• BIST 108.489
  • Altın 152,547
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Kocaeli : 13 °C
  • İstanbul : 16 °C
  • Sakarya : 13 °C

EVRAKLARI SAKLAYIN; BURASI TÜRKİYE

Necdet  Güler

Benim iyi bir huyum var. Başımdan geçen, ders alınacak şeyleri dostlarıma anlatırım. Kulaklarına küpe olsun diyerek.

İşte onlardan biri:

Biz evimizde bütün resmi evrakları saklarız. Arada bir,  içlerinden  geçerliliğini kaybedenleri, örneğin geçen yılın sigorta evrakı gibi olanları ayırır imha ederiz. Bunun için kartondan büyük bir kutumuz var. İçinde büyük zarflar, üzerinde konular yazılıdır; Araba, ev,  TV nin garanti belgesi, benim tayin ve terfi yazılarım vs. Şimdi yaşın 70’leri geçmiş, tayin yazıları neye yarar diyeceksiniz. Torbadan filan bir kanun çıkar; şu görevi şu ünvanla yapanların emekli maaşı değişir, ayıkla pirincin taşını. Bu konuda birçok örnek verebilirim. Bir tanesini iyi hatırlıyorum; kadrosu Teknik Hizmet olanların yaptıkları staj süreleri emeklilikte geçerli olacak denildiğinde elinde evrak olmayanlar bu durumdan yararlanamamıştı. Bunlardan bir de ben olmuştum.

Annem de evrak saklamanın önemini benden edinmişti. Ancak onun evinde aynı şeyi yaptığımızda bir evrak vardı ki her gördüğünde ;

-Necdet oğlum..Bunu neden saklıyorsun..Seneler geçmiş derdi..

Ben de her defasında “ Anne, burası Türkiye” diyerek cevap verirdim. O da bu evrakı hep sakladı büyük bir zarf içinde.

O evrakın düzenlenmesinden seneler geçmişti.  Rahmetli anneme gitmiştim. Postadan bir zarf gelmiş. Evrakta şu yazılı: Filanca plakalı motorsikletin vergi borcu ve faizleri tutarı…… lirayı ödemeniz. Ödememe durumunda……

Bayağı bir para. Kırk beş sene öncesi ile ilgili. Rahmetli babam motorsiklet meraklısıydı. Doğu Almanya’da imal edilmiş EMW marka o motorsikleti yıllar önce satmıştı, noter kanalıyla.

Annemde bir telaş. Üzülme dedim. Saklama dediğin evrakı hatırlıyor musun? İşte onunla bu işi halledeceğim. Hem şaşırdı, hem sevindi.

Vergi dairesine gittim. Bayan memur, “yıllardır bu motorsikletin taşıt vergisini ödememişsiniz, sahibi siz varisleri görülüyorsunuz” dedi. Cebimden o evrakı çıkardım ve gösterdim. Evraktaki tarihe baktı ve büyük bir şaşkınlıkla  trafik şubesine gitmemi önerdi.

Oraya gittim. Sıra numarası aldım ve bekledim. Sıra bana gelince polis memuru arkadaşın karşısına oturdum. Evrakı göstermeden durumu anlattım. Sonra elimdeki noter satışı kağıdını verdim. Dikkatle okudu  ve ayağa kalkarak, oturduğum tarafa eğilip, çok saygın bir şekilde elimi hararetle sıktı.

  • Beyefendi…Ben yıllardır çalışan bir memurum. Bir insanın 45 yıl önce düzenlenmiş bir evrakı sakladığını ilk defa gördüm….Sizi kutluyorum. Bazıları bu bürodan bir hafta önce verdiğimiz evrakını kaybediyor.

Gerekli belgeleri düzenleyip geri kalan işlemleri tamamlamam için beni başka bir birime gönderdi. Orada işimi bitirip kendisine geri döndüğümde beni görür görmez, o sırada yaptığı işi bırakıp elimdeki evrakları aldı ve işlemi bitirdi.

Sonra ayağa kalktı, yeniden elimi sıktı ve beni uğurladı. “Burada yapılacak başka bir işiniz olursa lütfen önce bana gelin” dedi.  O memur arkadaşın şaşkınlığını ve kibarlığını hiç unutmayacağım. Benim evrak o memura unutamayacağı bir gün yaşatmış gibiydi.

Unutmadan söyleyeyim. Oraya gitmeden önce bu evrakın birkaç adet fotokopisini  çektirmiştim. Onları hala saklıyorum…Burası Türkiye

 

Bu yazı toplam 1023 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim