• BIST 89.385
  • Altın 145,846
  • Dolar 3,6324
  • Euro 3,8967
  • Kocaeli : 21 °C
  • İstanbul : 21 °C
  • Sakarya : 21 °C

Evlad-ı Fatihan’a sahip çıkmak!..

Mustafa Küpçü

Osmanlı, “Fetih” üzerine kurulu bir düzendi. Silah ve bilek gücü ile ülkeler fethetti, coğrafi sınırlarını genişletti.

Osmanlı, “Osmanoğlu Sülalesi” nin mutlak egemenliğine dayanıyordu.

“Mutlak egemenliği” için, Anadolu’daki “Türk Beyliklerini” ya asimile etti, ya savaş yoluyla ezdi, ya da fethettiği ülkelerde iskan etti.

16. yüzyılda gücünün doruk noktasına çıkan Osmanlı İmparatorluğu, “bilim ve teknolojiye” sırtı dönük ve “üretim ekonomisi” dışında tüketime dayalı bir yaşam biçimi sonucu, gücünü yitirdi. Avrupa, Afrika ve Ortadoğu’daki topraklarını bir bir yitirip, “Anadolu Coğrafyasına” çekildi.

1900’lü yılların başında, Balkanlar’daki Batı destekli “Milliyetçilik” akımları ve 1912-13’deki Balkan Savaşları sonunda Balkanları da yitirdi. Ancak, o ülkelerde kök salmış Türk kökenli insanlar bu ülkelerde “azınlık” olarak yaşamlarını sürdürdüler. Cumhuriyet kurulduktan sonra, “Mübadele” yoluyla  bir kısmı Anayurt’a göçse de, bugün hala Balkan ülkelerinde yaşamlarını sürdüren soydaşlarımız

Dünyada gelişen “İnsan Hakları” ve “Demokratik-Hukuk Devleti” ilkeleri çerçevesinde, Balkan ülkelerinde “Türk” kökenliler “eşit vatandaşlık” haklarıyla ya bireysel olarak ya da siyasi parti kurarak, yaşadıkları ülke siyasetinde söz sahibi olmaya başladılar.

Bulgaristan’da, “Hak ve Özgürlükler Partisi” (HÖH), son birkaç dönemdir “İktidar ortağı” olarak Hükümetlerde yer alıyor.

Türkiye’de kurulan “Balkan Türkleri Dernekleri” de bu siyasal mücadelenin en etken kurumlarıdır. ANCAK!

Son yıllarda bu derneklerden bazılarına “Siyaset Kurtları” girdi!

Özellikle de AKP siyasetini egemen kılma çalışmaları başlatıldı!

Oysa, bu dernekler “Uluslararası Siyaset” içinde rol üstlenen ve “ulusal bir kimlik” göstermesi, siyasal görüş farkı düşünmeksizin tüm soydaşları kucaklaması gerekirdi.

Kimileri ise, Türkiye’deki derneklerin kimlikleriyle oynamanın da ötesinde, özellikle Bulgaristan’daki siyasete “müdahil olma” cüretini göstererek, AKP siyasetine uygun “Hürriyet ve Şeref Halk Partisi” ni kurdurarak, Hak ve Özgürlükler Partisi’ne “rakip” oldular! Geçen seçimlere katılan ikinci partinin kazanması için Türkiye’de yaşayan ve Bulgaristan seçimlerinde “çift vatandaşlık” kimlikleriyle oy kullanacak kişileri de etkilemek için devasa afişler yaptırarak Bilbordları donattılar! İkinci parti seçimlerde hiçbir varlık gösteremedi ama aldıkları oyla HÖH’e en az iki milletvekili kaybettirdiler!

Uluslararası Siyaset, “Ulusal Çıkarlar için “ yapılır.

Kurucu üyeleri “aidat borçları” nedeniyle üyelikten silen, kongrede oy kullanma hakkını ellerinden çalanlar, hasbelkader yönetiminde oldukları derneklerini bu yanlış eyleme sürüklemeye çalışarak “ulusal çıkarları” hiçe saymışlardır.

 Hak ve Özgürlükler Partisi (HÖH) milletvekilleri Erdinç Hayrullah, Mustafa Karadayı, Durhan Mustafave Ruen Belediye Başkanı İsmail Osman Kocaeli’ye geldiler.

Ne yazık ki, onların seçilmemeleri için özel gayret gösteren bir kişi de “evsahibi” kimliği ile yanlarındaydı!

Bir insanın –doğru ya da yanlış- tercihleri olabilir. Ama “İKİYÜZLÜLÜK” hoşgörü ile karşılanabilecek bir durum olamaz!

Hele, “Evlad-ı Fatiha’na sahip çıkmak” iddiasında olanlar için!

NOT :

Bu yazı, birilerine laf atmak adına değil,  Bulgaristan göçmenlerini uyarmak için yazılmıştır!

Bu yazı toplam 504 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim