• BIST 108.489
  • Altın 151,185
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Kocaeli : 7 °C
  • İstanbul : 17 °C
  • Sakarya : 7 °C

Et fiyatı ucuzlar mı?

M.Tanzer Ünal

Değer yargılarımız değişti.

Ahlâk yapımız aşındı.

Çalışarak, üreterek, alınteri dökerek yaşamaktan uzaklaştık.

Her şeyin kolayına kaçar olduk.

Ekonomide, “üretim ekonomisi” yerine “borç ekonomisi” ni tercih ettik.

Üretmiyoruz, yurt dışından borç alıyoruz, yan gelip keyfimize bakıyoruz.

Bu hastalıklı yapımız, ekonominin her alanında aynı!

***

Ülkemiz, hayvancılıkta uzun yıllardır sıkıntı yaşıyor…

Yeteri kadar üretim yok, üretim olmayınca da et pahalı.

Etin dünyada en pahalı olduğu ülkeyiz.

Abartmıyorum, Türkiye’deki et fiyatları diğer bazı ülkelerdeki et fiyatlarının en az 2-3 katı.

Üstelik o ülkelerin kişi başına milli geliri, bizden kat kat daha fazla!

Bu ülkeyi yönetenler, vatandaşlarına ağız tadıyla, uygun fiyatla et yediremiyorlar.

Sadece “et fiyatları” bile, Türkiye’nin yıllardır ne kadar kötü yönetildiğinin bir göstergesi.

 

 

Onlarda ve bizde et fiyatları…

Avrupa ülkelerinde karkas etin ortalama fiyatı 3 Euro civarında.

Fransa ve Macaristan’da 2 Euro…

Hollanda ve Bulgaristan’da 3 Euro…

Almanya’da 2.8-3 Euro arasında.

Yani bizim paramıza çevirirsek 9 lira…

Et, ABD’de 5 Dolar.

Avrupa’dan biraz pahalı…

Bizim paramıza çevirirsek, 13-14 lira.

Türkiye’de ise karkas etin kilosu son zamlarla birlikte 10 Euro.

Yani, 30 lira…

Aradaki uçuruma bakar mısınız?

9 lira nerede, 13 lira nerede, 30 lira nerede?

Bizde adam gibi kıymanın kilosu 40-45 lira…

Onlarda bizim paramızla 15-16 lira.

Üstelik bu karşılaştırmayı yaptığım ülkelerin insanları, bizim insanlarımızdan kat kat daha fazla para kazanıyorlar.

 

 

Onlar çok, biz az tüketiyoruz

Et; onlarda ucuz, bizde pahalı.

Bu durum haliyle tüketime de yansıyor.

Avrupalı, Amerikalı çok et yiyor…

Benim vatandaşım ise eti uzaktan seyrediyor, kokluyor.

Rakamlar şöyle:

ABD’de kişi başı yıllık et tüketimi 93. 9 kilo.

Avrupa ülkelerinde bu rakam ortalama 71 kilo…

Benim ülkemin vatandaşı ise yılda ortalama ne kadar et tüketiyor dersiniz?

Sadece 6. 2 kilo…

Bu rakam bir zamanlar 20 kilo imiş.

Hatta bir ara 34 kiloya kadar çıkmış.

Vatandaşını çok düşünen (!) AKP iktidarı döneminde inmiş inmiş “dip” yapmış.

Kilosu 40-45 lira olan kıymayı kim alır, kim yer?

Bonfilenin, pirzolanın kilosu 60-70 lira arasında.

Etin diğer çeşitleri de 35-70 lira arasında değişiyor.

 

 

Fiyatların artması herkesi sıkıntıya soktu

Et fiyatları yılbaşından bu yana yüzde 32-33 oranında zamlandı.

Bu fiyat artışından herkes şikâyetçi!

Et toptancısı da…

Kasap da…

Lokanta sahibi de…

Vatandaş da…

Hiç kimsenin tadı tuzu yok!

Et uygun fiyata olacak ki, kasap daha fazla et satabilsin, vatandaş daha fazla et yiyebilsin, lokantalar daha fazla müşteriye hizmet verebilsin.

Lokantacı, köfteci, dönerci; bu fiyatlarla müşterilerine doğru dürüst hizmet verebilir mi?

Ya porsiyonları azaltacak, ya fiyatları artıracak…

“Bıyık-sakal” hikâyesi…

Hiç kimse mutlu değil!

 

 

Et ithalatı çözüm mü?

İktidar, et fiyatları artınca hemen “ithalat” silahına sarılıyor.

Et ithal ederek yerli üreticiyi “terbiye etmeyi”, “yola sokmayı” düşünüyor…

Yanlış bir politika!

Yanlış olduğu defalarca kanıtlanmış olmasına rağmen, yine de bu yöntemden vazgeçilmiyor.

Et ithalatı nedeniyle fiyatlar bir süre geriler, ama ithalat yerli üreticiyi üretimden soğuttuğu için üretim azalır, fiyatlar tekrar fırlar.

İnanılmaz bir kısır döngüdür bu!

Önemli olan; et ithal etmek değil, üretimi artırmaktır.

Arzı çoğaltabilmektir…

Ürettiğimiz et, tüketimimize yetmiyor ki, fiyatlar sürekli artıyor.

Sorunu, et ithalatıyla çözemeyiz.

İthalat, üretimi caydırır.

Halbuki bizim üretmemiz lazım.

Sorunu ancak et üretimini artırarak çözebiliriz.

 

 

Tarım ve hayvancılığın sorunları…

Okul kitapları hâlâ aynı şeyleri mi yazıyor, bilmiyorum.

Türkiye, tarım ülkesidir…

Türkiye, hayvancılık ülkesidir…

O günleri çok gerilerde bıraktık biliyorsunuz.

Sebze, meyve ve baklagilleri de, eti de ithal eder olduk.

Bunun iki temel nedeni var.

*Üretim politikamız yok. Üretimi ve tüketimi planlayamıyoruz. Üretici, ne üreteceğini, kime kaça satacağını bilmek istiyor. Kendini haklı olarak garantiye almak istiyor.

*Diğer neden ise şu! İnsanlarımız, çalışmak ve üretmekten uzaklaştırıldı. “Çalışmadan yaşamak”, pek çok insanın yaşam tarzı oldu. Çalışana ve üretene “enayi” gözüyle bakar hale geldik.

Tarım ve hayvancılıkta bu sorunlarımızın acilen giderilmesi şart.

İnsanlarımız üretim bilincine kavuşturulmalı, ancak ürettiği de değer fiyattan pazarlanabilmeli.

Diyelim ki, bu temel sorunları bir ölçüde çözdük…

Bu defa yetiştireceğimiz hayvan türlerini masaya yatırmalıyız.

Büyükbaş mı, yoksa küçükbaş hayvan mı yetiştireceğiz.

Dana, sığır ve manda mı?

Koyun, keçi mi?

Hangisine ağırlık vereceğiz?

Büyükbaş hayvan yetiştiriciliğinde, maliyetin yüzde 65-70’ini “beslenme ürünleri” tutuyor.

Yeteri kadar meran, çayırın çimenin, otun yoksa, arpa ve mısır üretemiyorsan, yandın!

Bunları dışarıdan almak zorundasın, yani dövize bağlısın.

Döviz fiyatları artınca da yem fiyatları, dolayısıyla hayvan maliyetleri artıyor.

Ve sonunda “dünyanın en pahalı etini yiyen ülke” unvanına sahip oluyorsun!

Bir yığın hatalar zinciri…

 

 

Sonuç olarak…

Sebebi şu veya bu…

İktidarlar, sorunları çözmek için vardır.

AKP iktidarı, diğer pek çok sorun gibi tarım ve hayvancılığın önündeki sorunları çözemedi.

İşte bu nedenle insanlarımız “dünyanın en pahalı eti” ni yiyor.

Vatandaşına et yediremeyen bir iktidar olur mu?

Bu yazı toplam 1284 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim