• BIST 106.843
  • Altın 142,669
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Kocaeli : 16 °C
  • İstanbul : 26 °C
  • Sakarya : 16 °C

Felâketlere davetiye çıkardık, buyurdu geldi…

M.Tanzer Ünal

Kişilerin de…
Ülkelerin de…
Başına felâketler gelebilir.
Ya “şanssızlıktan”…
Ya da “saflık ve salaklıktan”…
Birinci grup felâketlere müdahale demezsiniz.
O felâket, o bela, o musibet gelmiş sizi bulmuştur…
“Şansınıza lanet okur”, oturursunuz.
Yapacak fazla bir şeyiniz yoktur.
“Salaklıktan” kaynaklanan felâketlere gelince…
“Önlenebilir felâketler” dir bunlar.
Saf ve salak olmamaya özen gösterirseniz…
Felâketleri de önlemiş olursunuz.
Nedenleri vardır saflığın ve salaklığın:
• Başkalarını dinlemez, burnunuzun doğrultusunda gidersiniz.
• Konuların müzakere edilmesinden hoşlanmazsınız, sizin dediğiniz en doğrusudur.
• Strateji geliştirmezsiniz.
• Gaza gelirsiniz.
• Başkalarının çıkarlarını gözetler, kendi çıkarlarınızı hiçe sayarsınız.
• Öngörüde bulunamazsınız.
• Kaşınırsınız, adeta olaylara davetiye çıkarırsınız.
• Kendinize yapılmasını istemediğiniz şeyleri, başkasına yapmaya kalkarsınız.
Ve sonunda…
Felâket göstere göstere, bağıra bağıra gelir.
********
Ülke olarak, ardı ardına “felâketler” yaşıyoruz.
Her gün şehit! Her gün şehit!
Sonra da oturup, “salya sümük” ağlıyoruz.
Ya da “klişeleşmiş” demeçler veriyoruz.
“Hainler!..”
“Terör, er veya geç yok edilecektir.”
“Şehitler ölmez, vatan bölünmez!”
Yaptığımız başka bir şey yok.
Hep aynı terane…
Halbuki, durup düşünmemiz gerekiyor:
“ Bu felâketler neden başımızdan eksik olmuyor?”
Öyle ya… Her şeyin bir nedeni var…
Durup dururken bir kişinin ve bir ülkenin başına “taş” düşmez!
Bir şeyin sonunda bir hata var ise, başında da bir hata vardır.
Nerede hata yaptık?
Ve aynı hataları yapmaya devam ediyoruz?
Başkasına “çuvaldızı” batırmadan önce, iğneyi kendimize bir batıralım!
Özeleştiri yapalım!
Türkiye, “huysuz”, “geçimsiz”, “komşularının kötülüğünü isteyen” bir ülke görünümünde…
“Uzaklardaki zengin bir kabadayının mahalledeki fedaisi” durumundayız.
Aldığımız emirle, kapı komşumuzu dövmeye kalkıyoruz.
Onların aleyhine olabilecek faaliyetlerde bulunuyoruz.
Biliyorsunuz, ama yine de sıralayalım!
• Suriye ile durup dururken dalaştık. Onların teröristlerine “ev sahipliği” yaptık. Para verdik, silah verdik, Suriye yönetimi aleyhine kışkırttık. Neden? “Dünyanın kabadayısı” ABD, öyle istedi diye… Sırtımızı sıvazladı, “Sizi bölgede lider ülke yapacağım” dedi. Havaya girdik, komşumuzu dövmeye başladık.
• Irak’ın bölünmesine ses çıkarmadık. Irak’ta akıtılan kana, gözyaşına duyarsız kaldık. Yine ABD istiyor diye, çıbanbaşı Barzani ile dost olduk, kol kola girdik. Şimdi Irak’taki merkezi hükümetle düşman, ayrılıkçı Kürt yönetimiyle dostuz.
• Ya İran… İran’a “Füze Kalkanları” ile dost kazığı attık. İran’ın “yüzüne bakacak halimiz” yok. İran’ın İsrail’e saldırısını, bu füze kalkanları ile engelleyeceğiz. Çünkü emperyalist Batı, böyle istiyor. Borçlu ülke olduğumuz için, isteklere karşı durmamız mümkün değil.
• Yerli teröristleri şımarttık. Ne istedilerse verdik. Verdikçe daha fazlasını istediler. Onların ABD’nin güdümünde olduğunu anlayamadık, anlasak bile elimiz kolumuz bağlanmıştı. Türkiye şu anda ekonomik yönden, kendisinden istenen hiçbir şeye hayır diyemeyecek durumda.
********
İşte başımıza gelen felâketlerin nedenleri bunlar.
Gelişmelere bakıyorum da…
Türkiye, teslim alınmış durumda.
Meclis, yargı, basın, aklınıza gelebilecek tüm kurumlar, hatta sivil toplum örgütleri iktidarın, iktidar da ABD’nin emrinde.
Muhalefet mi?
Geçin Allah aşkına!
Onlar da “halimize ağlamaktan” başka bir şey yapmıyorlar.
Toplumsal muhalefeti harekete geçiremiyorlar…
Milli politikamız yok, ABD’nin BOP projesini uyguluyoruz.
Yaşadığımız felaketler mi?
Bunlar, “planlanmış zincirleme kazalar”…
Çünkü otobüs “kaza yapmak üzere” kurgulanmış.
Direksiyona da laf olsun diye bir “şoför” oturtmuşlar.
Yolcular da, uyudukları için “ölümcül kaza yapılacağının” farkında değiller.
Tam bu durumdayız…
Bilmem anlatabildim mi?

Bu yazı toplam 859 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim