessüm ederek teklifi reddetti. “Türkiye şuanda güvenli bir ülke değil” dedi. Terörün ülkemize verdiği zararı en açık orada gördüm. Teröründe zaten asıl hedefi bu.

 

“SURİYELİLER ÜLKEYİ GÜVENSİZ KILIYOR”

Mültecilerle ilgili bir plan yapılmadı. Kocaeli’de, İstanbul’da Suriyelinin ne işi var. Sınırınızın hemen uçunda bir mülteci kampı oluşturursunuz. Bu tampon bölgede ibadet hanesini, okulunu, hastanesini yaparsın hepsini orada tutarsın. Türkiye’yi güvensiz ülke yapan nedenlerden biri Suriyeli mültecilerdir. Bu durum daha da rahatsız edici bir hale gelecek. Türkiye güvensiz ülke olduğu sürece ne yatırımcı ne de turist gelir. Hatta mevcut yatırım programları bile sonlanır. Asıl yapılmak istenende bu zaten.

 

Siyasete ne zaman dönmeyi düşünüyorsunuz?

Siyaseti takip ediyorum. Ara verdiğim dönemi boş geçirmedim. Yeni anayasa, başkanlık sistem, dış politikayla ilgili birçok kitap okudum. Ekonomiyle ilgili çalışmalar yapıyorum. Bir gün ofisimde otururken BBP İl Başkanı oldum. Sonra genel merkez yöneticisi ve milletvekili adayı oldum. Siyaseti meslek algısıyla yapmadım. Yarın bir gün ihtiyaç olur, elimizi gövdemizi taşın altına koyar siyasete girerim. Ama şu an siyaset yapacak bir zemin görmüyorum. Röportaj: Bülent Ekinci

ikili-010.jpg

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim