• BIST 106.926
  • Altın 151,429
  • Dolar 3,6718
  • Euro 4,3287
  • Kocaeli : 5 °C
  • İstanbul : 15 °C
  • Sakarya : 5 °C

Fatih Erbakan adaylığı

Mehmet Özmen

Saadet Partisi, son dönemde basiretsizliklerin üst üste geldiği bir siyasal hareket oldu. Bu zamana kadar verdikleri mesajlar ve ülkeye kazandırdıkları ile sürekli gündeme gelen Milli Görüş hareketinin siyasal mecradaki temsilcisi olan Saadet Partisi, özellikle Numan Kurtulmuş’un genel başkanlığı döneminde yaşanan olayların da etkisi ile giderek kan kaybeden ve yokları oynayan bir duruma geldi.

O dönemde özellikle ellerinin altındaki militan ruhlu gençleri genel başkanlarına karşı kışkırtan, bir Ramazan akşamında, üstelik iftar sofrasında ona küfrettirecek kadar ileri giden zevatın bu teşkilatlara verdiği zararların haddi hesabı yoktur.

Kurtulmuş ile iyi bir ivme yakalan Saadet Partisi’nde, adeta dış güçlere alet olurcasına yaşatılan bu dayatmalar, Rahmetli Hoca’yı bazı kişilerin çok yanlış yönlendirmesi, 2009 seçimlerinde gelen başarı ile elde edilen kredinin bir anda tükenmesine neden oldu. Ben, Hoca’nın yaşananları geç de olsa gördüğünü düşünüyorum. Fakat dediğim gibi, sonuçta kaybeden Milli Görüş teşkilatları oldu…

Saadet Partisi’nin artık siyasi arenada varlığını sürdürebilmesi için tutunabileceği tek bir dalı kaldı. O yalnızca Erbakan soy ismidir. Bu isimle hep anılacak ve varlıklarını sürdürebilirler. Fakat parti ve dava çalışmalarında Erbakan misyonuna katlanamayanlar, Onun adının büyüklüğüne ve Milli Görüşe kazandırdıklarını göz ardı edenler, ikinci planda kalmayı hiçbir zaman kendilerine yedirememişlerdi zaten.

İşte böyle bir durumda Fatih Erbakan’ın genel başkanlığa aday olmasının önüne geçmeye çalışan kişilerin asıl derdi, genç Fatih’e sorun çıkarmak değil, Erbakan soy isminin altında ezilmekten bıkmalarıdır. Onlar, böylesine bir ahlaki yoksulluk içerisinde genç Fatih’e problem çıkarırken, asıl yapmak istedikleri her zaman kendilerinden önce gelen Necmettin Erbakan’dan intikam almaktır.

Yoksa, gençleri genel başkanlarının üzerine salarak küfrettirmenin, saldırtmanın, Kurtulmuş’un başarılı genel başkanlığını hazmedememenin, aynı gençlere, ‘Fatih Erbakan’ı bu etkinliğe kesinlikle almayacaksınız’ demenin başka bir izahı yoktur. Üzüntüm ise tepedeki bu absürt anlayışın temsilcilerinin de bugün teşkilatların çeşitli kademelerinde görevde bulunmalarıdır.

xxx

İşte böyle bir durum içindeyken, Saadet Partisi düşkünlerini biraz olsun meraklandıracak bir gelişme yaşandı.

Evet, soyadından dolayı her kapıyı yüzlerine çarpmak isteyenlere karşı Fatih Erbakan’dan yeni ve güçlü bir hamle geldi. Genç Fatih, bağımsız olarak milletvekilliğine aday olmaya hazırlanıyor. Bu elbette heyecan verici bir durum.

30 Mart seçimleri de bizlere göstermiştir ki, Milli Görüş sevdalıları, Saadet Partisi’nin genel merkez ve yereldeki teşkilatlarını benimsemiyor. Dahası başarısız ve ümitsiz buluyor. Böyle olmasaydı, o kadar oy AK Parti’ye kayar mıydı?

Doğal olarak da tepeden tırnağa bir yenilik beklentisi içinde Saadet Partisi’nin seçmen potansiyeli. İşin özüne indiğinizde kabul etmeniz gereken bir durum var. Milli Görüş’ün ilimizdeki oy potansiyeli yüzde 10’dan biraz daha üstte. AK Parti’nin yüzde 46,7 oy aldığı 2007 seçimlerinde Saadet’e çıkan oy yüzde 14 civarındaydı. Bu iyi bir referanstır kanımca.

Sonrasında ise bu oy çok düştü. Sebebi ise genel merkez ve yereldeki teşkilatlara yönelik tepkilerdi. Haliyle Fatih Erbakan’ın bağımsız olarak Kocaeli’den aday olmayı planları içine alması muhtemeldir ki, buradaki Saadet Partisi yöneticilerini mutlu etmeyecektir. Ancak aynı durum tabanda olmayacaktır. O AK Parti’ye gidecek oylar, bana göre genç Erbakan’a kayabilir düşüncesindeyim.

Üstelik Recep Tayyip Erdoğan’sız bir seçime ilk kez girecek AK Parti için bazı handikapların olduğunu düşünecek olursak böyle bir durum söz konusudur. En azından potansiyelin harekete geçmesi böyle bir noktada sağlanabilir.

Fatih’in yaptığı elbette bir isyan değildir. Onunki işin çıkmaza girmesi sonucu son bir hamledir. Bana göre de yaptığı son derece doğru bir iştir. Çünkü Saadet Partisi seçmeni ve Milli Görüş’ün gerçek dava temsilcilerini birilerinden kurtarmak büyük zarurettir. Anladığım kadarıyla Fatih’in güvencesi de soy ismi değil, birlikte yola çıktığı gençlerdir…

Bu yazı toplam 1015 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
sahildeki bilge
21 Ekim 2014 Salı 16:24
16:24
tebrik ederim mehmet bey.harika bir yazı kaleme almışsınız. dışardan birinin bile bu kadar olayı net görmesi, genelmerkezdekilerinde kulaklarını çınlatırda kendilerine çeki düzen verirler...hakkı teslim etmişsiniz sahibine...kalemine sağlık..
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim