• BIST 107.206
  • Altın 143,369
  • Dolar 3,5533
  • Euro 4,1312
  • Kocaeli : 18 °C
  • İstanbul : 26 °C
  • Sakarya : 18 °C

FETO’nun eli, tırnağı, kılı…

M.Tanzer Ünal

Önce itirafçılardan başlayayım.

Nurettin Veren, Latif Erdoğan, Hüseyin Gülerce, Ahmet Keleş…

Kanal kanal dolaşıyorlar, Fethullah Gülen’i ve birbirlerini gammazlıyorlar.

Bir zamanlar hepsi de Fethullah Gülen’in has adamlarıydı.

30-40 yıldır Gülen’in en yakınında bulunan kişiler…

Şimdi, günah çıkartıp paçayı kurtarmak derdindeler.

30 yıl FETO ile yatmış kalkmış, 30 yıl sonra ayılmış…

Aralarında 45 yıl örgüte hizmet edenler var.

Şimdi…

Şimdi bela okuyorlar.

İyi de, bir insan yıllar boyunca her gün temas halinde olduğu o “hata”yı, o “suç”u, o musibet”i nasıl göremez?

Bir gün değil, üç gün değil, bir yıl iki yıl değil, 30 yıl, 40 yıl!

İnsan, yaşadığı olayları hiç sorgulamaz mı?

İnsan, her gün oturup kalktığı kişileri hiç soruşturmaz mı?

Şimdi sanki rüyadan uyanmış gibiler.

Sanki büyü bozulmuş, bunlar gerçeği görmeye başlamışlar.

Anlatıyorlar da anlatıyorlar!

Örgütü birlikte kurmuşlar…

Yıllarca birlikte yönetmişler…

Çoğu kararlarda onların da “oluru” var…

Olup biten her şeyi biliyorlar…

Askeriyedeki yapılanmayı…

Polisteki yapılanmayı…

Yargıdaki yapılanmayı…

“Paralel devlet yapılanması” çerçevesinde görevler de yapmışlar…

Kimisi kıta imamı olmuş, kimisi bilmem ne heyeti içinde yer almış…

Bakmışlar ki, bu iş ifşa oluyor, işin sonunda sıkıntı çekmek var, ayrılmışlar…

15 Temmuz darbe girişimi patlayınca da kitap yazarak, kanal kanal dolaşarak itirafçılık yapıyorlar.

Ben bu itirafçıları “masum” bulmuyorum.

İtirafçı olmaları da onları yasalar karşısında korunaklı duruma getirmemeli.

 

Gelelim, tırnak ve kıl konusuna…

İtirafçıların, itiraflarından öğreniyoruz…

Aman Allah’ım!

Ne kadar abuk subuk şeyler!

Feto’nun elleri…

Feto’nun tırnağı…

Feto’nun kılı…

Bunlar kutsalmış.

Eller dediysem, yapay el.

Alçıdan yapılmış…

İzmir Yamanlar Koleji’ndeki operasyonda bulunmuş.

Fethullah Gülen’in ellerini sembolize ediyormuş.

Her meslek grubundan FETÖ’cüler gidip para karşılığında, yani himmet bağışlayarak o elleri öpüyorlarmış.

O elleri öpenler “mübarek” oluyormuş.

Ya o tırnaklar ve kıllar…

Ve de ağzını, burnunu sildiği peçeteler…

Fethullah Gülen’in el ve ayak tırnakları da, saç ve sakal tıraşı olduktan sonra dökülen kılları da, ağzını ve burnunu sildiği kâğıt peçeteler de çok “kutsalmış”!

Uydurulan şeyler değil bunlar, bunları en yakın dava (!) arkadaşları anlatıyor.

Fethullah Gülen tırnaklarını mı kesti, hemen bunlar toplanıp özel yaptırılmış kutulara konuyormuş.

Ayak tırnakları ve el tırnakları ayrı ayrı…

Bir kabın içine sadece bir tırnak…

Böylesine “kursal tırnağa” sahip olmak isteyenlerin sayısı çok olduğundan, bir kutunun içine üç beş tane koyup israf edilmiyormuş.

Her kutuya bir tane…

Kutsal tırnağın bedeli ne kadarmış biliyor musunuz?

İtirafçıları dinlerken kulaklarıma inanamadım.

5 milyon lira… 10 milyon lira…

Şu paraya bakın arkadaş!

Saç ve sakal kılları daha pahalı.

Eeee, ne de olsa onlar da kutsal!

Özel yapılmış kutular içindeki “FETO kılı”na sahip olmak, az şey mi?

Ya Fethullah Gülen’in ağzını burnunu sildiği kâğıt mendillerin kapışılmasına ne dersiniz?

Bizzat gözüyle gören bir itirafçı anlatıyor…

“Fethullah Gülen ağzını sildiği mendili masaya koyar koymaz hemen biri kaptı, arkasını dönerek yemeye başladı, yarısını yedi yarısını cebine koydu…”

Televizyonda oturumu yöneten, “Geri kalan yarısını ne yapıyorlar?” diye soruyor.

“Fethullah Gülen’in elinin, ağzının, burnunun değdiği o mendil parçasının mezarına konulmasını vasiyet ediyorlar…”

Tabii, o mendil için de FETO’ya para ödeniyor.

O ağzını burnunu sildiği mendil için…

 

Ve bütün bunları yapanlar…

Evet, bütün yukarıda anlattıklarımı yapanlar…

Yani FETO’nun alçıdan yapılmış sembolik elini öpenler…

Kestiği ayak veya el tırnağını 5-10 milyon vererek satın alanlar…

Saç ve sakal tıraşından dökülen kılları, kutsaldır diyerek, milyonlarca lira ödeyerek sahip olanlar…

Ağzını ve burnunu sildiği kâğıt mendilin yarısını yiyip kalanını mezarına konması için vasiyet edenler…

Bunların hepsi, okumuş yazmış, iyi eğitim almış, bir tırnağa 5 milyon ödeyecek kadar çok para kazanmış, dışarıdan bakınca “beyefendi” ve “hanımefendi” gibi görünen kişiler.

Subaylar, mühendisler, işadamları…

Doçentler, profesörler…

Toplumun önde gelen kişileri…

 

Biz neden bu haldeyiz, şimdi anladınız mı?

Bizim klasik dertleşme yöntemimizdir…

Baktık ki, işler kötü gidiyor, “Ne olacak bu memleketin hali?” diye başlarız.

Bu klasik dertleşmemizin altında, “ülkemizin gerçekleri” yatar.

Biz hâlâ FETO’nun alçıdan ellerini, kestiği el ve ayak tırnaklarını, saç ve sakal kıllarını kutsuyorsak ve bunlara sahip olmak için milyonlarca lira ödüyorsak, çektiğimiz bu sıkıntılara hiç şaşırmamamız gerekir.

FETO’nun alçıdan elleri, tırnakları ve kıllarının kutsal kabul edilmesi; memleketimizin halini çok güzel ortaya koyuyor.

Türkiye’nin önce bu kafa yapısından kurtulması lazım!

 

Bu yazı toplam 3426 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
cenk
12 Ağustos 2016 Cuma 15:27
15:27
Syn.T.Ünal,
Aslında bu yazınıza en güzel cevabı çok önceleri yazmış olduğunuz "
“Akıllı insanlar neden bu kadar aptal olabilirler?” başlıklı yazınızda vermişsiniz... Aptallık çoğumuzun kanına işlemiş kanına !..
Olay bu kadar basit !
Nevin
12 Ağustos 2016 Cuma 10:04
10:04
Bunların alayı tımarhanelik....
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim