• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Kocaeli : 24 °C
  • İstanbul : 27 °C
  • Sakarya : 24 °C

Fabrika ayarlarımıza dönüş

Ayşe SARIZEYBEK

“Gerçek tutkunuz nefes almak gibi hissettirmeli, o kadar doğal .. “ demiş Oprah Winfrey.  Yaşam amacımıza uygun yaşamak, yaşamdan aldığımız doyumu arttıran önemli bir faktördür. Bunu gerçekleştirebildiğimiz ölçüde hayatımızdan memnuniyet ve tatmin duyarız.  Amacımızdan uzak yaşadığımız hayat ise cansız soluk bir tablo yada cıvıltısız bahçe gibi donuktur. Herkes yaşam amacından bahseder ama kaç kişi bunu bulmuştur ve yaşamaktadır?  Bunca sorunum varken,  dur hele yaşam amacını sonra buluruz diyebilirsiniz. Oysa sorunlar, zaten ruhumuzun en derinlerinden yukarı çıkmak isteyen bu parçamızı, bulamamış olmamızdan kaynaklanmaktadır.

İnsanın bir şeyi görebilmek için, biraz uzağında tutmalıdır.  Ruhumuzun kendini ifade etmek isteğini, gerçek tutkumuzu görebilmek içinde kendimize de uzaktan bakmayı bilmeliyiz. Her insanın keşfedilecek bir potansiyeli mutlak vardır. Bunu keşfetmemize ve kendimize duyduğumuz güvene yönelik en büyük tehdit yine insanın kendisidir.

Sürekli ve mantıksız şekilde yeteneklerimizi sorgulayan, en küçük hatamızda bizi cezalandıran, bazen başardıklarımızı önemsizmiş gibi göstermeye çalışan, her durumda karşımıza çıkabilecek olumsuzlukları, yorulmadan tekrarlayan negatif tarafımız hepimizde bulunmaktadır.  Ben, kendiminkine dublajcı ismini taktım. İçimizde benimle durmadan konuşan, benim bilinçaltımdaki olumsuz düşünce kalıplarımın dublaj sanatçısı, iç eleştirmenden başka bir şey değildir.  İç eleştirmenimiz, durmaksızın kendimize verdiğimiz değeri, fikirlerimizi ve hatta hedeflerimizi ve değerlerimizi soru yağmuruna tutar.

Özeleştirinin bir gerçeklik payı vardır ve hatta performansımızı bazı yönlerden arttırmaya çalışmamızda bize yardımcı olur. Ancak, içimizdeki eleştirmen, eylemlerimizi objektif değerlendirmez. Gerçeği çarpıtır ve kendimize olan güvenimizi zayıflatır. Eğer kontrol altına alınmazsa, iç eleştirmen, sürekli potansiyelimizin altında performans göstermemize neden olur.

İç eleştirmen, kurtulmamız gereken kusurlu bir parçamız değil, yönetmeyi öğrenmemiz gereken parçamızdır. İnsan, zayıf ve güçlü yanlarıyla bütündür.   Kendi eleştirmenimizi nasıl yönetiriz?

Onun doğal parçamız olduğunu kabul etmeyle işe başlayabiliriz.

 İç eleştirmenimiz bizim doğal parçamızdır. Amacımız, ondan kurtulmak değil, onu yönetmektir. Performansımız  ve yaşamdan aldığımız keyif  üzerindeki etkisini aza indirgeyerek yönetebilmek.

İçeleştirmenin çabalarının altında yatan niyeti anlamak,  kendimizi takdir etmek, üzerimizdeki olumsuz etkiyi aza indirgemenin anahtarıdır.

Bir şeyi yönetmek için, önce onu tanımak gerekir.Kendimiz olumlu ve olumsuz yönlerimizle tanımak, keyifli ve başarılı yaşamın sırlarındandır. Olduğumuz halimizle de, kendine özgü, orijinal bir insan olduğumuzu hepimiz hatırlamalıyız. Bilim adamları hayvanları kopyalamayı başarsalar da, kopya insan yapılamamıştır. Her insan, orjinaldir. Kendimizi birilerine yada bir şeylere benzetme çabası içinde olan bizleriz. Çevremizle etkileşim içerisinde iken farkında olmadan başkasına dönüşürüz. Herkes farkındalıklı olamayabilir. İnsanın çevresiyle etkileşim halinde olduğu, bir süre sonra bu çevreden etkilendiği bilimsel bir gerçektir.  Sadece bunun farkındalığı ile, çevremizde etkileşimde olduğumuz insanları seçebiliriz.  Daha yapıcı, daha olumlu, kendisiyle barışık bireylerden oluşmuş bir arkadaş çevresi,  olumlu yönde gelişmemizi  sağlar.

Atalarımız, bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim demiş. Ağustos ayının sonuna geldiğimiz şu zamanlarda, gelin hep birlikte yeni başlangıçlara imza atalım. Kendimizi bir adım daha ileriye götürmek için, yaşamımızı gözden geçirelim. Bitirilmesi gereken ne varsa daha fazla uzatmayalım. Kendimizi yenilemek için neler yapabiliriz, bunlara kafa yoralım. Yaşam devam ediyor. Sürüp giden bu yaşamın içinde, nasıl yer almak istiyorsak, öyle olmayı keşfedelim.

Kendimizle barıştığımız, kendimizi ödüllendirdiğimiz,  ruhumuza sonradan yüklediğimiz her şeyi silip, orjinalliğimize dönmek için tuşa bastığımız bir hafta olsun. Sevgiyle kalın.

Bu yazı toplam 1002 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim