• BIST 108.392
  • Altın 143,135
  • Dolar 3,5328
  • Euro 4,1224
  • Kocaeli : 22 °C
  • İstanbul : 24 °C
  • Sakarya : 22 °C

“FETÖ” denen musibeti kim büyüttü de bu milletin başına bela etti?

M.Tanzer Ünal

Hain darbe girişiminden…

Hain ülkemizi işgal girişiminden buyana tam bir yıl geçti.

Bu bir yıl içerisinde, FETÖ’nün kaç ayağı olduğunu öğrendik.

Saymaya çalışayım…

*Baklavacı ayağı…

*Kebapçı ayağı…

*Futbolcu ayağı…

*Antrenör ayağı…

*İşadamı ayağı…

*Sanayici ayağı…

*Esnaf ayağı…

*Vali ayağı…

*Kaymakam ayağı…

*Yargı ayağı…

*Emniyet ayağı…

*Asker ayağı…

*Öğretmen ayağı…

*Akademisyen ayağı…

*Doktor ayağı…

*Gazeteci ayağı…

*Sendikacı ayağı…

*Diplomat ayağı…

*Genel müdür ayağı…

*Müsteşar ayağı…

*Çorbacı ayağı…

*Börekçi ayağı…

*Müteahhit ayağı…

*Siyasetçi ayağı…

Aklıma geldiği gibi yazdım, bilmem unuttuğum meslek grubu var mı?

Sıkça dillendiriliyor, bir de ben dillendireyim dedim.

Aradan bir yıl geçti…

Didik didik edilmeyen bir meslek grubu kalmadı…

FETÖ’nün her meslekteki bağlantıları bir bir ortaya döküldü…

Gözaltına alındı, sorgulandı, tutuklandı…

Açığa alındı, meslekten atıldı, malına mülküne el konuldu…

Hakkında dava açıldı…

Amma velakin, “FETÖ’nün siyasetçi ayağı”na kimse dokunmuyor.

Kimler olduğu açık seçik bilindiği halde dokunan yok.

Yazık günah değil mi?

Ortada bir suç varsa; hukuk, adalet ve eşitlik ilkeleri çerçevesinde gerekeni yaparsın.

Devlet bunun için vardır.

Ama şimdi görüyoruz ki, bu FETÖ olayında, güçlüler yani siyasetçiler suçsuz, gariban halk suçlu!

İşte vicdanı hassas olanlar bunu kabul edemiyor.

Oysa ülkemizi yönetenler onlar…

Her iktidar döneminde devletin gücünü cemaatle paylaşanlar onlar…

Yıllardır FETÖ ile içli dışlı olanlar onlar…

Bankalarını, okullarını, dershanelerini, gazete ve televizyonlarını açanlar onlar…

Sık sık ABD’ye giderek terörist başının elini eteğini öpenler onlar…

FETÖ’ye yurt dışında lobi çalışması yapma görevi verenler onlar…

Tamam da…

Şimdi FETÖ’yü FETÖ yapan, milleti FETÖ’ye yönlendiren siyasetçiler; “sütten çıkmış ak kaşık gibi” temiz, suçsuz, dışarıda yine keyfine bakıyor; diğerleri ise suçlu.

Yönetenler, suçsuz…

Yönetilenler, suçlu…

Adalet, bunun neresinde? 

Yine döndük dolaştık, temel sorunumuza geldik.

“Adalet yürüyüşü” ve “adalet mitingi”nin önemine geldik…

Lütfen, 15 Temmuz’un şu yıldönümünde, FETÖ ile geçmişte bağlantısı olan ve FETÖ’nün gelişip güçlenmesine destek veren siyasetçiler, ellerini vicdanlarına koyup kendilerini samimiyetle bir yargılasınlar.

Yaşananlar, “hak” mı?

Yaşananlarda “adalet”in en küçük bir kırıntısı var mı?

Şehitlerimizin, gazilerimizin, işini gücünü kaybedenlerin, dağılan yuvaların, acı çeken annelerin, babaların, yavruların vebali kimin?

Bu FETÖ denen musibeti kim besledi büyüktü de, bu milletin, bu devletin başına “bela” etti.

15 Temmuz’un yıldönümünde, konuya bir de bu yönüyle bakalım!


 

Türkiye’nin yolsuzluk karnesi

“Yolsuzluk” sözcüğü geçince, hemen akla “Acaba dünyadaki durumumuz ne?” gelir.

Söyleyeyim…

“Uluslararası Şeffaflık Örgütü” adlı bir sivil toplum örgütü var.

Bu örgüt, her yıl ülkelerin iş ve siyaset dünyasındaki yolsuzlukları belirli kriterlerle izler ve sonunda rapor yayınlar.

Ülkelerin yolsuzluk yönünden sıralamasını yapar…

Şu ülke şu sırada, bu ülke bu sırada…

Bazı yıllar da “toplu rapor” yayınlar.

Son 10 yılın, son 20 yılın raporunu…

Böyle bir raporda ülkemizi aradım.

Yıl, 2001…

Bazılarına göre, “Eski Türkiye”nin son yılı…

Türkiye, “dünya yolsuzluk sıralaması”nda 54’üncü sırada!

Yani en fazla yolsuzluk olan 54’üncü ülkeyiz.

Sonra yıl, 2005…

AKP’nin ilk iktidar yılları…

Türkiye, yolsuzluk sıralamasında 77’inci sıraya inmiş.

İyi bir gelişme…

Eskiye göre düzelme olmuş.

Yıl, 2012…

Türkiye, AKP iktidarının 10’uncu yılında, yolsuzluk sıralamasında yine başladığı yere geri dönüyor.

Yine 54’üncü sırada…

Ve son durum!

Ülkemiz 2016 yılında yolsuzluk değerlendirmesinde 61’inci sırada.

Özetle, yolsuzluk konusunda sürekli iyileşme ve sürekli kötüleşme yok!

İniyoruz, çıkıyoruz…

Ortalama sıralamamız 50-70 arası.


 

2 görüş

*”Adaletin olmadığı yerde ahlak da yoktur.” MONTAIGNE

*”Siyaset mahkeme salonuna girerse, adalet oradan çıkar.” GUIZOT

Bu yazı toplam 2286 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
cenk
16 Temmuz 2017 Pazar 11:28
11:28
Sayın T.Ünal,
Yazınızda haklı olduğunuz kısımlar, bölümler var...Lâkin, konuyu getirip CHP Genel Başkanının
"Adalet Yürüyüşü" adını verdiği şow'a dayandırdığınızda bir çuval inciri berbad ettiğinizi belirtelim!
Çünkü, Syn.Kılıçdaroğlu bu eylemini şayet kendi milletvekili Enis Berberoğlu'nun MİT TIR'ları
davasında ceza almasından önce gerçekleştirseydi bir kıymet-i harbiyesi olabilirdi... Ama, durum böyle olmadı,
işin ucu kendilerine dokununca akıllarına "adalet" geldi ! Bir defa millet bu gerçeği ayan-beyan bildiği ve gördüğü için bu adıan "Adalet Yürüyüşü" denilen eylemdn hiç kimse bir meded ummasın diyorum !
Ferda
16 Temmuz 2017 Pazar 10:44
10:44
Kimsenin buyuttugu yok.Sinsi bir yapilanma.Dini de kullandi rezil.Sonuc bu.Buyuse de farketmez.Kimse Allahtan buyuk degil.
Arşivci
16 Temmuz 2017 Pazar 10:03
10:03
DNA Testine gerek yok, bu çocuğun anasıda belli bu çocuğun cebine harçlık koyanı da, sırtını sıvazlayanlar da belli . Beyanlar ortada gazete arşivlerine gir araştır.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim