• BIST 94.655
  • Altın 144,935
  • Dolar 3,5508
  • Euro 3,8707
  • Kocaeli : 11 °C
  • İstanbul : 13 °C
  • Sakarya : 11 °C

Eyyy özgürlük!

Hakan Yağcıoğlu

Demokrasi…

Hak ve özgürlükler…

Eşitlik…

İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi…

Ülkemiz için çok fazla dillendiremediğimiz şeyler…

Çünkü 1980 darbesinden sonra sindik. Korkutulduk, ürkütüldük ve depolitize edildik…

***

Öyle bir dünyada yaşıyoruz ki, kapitalizmin parçalayıcı çarkları arasında, demokrasi ve özgürlük özlemiyle yanıp tutuşuyoruz. Ülkemiz de öylesine bir bölünmüş görüntü yaşıyor ki, ürkütücü ve endişe verici…

Bu siyasi bir yazı değil. Merak etmeyin. Siyaset bizim işimiz değil. Ama düşündüğünü söyleyememe konusundaki faşizan baskı, maalesef iliklerimize kadar işlemiş…

Sporda demokrasi dediğimiz de bile, buna kendimizi dahil kimseyi inandıramıyoruz…

***

En iyi ben bilirim… Ben ne dersem o olur… Ben sizi eleştiririm, siz beni eleştiremezsiniz düz mantığı, toplumun adeta iliklerine işlemiş…

Kibir…

Böbürlenme…

Bencillik…

Olgun ve çağdaş insanın önündeki en büyük engeller…

***

Soprda ‘En iyi olmak, birinci gelmek, kupayı kazanmak, övülmek’ duyguları ön plana çıkmıyor…

Olabilir…

Aksi halde yarışmanın ve doğayla mücadele etmenin de anlamı kalmaz…

Ama bunun bir oyun olduğunu, karşınızdaki rakibinizin bir insan olduğunu unutmamak kaydıyla…

***

At gözlüğüyle bakmak misali çok güzeldir. Dogmatik, yani tek fikirde saplanıp kalarak yaşamak fikrinin bir başka deyimidir… Malum, atların gözleri iki yandadır ve tüm çevreyi görebilirler… Yarışlarda da, çevreye değil, önüne bakmaları için gözlük takılır…

Deyim buradan gelir…

Tek bir şeye odaklanmak…

Ama yarış sonrası, atların bile gözlükleri çıkarılır ve özgürlüklerine kavuşurlar…

Nasreddin hoca gibi ‘Ben ayağımı nereye basarsam, dünyanın merkezi orasıdır’ benmerkezciliği, en basitinden, o insana kaybettirir…

***

Geniş düşünmek, fotoğrafın genelini görebilmek, insanı daha olgun yapar ve çevresinden de saygı görür…

Kentimizin spor dünyasında, maalesef üzücü derecede bir çekememezlik, benmerkezcilik, benden sonra tufan mantığı görülmektedir…

Teknik direktör futbolcusuna, futbolcusu yönetimine, yönetimi teknik heyete bu sarmalda laklaşabilmektedir… Sonuçta da, herkes birbirinin bacağını aşağıya çekerek, çamura batmaktadır…

Tabii, spor camiası da, ülkenin genel sosyal yaşantısının bir parçası olarak, toplumdan etkilenmektedir.

***

Bu anlamıyla sporda eğitim, çok çok öne çıkmaktadır… Eleştirmeyi, karşısındakine küfür etmek olarak algılayan nesiller yerine, sağlıklı konuşup düşünebilen ve fikrini söyleyebilen bir nesil daha verimlidir…

İletişimin sihirli gücü burada en etken unsurdur…

İletişimsiz bir toplum olduğumuz ortada…

Birbirimizle küfürlerle ya da yakalarla anlaşabiliyoruz…

Açıkoturumların hala kavgayla sona ermesi, koca koca profesörlerin birbirine olmadık sözler söylemesi, iletişimsiz ve uzlaşısız toplum kültürünün bir ürünüdür… Akademisyenlerin bu durumda olması, daha da endişe verici bir durumdur…

***

Küçük bir örnek… Ama önemli bir örnek…

Kocaelispor ve teknik direktör Ümit Metin Yıldız ile taraftarların arasındaki uzlaşısızlık…

Tribünlerin önüne selamlamak üzere zorla götürülen bir hoca ve onu zorla alkışlayan bir taraftar grubu…

Böylesine sağlıksız bir ortamda, sağlıklı bir eleştiri kültürü oluşabilir mi?..

Böylesi ir camia başarılı olabilir mi?

İşkembeden konuşmak, sağda solda sinsice dedikodu yapmak ve çınarı içeriden çürütmek…

Bir kurt gibi…

***

Sağlıklı düşünmek, sağlıklı eleştiri getirmek, sorunların çözümü noktasında iyi araştırma yapıp, ona göre fikrini söylemek en doğrusu olacaktır…

Böylesine bir düşünce yapısı, onun sonucunda gelecek eleştiri ve çözüm yolları, Kocaelispor’un ve diğer spor kulüplerimizin, çağdaş dünyayı yakalaması ve yarınlara umutla bakmasının en önemli sacayağıdır…

Yoksa, 2.Lig’e, 1.Lig’e, hatta Süper Lig’e çıkmak, nihai hedef olamaz…

Asıl hedef, kulübü 20209’lere modern şekilde kavuşturmak ve odan sonra hak ettiği yerlerde bulunması için direnmektir…

Nitekim, 6 yıl aradan sonra 2008’de Süper Lig’e yükselen Kocaelispor’un, 109 yıl içerisinde nerelere geldiği malumumuzdur…

***

Maçlara gelen ailelerin, babaların, annelerin, ablaların, ağabeylerin, çocukların yüzüne bakın, Ne demek istediğimi daha iyi anlarsınız…

1-211.jpg

Bu yazı toplam 711 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim