• BIST 89.082
  • Altın 146,622
  • Dolar 3,6397
  • Euro 3,9267
  • Kocaeli : 13 °C
  • İstanbul : 16 °C
  • Sakarya : 13 °C

Fabrika ayarlarındaki bir AKP’linin söyledikleri

M.Tanzer Ünal

Hafta başı…

Öğle saatleri…

Ankara’dan gelen arkadaşım Bartu Soral’la birlikte yemeğe çıktık gazeteye dönüyoruz.

Tanıdıklarla selamlaşıyoruz, bazılarıyla ayaküstü iki çift laf ediyoruz.

Derken karşı yönden gelen bir beyefendi…

Bartu Bey’le tanıştırıyorum, tanıtırken AKP’li olduğunu da söylüyorum.

AKP’li olduğuna itiraz etmiyor, ama hemen düzeltiyor.

“Fabrika ayarlarındaki bir AKP’li…”

Bu düzeltme boşuna değil.

Gerçekten, ismini yazmayayım, o beyefendi; nasıl olduysa nasıl başardıysa fabrika ayarlarında kalabilmiş bir AKP’li…

AKP’nin kentimizdeki ilk yöneticilerinden…

Pırıl pırıl…

Seviyeli…

Güvenilir…

Örnek bir insan!

Hani bir yere aday olsa, AKP’li olmasına bakmadan, oy verilebilecek bir insan!

Fırsat bu fırsat, hemen bir gün önceki olağanüstü kongreyi kaynattık.

“Yeni başbakanınız hayırlı olsun. Ne diyorsun bu darbe olayına?”

“Tanzer Bey, söylenecek bir şey yok. Biz artık sözün bittiği yere geldik…”

“Hani fabrika ayarlarına dönüyordunuz? Konuşuldu etti, ama öneri ortada kaldı… Sizin gibilerin sayısı gittikçe azalıyor…”

“Gördüğün gibi kimsenin fabrika ayarlarına dönmeye niyeti yok. Konuşulmasına konuşuldu da unutuldu gitti. Bu saatten sonra da bazı şeyleri düzeltmen çok zor!”

“Parti içinde karşıya itilenlerin sayısı gittikçe artıyor. Bunlara şimdi Ahmet Davutoğlu da eklendi. Herhangi bir kıpırtı olabilir mi?”

“Olmaz… Kesinlikle olmaz. Dün kongrede salonun halini görmedin mi?”

“Peki, ne olacak o zaman? Siyaset böyle mi gidecek?”

“Valla, bizim tarafa bakmayın. Bu arı oğul vermez, bunu bilin. Durumdan memnun olmayanlar da artık seslerini çıkaramazlar. Eleştirmek, yazmak çizmek de boşuna. Duymuyorlar… Görmüyorlar… Duysalar görseler bile umursamıyorlar. Kibirleri zirve yaptı.”

“Partinizdeki memnuniyet oranı yüzde yüz mü? Herkes olup bitenlerden memnun mu?”

“Hayır olur mu öyle şey. Memnun olmayanların sayısı gittikçe artıyor. Ancak bu arkadaşlarımız gidecek kapı bulamıyorlar. Nereye gidecekler? CHP’ye gitmezler, MHP’nin durumu ortada…”

“MHP düzelirse, başına Meral Akşener geçerse ne olur?”

“İşte bak o zaman siyasette kartlar yeniden karılır. Dengeler değişir, ortalık normalleşmeye başlar…”

“Fabrika ayarlarında bulunan bir AKP’li olarak sen diyorsun ki, çareyi AKP’de aramayın, AKP’nin düzelmesini veya parçalanmasını beklemeyin, kendinize yeni bir kulvar açın!”

“Aynen öyle. Bizim tarafı unutun. Bizde artık iyileşme, düzelme, fabrika ayarlarına geri dönme olmaz. Meral Hanım başına geçer MHP’yi mi düzeltir, yeni bir siyasi oluşum mu olur, ne yapacaksanız yapın. Ülkemizin buna ihtiyacı var. Güven verecek, umut olacak bir siyasi oluşum, bizden de epey seçmeni koparır.”

                                      *******

Fabrika ayarlarındaki AKP’nin söylediklerini sizlerle paylaştım.

 

Fransa’da ve bizde kadın bakan sayısı

 

Hani biz kadınlarımıza çok önem veriyoruz ya…

Her kadınlar gününde, kadınlarımızı yerlere göklere sığdıramıyoruz ya…

Basit bir iki rakam vereyim dedim.

Ülkemizde biliyorsunuz kısa süre önce yeni hükümet kuruldu.

27 bakanımız var.

Bu 27 bakan içinde sadece 1’i kadın.

 

Fransa’da…

Fransa’daki bakan sayısı 34.

Şimdi sıkı durun, 34 bakanın 18’i erkek, 16’sı ise kadın!

Neredeyse yarı yarıya…

Biz kadınlarımıza çok önem veriyoruz, çok!

 

 

“MR severlik”te dünya şampiyonuyuz

 

“MR severlik” de ne diyeceksiniz.

MR, manyetik rezonans…

Yani tıbbi görüntüleme yöntemlerinin en gelişmişi.

Röntgen…

Ultrasonografi…

Tomografi…

MR…

Biz biliyorsunuz yeniliği seven bir milletiz.

Son yıllarda bakıyorum da milletimiz “MR’sız” yapamıyor.

Neresi ağrısa, gidip bir MR çektiriyor.

Burada tabii doktorların yönlendirmeleri de çok önemli.

“Git bir MR’ını çektir!”

Gerekli mi gereksiz mi, hiç önemli değil.

MR çekilsin ki, hastanelerdeki MR cihazları para kazansın.

MR çektirmek, Türkiye’de hastalık tespitinden çok, MR cihazlarına para kazandırmaya yarıyor.

Bu, bir gözlem değil.

Kısa adı OECD olan Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü’nün bir verisi.

Türkiye’de yılda her 1000 kişi için 119 MR taraması yapılıyor.

Yani binde 119…

Bu oranla dünya birincisiyiz.

Bizi 107 MR’la ABD izliyor.

Demek Amerikalılar da bu işi çok seviyor.

Daha sonra oranlar hızla düşüyor.

*LÜKSEMBURG-81

*BELÇİKA-77

*İZLANDA-75

*İSPANYA-70

*YUNANİSTAN-68

*İSVİÇRE-61

*DANİMARKA-60

*KANADA-53

*ESTONYA-51

*AVUSTURYA-50

*HOLLANDA-50

*SLOVAKYA-46

*MACARİSTAN-35

*İSRAİL-31

*PORTEKİZ-30

*AVUSTRALYA-28

*GÜNEY KORE-26

*POLANYA-23

*ALMANYA-22

*İRLANDA-16

*ŞİLİ-13

OESD ülkeleri ortalaması ise 52.

Gördüğünüz gibi, biz MR severlikte ortalamanın iki katından daha fazlayız.

Bu kadar MR çektiriyoruz da bari sağlığımız yerinde olsa!

 

Bu yazı toplam 3601 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim