• BIST 97.533
  • Altın 145,745
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Kocaeli : 13 °C
  • İstanbul : 17 °C
  • Sakarya : 13 °C

Feodal Kültür’de düşlere yer yoktur!..

Mustafa Küpçü

19 yaşında bir genç kız.

Diyarbakırlı ve bir “Aşiret” kızı.

Bir özel televizyon kanalının “güzel ses” yarışmasına katılıyor.

Sesi güzel, kendi güzel.

Belki de düşlerinde, “geleceğin süper starı” olmak vardı!..

O’nu bulup sahneye çıkaran da, toplumun alt kesimlerinden bir ailenin mensubuydu ve bugün Türkiye’nin en çok para kazanan, ABD-Miami’de bile ev sahibi olan bir yıldızıydı.

Yarışmaya katıldı.

Türkiye’de adı, cismi tanındı.

Sonra, gece yarısından sonra evinde saldırıya uğradı ve şu anda ölümle pençeleşiyor. Belki de, bu yazı yayınlandığında ölmüş olacak!

Soru şu; O’na ölümcül darbeyi vuran aşiret mi, sevgilisi mi?

Bu tek örnek mi?

Hayır.

Bu güne kadar bir çok “Ses yarışması” yapıldı. Ne oldu?

Hangisi “süper star” oldu?

Hiç biri!

Bu programları – hem de yabancı ülke televizyonlarından kopyalayan- televizyon yapımcıları zengin oldu!.. “Jüri” kimliği ile “kader belirleyenler” güzel paralar kazandılar.

Peki, bu yarışmaların “asıl amacı” nedir?

Alt sınıf insanlarına umut aşılamak!

“Yeteneğiniz varsa, siz de meşhur ve zengin olabilirsiniz. Bu düzen size bu olanakları sağlıyor!” aldatmacası!

Yalnızca “sanat” alanında değil, her meslek alanında “başarıyı yakalamak” için; ciddi bir eğitim ve yetenek gereklidir.

Ülkemizdeki eğitim düzeni, insanların yeteneklerini keşfeden, onları yetenek ve isteklerine göre eğiten bir düzen mi?

Hayır!

Tam aksine, “yetenekleri körelten” bir düzen!

Çünkü; geri kalmış ülkelerde “nitelikli insan” hem o ülkeyi yöneten “siyaset tüccarları” hem de o ülkede emperyalist emelleri olanlar için başbelasıdır!

İnsanlar cahil kalmalı, “mesleksiz” kalmalı, işsiz kalmalı, çaresiz kalmalı ve “BİAT ETMELİ” ki, siyaset tüccarı da hızla zenginleşsin!

Büyük iç ve dış borç yükü altında, yabancı şirketlerin istilasına uğramış, işsizliğin hızla yükseldiği, emeklilerin açlık sınırı altında yaşadığı ülkelerde, “Siyasi iktidar sahipleri ve yakınları hızla zenginleşirler!”

Nasıl olur bu?

Çünkü, o ülkenin maddi zenginliklerini paylaşan yerli ve yabancı şirketler, kendilerine bu olanakları sağlayan yöneticileri de abad ederler!

Şimdi, kendisini “dürüst ve namuslu” olarak niteleyen her insan bir düşünsün;

  • Kimin çocukları hızla zengin oldular?
  • Hangi vakıflara hangi ayrıcalıklar tanındı?
  • Neden YARGI’ya güven kalmadı?
  • İşsizlik neden?
  • Emekliler neden sürekli fakirleşiyorlar?
  • Neden tüm komşu ülkelerle kavgalıyız?
  • Neden BÜTÇE açık veriyor?
  • Neden her yıl 50-55 milyar lira BORÇ FAİZİ ödüyoruz?
  • Neden 13-14 milyon insan devlet yardımı ile yaşamak zorunda?

İşte, bu soruları sormak akıllara gelmesin, insanlar kaderlerine boyun eğsinler diye, bu tür yarışmalarla toplum oyalanıyor ve UYUŞTURULUYOR!

Uyuşturucu, sadece Afyon, Bonzai, Morfin’le olmuyor! Televizyonlar, gazeteler de “uyuşturucu etkisi” yaratabiliyor!

“Emeksiz, yeteneksiz, şans eseri başarmak!”

Ne diyor şair;

“İnsanlarım, ah benim insanlarım/ Antenler yalan söylüyorsa/ yalan söylüyorsa rotatifler/ ellerinizden başka her şey yalan söylüyorsa/ elleriniz balçık gibi itaatli/ elleriniz çoban köpekleri gibi aptal olsun/ elleriniz isyan etmesin diyedir!”

Bu yazı toplam 600 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim