• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Kocaeli : 4 °C
  • İstanbul : 6 °C
  • Sakarya : 4 °C

Faruk Saleem’e göre onlar ve biz…

M.Tanzer Ünal

Faruk Saleem…
Pakistanlı bir yazar…
Müslüman…
Geçenlerde, “Yahudiler neden bu kadar güçlü?” başlıklı bir makale yazmış.
Müslüman coğrafyasına bir “cevap” niteliğinde…
Bu makaleyi, işadamı Ali Üstay dilimize çevirtmiş ve basına dağıtmış.
Bana da dolaylı olarak geldi.
Okudum, yararlandım, sizlerle paylaşmak istedim.
Makalede yer alan bazı veriler şöyle:
“İslam İşbirliği Teşkilatı’nın 58 üye ülkesi bulunuyor. Tahmini bir buçuk milyar civarında Müslüman nüfus var.
Yaklaşık 14 milyon Yahudi yaşıyor dünyada… 7 milyonu Amerika’da, 5 milyonu Asya’da, 2 milyonu Avrupa’da, 100 bini Afrika’da.
Albert Einstein, Sigmund Freud, Karl Marks, Paul Samuelson, Milton Friedman Yahudi’dir. Peter Schultz optik lif kabloyu, Charles Adler trafik ışıklarını, Benno Strauss paslanmaz çeliği, İsador Kisse sesli filmleri, Emile Berliner telefon mikrofonunu, Leo Szilard ilk nükleer reaktörünü, Charles Ginsburg kayıt makinelerini geliştirdi, Stanley Mezor mikro-işlem cipini icat etti. Benjamun Bumin aşı iğnesini, Jonas Salk ilk çocuk felci aşısını, Gertrude Elion lösemiye karşı ilacı, Paul Ehrlich frengi için tedaviyi, Willem Kolff böbrek diyaliz makinesini buldu, Aaron Beck bilişsel terapiyi, Baruch Bulumberg hepatit-B aşısını geliştirdi. Enfeksiyon hastalıklarında Elie Metchnikoff, endokronolojide Andrew Schally, nöromüskülar aktarımda Bernard Katz, embriyolojide Stanley Cohen, insan gözünün anlaşılmasında George Wald Nobel ödülüne layık görüldüler. Makalenin yazıldığı yıla göre on dört milyon olan Yahudiler, son yüzyılda on beş düzine Nobel ödülü kazanırken, bir buçuk milyarlık Müslümanlar sadece 3 ödül kazanabildiler! Barış ödülleri hariç… 2006 yılında Orhan Pamuk sayesinde bu rakam dörde yükselmiş oldu.
Dünyanın en ünlü finansörleri, yöneticileri, yönetmenleri, yapımcıları yayıncıları Yahudi… Yüzlerce kütüphane yaptıran G. Soros ve W. Annenberg de Yahudi.
UNDP de toplanan verilere göre, Hıristiyan dünyasında okur- yazarlık oranı yüzde 90; Müslümanlarda yüzde 40… Yüzde yüz okuryazarlık hiçbir Müslüman çoğunluklu devlette yok. Hıristiyan dünyasında Üniversiteyi bitirenlerin sayısı yüzde 40 iken, bu Müslümanlarda yüzde 2’lerde. Yahudiler beş yüz civarında üniversiteye sahipken, her üç milyon Müslüman’a bir üniversite düşüyor!
Müslüman çoğunluklu ülkelerde, bir milyon Müslüman kişiye 230 bilim adamı düşerken, bu oran Birleşmiş Milletlerde 4000, Japonya’da ise 5000 rakamlarına yükseliyor. Tüm Arap dünyasında, tam zamanlı araştırmacıların sayısı 35 bin. Bir milyon Arap başına 50 teknisyen, Hıristiyan dünyasında bir milyon insana ise 1000 teknisyen düşüyor.
Araştırma ve geliştirmeye Müslümanlar GDP sinin 0.2 sini harcarken, Hıristiyan dünyası bunun yüzde 5’lik kısmını harcıyor. Sonuç: Müslüman dünyası bilgi üretmeden yoksun!
Gazete ve kitap okuma oranları bilgiyi yaymaktaki başarıyı gösterir diyor Saleem: Bin kişiye Pakistan’da 23 gazete çıkarken, Singapur’da bu oran 360’tır. İngiltere’de milyon başına kitap yazarı 2000 iken, Mısır’da bu sayı 20. ( Türkiye’de günde ortalama 4.600.000 civarında gazete okunuyor. 1000 kişiye düşen gazete sayısı 60 civarında.)
Shanghaijiao Tong Üniversitesi’nin düzenlediği “Dünya Üniversitelerinin Akademik Sıralaması”nın ilk 500’ünde Müslüman Devlet Üniversitesi yok!
Yine makaleden hareketle ülkelerin bilgi uygulama başarısı için toplam ihracatın içinde ileri teknoloji ürünlerinin payı dikkate alınıyor. Bu oran yüzde olarak Pakistan’da 1, Suudi Arabistan, Cezayir, Kuveyt, Fas için 0,3. Türkiye ise ileri teknoloji ürünü ihracatında oldukça alt sıralarda. Dünya Bankasının 2010 verilerine göre işlenmiş ürünler ihracatımızın içinde ileri teknoloji ürünlerinin payı yüzde 2… Aynı oran gelişmiş ve gelişmekte olan ekonomilerde örneğin yüzde olarak Filipinler’de 68, Malezya’da 45, Güney Kore’de 29, Çin’de 28, Fransa’da 25, ABD’de 20, Almanya’da 15, Brezilya’da 15.
Sonuç:
Dr. Saleem makalesini şöyle bitiriyor: Müslümanlar güçsüzdürler:
Üretmedikleri için…
Bilgiye başvurmadıkları için…
Bilgiyi yaymadıkları için…
Neden güçsüzdürler?
Yanlış eğitim, sıfır eğitim… Din eksenli, sorgusuz, araştırmasız, ezberci eğitim!
Gelecek, bilgi tabanlı toplumlara aittir… İlk emri OKU olan Kitabın yolundan giden (sözüm ona) Müslümanlar, neyle uğraşıyor dersiniz?”
*********
Faruk Saleem’in makalesinden veriler böyle!
Kendisi de Müslüman olan yazar, özeleştiri yapmış.
Biz Müslümanlar, pek eleştirilmeyi sevmeyiz.
Ne yapalım, yapımız bu!
Ama Müslüman dünyasının gerçeklerini de bilelim ve gerçeklerimizle yüzleşelim!

Bu yazı toplam 1929 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim