• BIST 102.482
  • Altın 146,654
  • Dolar 3,5204
  • Euro 4,1865
  • Kocaeli : 23 °C
  • İstanbul : 24 °C
  • Sakarya : 23 °C

Fikret Gökmen: İki dönemden fazla başkanlık yapılmamalı

Fikret Gökmen: İki dönemden fazla başkanlık yapılmamalı
Fikret Gökmen: İki dönemden fazla başkanlık yapılmamalı

Kocaeli Serbest Muhasebeciler ve Mali Müşavirler Odası Başkanı (KSMMMO) Fikret Gökmen, Oda’da iki dönemden fazla başkanlık yapılmamalısı gerektiğini belirterek, projelerinin yüzde 80 veya yüzde 90’ını tamamladığı taktirde bir sonraki dönem aday olmayacağını açıkladı.

 

Kocaeli Serbest Muhasebeciler ve Mali Müşavirler Odası’nın (KSMMM) Olağanüstü Kongresi’nin ardından başkanlık koltuğuna oturan Fikret Gökmen ile kendisinin Sanat Sokağı’nın karşısındaki ofisinde gerçekleştirdiğimiz röportajda, olağanüstü kongre sürecinde yaşananları ve kendisinin başkanlığındaki planlarını dinledim. Kırklarelili olan Gökmen’in 32 yıllık eğitim kariyeri olduğunu ve toplamda 40 yılı bulan kamu görevi ile halka yaptığı hizmetlerini öğrendim. Röportajda çarpıcı açıklamalara imza atan Gökmen, Değişim Grubu Başkan Adayı Taner Önerle birlikte olduklarını ve kamuoyunun iki grubu bir olarak görmesi gerektiğini söyledi. Yaklaşık 1,5 yıl sonra gerçekleştirilecek olan odanın olağan kongresindeki adaylık konusundaki planlarını da açıklayan Gökmen, projelerini gerçekleştirdiği takdirde aday olmayabileceğini belirtti.

 

En başından bu yana Kocaeli Serbest Muhasebeciler ve Mali Müşavirler Odası’nda neler oldu sizden dinleyebilir miyiz?

Bizim odamızın kuruluşu 1990 yılına dayanıyor. 1989 yılında 2568 sayılı kanun çıkınca 1990 yılında odalar kuruldu. Kurulduğundan bu yana Oda Başkanlığı’nı Sayın Ender Şenol yürüttü. 1996 yılından 2002 yılına kadar yönetim kurulu üyesiydim ve oda sekreteri olarak görev yaptım. Ender Bey’le birlikte çalıştık. Ondan sonra 2002 yılından 2006 yılına kadar da Oda’nın Disiplin Kurulu Başkanlığı’nı yaptım. 2006 yılında Ender Bey’e karşı bir yarışa girdik. Bu belki odanın yaşayıp yaşayabileceği en güzel yarıştı. Çok çekişmeliydi. Katılım yüzde 80’leri bulmuştu. Katılımın çok yüksek olduğu bir seçimdi. İzmir’de yaşayıp oy kullanmaya gelen kişiler biliyorum. Orada 9-10 oyla ben seçimi kaybettim.

 

‘ÇOK MAĞDUR EDİLDİM’

O zamanki sistem çoğunluk sistemiydi yani bir oy fazla alan tüm organları alıyordu. Ben çok mağdur edildim. Gerçi belki doğru olan sistem odur, en yüksek oyu alan tüm yönetimi kurması gerekiyordur ama o zaman benim oy oranım yüzde 49,7-8 iken hiçbir organda yer alamadım. Şimdi bazı arkadaşlarımız “Ben yüksek oy aldım ama mağdur oldum” diyor; ben o zaman yüzde 50’ye yakın oy aldım ve yönetime bir kişi bile giremedi. Şimdi en azından yüzde 30 oy alan bile grubundan 3 kişiyi yönetime sokabildi. Bunlar tabi seçim sistemlerinin getirileridir. Biz bunu eleştirebiliriz, tartışabiliriz ama buna uymama şansımız yok.

 

‘DOKUZ YIL ODAYLA İLİŞKİM YOK GİBİYDİ’

2006’daki bu seçimden sonra yani son dokuz yıldır odayla ilişkim neredeyse yok gibiydi. Neden yoktu? 2008’de seçim yapıldı. O zaman aday olmadım. Yine Ender Bey’i destekledim. O zaman onlar da çoğunlukla geldiler zaten. 2010’da yine aday olmadım yine çıkmadım çünkü 2009’da meclis üyesi oldum. 2014’ün Mart ayına kadar meclis üyesi olduğum için zaten odada görev alma şansım yoktu. Dolayısıyla o dönemlerde ben genelde Ender Bey’in yönetimini destekledim ama 2013 yılında yapılan seçimden Ender Bey’i değil, Taner Bey’i (Değişim Grubu Başkan Adayı Taner Öner) destekledim.

 

‘SORUNLAR 2010’DA BAŞLADI’

Şimdi bizim aslında odadaki süreçte sıkıntılar 2010 yılında başladı bunun nedeni de seçim sisteminin değişerek ‘nispi temsil sistemi’nin getirilmesi oldu. Herkesin aldığı oy oranında yönetimde yer alarak kendi grubunu temsil ettiği bu sistemin getirilmesinin ardından Ender Bey’in ekibi çoğunluğu sağlayamamaya başlayınca, sorunlar da başladı. Yönetim tarzına yönelik çatışmalar, şahıslara yönelik çatışmalar başladı. 2013 yılına gelindiğinde, yine seçimler oldu ben bu sefer Taner Bey kardeşimizi destekledim. Ender Bey’in ekibi yönetimde üç kişi, Taner Bey iki kişi, Meslekte Birlik Grubu da iki kişi  olarak yer aldı.

 

‘ENDER BEY’İ DESTEKLEYİN DEDİM’

Yönetimde gruplar oluştu. Bunda şimdi olsa yine aynı şeyi yapar mıyım yapmaz mıyım hata mıydı bilemiyorum ama o dönemde ben Taner Bey’in ekibine Ender Bey’i desteklemelerini, Ender Bey’in başkanlığında toplanmalarını tavsiye ettim. Bu önerime bir arkadaşımız uydu bir arkadaşımız uymadı. Ama Ender Şenol yine başkan oldu tabi ama süreç yürümedi işte Olağanüstü Genel Kurul’a kadar geldi.

 

‘TANER BEY’LE BİZ BİRLİKTEYİZ’

Olağanüstü Genel Kurul’da yine farklı bir tablo oluşmadı. Bu sefer İsmail Birtürk(Aktif Grup Başkan Adayı) kardeşimiz aday oldu. Onlar üç kişi, bizim ekip iki kişi, Remzi Özcan(Meslekte Birlik Grubu Başkan Adayı) bir kişi, Taner Bey bir yaptı. Şimdi Taner Bey’le bizim aramızda aslında bir fark yok. Biz hep birlikteyiz. Taner Bey’in Gebze’den aday olması, benim buradan aday olmam aslında ikimizin arasında konuşularak yapılmış bir şeydir. Bu bilinçli bir hareketti. Sonuçta oluşan genel tablo şu aslında; Taner Bey’le bizim aldığımız oy 2013’te 245’ti. Bugün ikimizin aldığı toplam oy ise 395. Yani ikimizin oyunda 150 oy artış var. Dolayısıyla üç kişi olarak yönetimde yer aldığımız söylenebilir. Başkanlık kararı da Remzi Bey’in kimin yanında olacağına bağlı olarak değişecekti. O süreçte Meslekte Birlik Grubu birçok sıkıntı yaşadı. İlk önce seçim öncesinde bizi desteklediler. Seçim sonrasında İsmail Bey’i desteklediler. Remzi Bey ama başından beri Ender Bey’e karşı tavırda olan bir arkadaşımız. Sonuçta Remzi Bey bizden yana tavır koyunca İcra Kurulu’nu biz oluşturduk ve sonuç bugün buraya geldi.

 

Yapılan ilk Yönetim Kurulu toplantısında dört gurubun başkan adayı da başkan olmak istedi. Bunun sebebi neydi?

Onun sebebi şu, ilk toplantıda herkes ‘Ben de bir grubun başkanıyım beni de destekleyin’ deme hakkını kullandı. İki gün sonra olayı çözdük. 2013 yılında aynı durum söz konusu olduğunda İcra Kurulu’nun oluşması bir ay sürmüştü. Bu toplantının en güzel olan tarafı da şudur: Oda Başkanlığı konusunda oy birliği ile karar alınması, bizim uzlaşma konusundaki tavrımızın güzel bir örneğidir. Bunun nedenle arkadaşlara yeniden teşekkür ediyorum.

 

‘BAŞKANI REMZİ BEY BELİRLEDİ’

Sizin başkan olacağınız odanın kulislerinde de konuşuyordu sanki?

Camianın bizi Taner’le aynı gruptaymışız gibi değerlendirmesi lazım zaten. Böyle olunca da yedi kişilik yönetimde üç kişi Aktif Grup, üç kişi de Taner Bey’in ve benim grubum oluyor. Orada tek kalan bir kişi yani Remzi Özcan vardı o seçimini hangi gruptan yana yapsaydı o gurubun lideri başkan olacaktı. Remzi Bey oyunu benden yana kullanınca İsmail Beyler de oybirliği ile seçelim dediler. Remzi Bey İsmail Bey’i başkan seçseydi, ben de aynı şeyi yaparak İsmail Bey’e destek olacaktım, bütün organları yo birliği ile seçecektim. Oybirliğinin önemli olmasının bir nedeni daha var. Birkaç senedir oda basında da camiada da hep sansasyonlu haberlerle gündeme geldi. Ama bizim burada oybirliği ile kararlar almamız, oda yönetiminin birbiri ile iyi anlaştığını göstermektedir. Aldığımız karar da zaten bunu sağlamıştır ve oda adına güzel bir imaj oluşturmuştur. Bunun için arkadaşlarıma yeniden teşekkür ederim.

 

‘HİÇ KİMSE ENDER BEY’E VEFASIZLIK YAPAMAZ’

Ender Bey, 24 yıldır odamızın başkanı ve odanın geldiği yer de mekanlar itibariyle, sayısal güç itibariyle belli. Hiç kimse, 24 yıl odaya hizmet etmiş bir şahsa karşı ahde vefasızlık yapamaz. Odada yöneticilik yapmak bir özveridir. İş kaybınız, müşteri kaybınız, zaman kaybınız, emek kaybınız, bütün bunları meslek için, camia için veriyorsunuz. Bunlar önemli bir özveridir ve bu özveriyi 24 yıl gibi uzun bir süre yapan bir insanın takdir edilmemesi, olağandışı bir durumdur. Ama işin içinde şu var. Keşke Ender Ağabey bu kadar uzun süre kalmasaydı ve keşke Ender Ağabey’in bu odadan ayrılışı bu şekilde olmasaydı.

 

‘ENDER BEY’İN FİNALİ BÖYLE OLMAMALIYDI’

2006’daki seçimleri ben kazanabilseydim belki Ender Bey’in pozisyonu böyle olmayacaktı. Bu kadar uzun süre görev yapan kişi yıpranır, bu çok doğal. Seveni de olur, sevmeyeni de olur. Hatalar da yapmış olabilir ama gönül arzu ederdi ki Ender Bey’in finali böyle olmasın. Ama yine de ben camianın bunu çok iyi değerlendireceğine inanıyorum. Yani zamanında Ender Bey’in odaya yapmış olduğu hizmetler konusunda doğru değerlendirmeler yapacaklarına inanıyorum. Çünkü hakikaten özveri isteyen bir iş. Ben 10 sene odada görev yaptım ve 6 sene de çok yakın mesai arkadaşı olarak çalıştık. O dönemlerde böyle sıkıntılar yoktu. İnsanların birbirine karşı aşırı bir güveni vardı. Ancak son yıllarda biraz güvensizlik ortaya çıktı, kafalarda kuşkular oluştu ve bu da olumsuz bir durum oluşturdu. Ama ne olursa olsun… Yarışma yapabiliriz. Demokratik hakkımızdır. Aday oluruz, aday çıkartırız ama emeğin de hakkını veririz; saygı duyarız. Benim Ender Şenol’la ilgili samimi düşüncelerim bunlardır.

 

KSMMMO’nın yenilenen yönetiminde eskilerden farklı olarak yapmak istediğiniz faaliyetler neler?

En önemli farklılıklar, sosyal ve kültür alanlarında biraz geride kaldık. Mesela 1 Mart bizim Muhasebeciler Günü’müzdür. Biz daha Perşembe günü yönetimi aldık ama hemen kolları sıvayıp 1 Mart Muhasebeciler Günü için bir konser organizasyonu yaptık. Odamızın kongre salonunda, İnci Yaman yönetiminde Türk Sanat Müziği Konseri düzenledik. Kokteyl ile başlayan etkinlik kamuoyuna da açık olarak gerçekleşti.

 

KSMMMO SANAT ALANINDA DA İLERLEYECEK

Önümüzdeki yıl 1 Mart’ta kendi odamızın içinde oluşturduğumuz bir Türk Sanat Müziği, Halk Müziği Koroları ile bu programı yapmayı amaçlıyorum. Ve yine kendi odamızın bünyesinde oluşturacağımız tiyatro ile başlayacak bir etkinlik olmasını istiyorum. Bu çalışmaları ilk amaçlayan biziz ve inşallah da başaracağız. Biz 1500 kişilik bir odayız. 100’in üzerinde üyesi olan 7-8 tane oda var bizde bunlardan biriyiz. Odanın içerisinde potansiyel var. Bizim odamızın üyeleri içerisinde profesyonel sanat yönetmenliği yapan mali müşavirler var. Çok büyük oyunlar yönetmiş, harika sahneler kurmuş, ödüller almış arkadaşlarımız var. Bu arkadaşlarımızın birikimlerini odamız için de kullanmalarını isteyeceğiz. Hedeflerimizden bazıları önümüzdeki yıl için bunlardır; inşallah başarırız.

 

‘ÖNÜMÜZDE KISA BİR SÜRE VAR’

Bunun dışında oda girişinde bulunan boşluğu da sanat galerisi olarak değerlendirmeyi planlıyorum. Sanatçılar burada eserlerini yayınlayabilsinler. Bu tip projelerle vatandaş ile odayı buluşturmak istiyorum. Söyleşiler, aylık periyotlarda kamuoyuna yönelik mesleki bilgilendirme toplantıları gibi faaliyetlerimiz olacak. Ama tabi bunlar zaman isteyen şeyler. Üyelere yönelik projelerimi de zaten seçim sürecinde ben arkadaşlarıma anlattım. Mesleki problemler yaşayan arkadaşlarımıza oda olarak destek çıkma gibi planlarımız var. Stajyer öğrencilerimizle ilgili projelerimiz de var. Tabi önümüzde bir buçuk yıllık bir süre var. Bu çok kısa sürede ne kadarını yapabiliriz bilmiyorum ama projelerimizi elimizden geldiğince yapma gayretinde olacağız.

 

‘ODA BİNASI HASSAS BİR KONU’

Oda binası konusunda kamuoyunda çıkan söylentilerle ilgili ne düşünüyorsunuz?

Oda binasıyla ilgili bir borç var tabi ama borcumuz yabancıya değil, bizim bir üst kuruluşumuz olan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB)’ne. Onlar da zaten zaman zaman borcumuzu aidatlardan kesiyor. TMMOB yetkilileri de bu konuda herhangi bir sıkıntı yok diye kendileri ifade etmişlerdir. Camia içinde bu konuşuluyor ama çok hassas bir konu. Şimdi ben öncelikle şuna hiç inanmıyorum. Bu odanın yapılış süreci tek bir yönetimde gerçekleştirilmedi. Birkaç yönetim geçti ve ben hepsine bize böyle bir bina kazandırıldığı için teşekkür ediyorum. Bu konuda hiçbir yöneticinin kişisel bir çıkarı olduğunu düşünmüyorum. Hesaplanan maliyet fiyatı üç iken dört olmuştur belki onu bilmiyorum. Böyle bir şey varsa da bunda yönetimin ne derece kusur var onu takdir edecek kişi de ben değilim, yargıdır.

 

Bu konunun yargıya taşınması gibi bir durum söz konusu mu?

Bizim şu an böyle bir düşüncemiz yok. Ama olur da biri yargıya taşırsa, biz de yönetim olarak yargı kararlarına saygı duyar ve gereği ne ise onu yaparız. Ama benim şahsi olarak böyle bir düşüncem yok.

 

’40 YIL KAMU HİZMETİ YAPTIM’

Önümüzde kısa bir süre sonra KSMMMO’nun Olağan Genel Kurulu var. Onunla ilgili planlarınız neler? Yeniden aday olacak mısınız?

En geç Haziran, Mayıs aylarında olağan genel kurul olması lazım. Bilemiyorum o zamanda şartlar nasıl olur, nasıl değişir… Devam edip etmeme konusundaki şahsi kararımı 2016’nın Mart ya da Nisan aylarında verebilirim diye düşünüyorum şu anda bu konuda bir fikrim yok. Aslında ben bu dönemde aday olmayı düşünmüyordum. Ancak bu konuda odadaki arkadaşlarımın yoğun ısrarları beni aday olmaya mecbur bıraktı. Benim amacım 2016 yapılacak olan Olağan Genel Kurulu’nda aday olmaktı. Başkanlığı bir dönem yapayım, bir daha da yapmayayım diye düşünüyordum. Çünkü ben kamu hizmetlerinde gerçekten çok çalıştım.25 yıl hocalık yaptım. Yetmedi yedi yıl üniversitede öğretim görevlisi olarak görev yaptım. O yetmedi 5 yıl meclis üyeliği hizmeti yaptım. Yani düşündüğümüzde 40 yılın üzerinde kamu hizmeti yapmışım. Dolayısıyla bir dönem başkanlık yapmak, farklı fikirlerimi dile getirmek gibi bir düşüncem olmuştu, o da bu döneme nasip oldu.

 

‘PROJELERİMİ GERÇEKLEŞTİRİRSEM ADAY OLMAM’

Kamuoyundaki beklenti, Olağanüstü Genel Kurul’da başkan olan kişinin olağan Genel Kurul’da da başkan seçileceği yönünde. Bu öngörü gerçekleşir mi?

Herkes öyle baktı olaya. Olağanüstü seçimde olağan 2016’da da alır diye düşündüler ama böyle bir şey yok. Hiçbir şey belli olmaz. Bu tamamen üyenin takdiridir. Bakar, görür çalışmalarınızı değerlendirir ve seçimini yapar. Ben tekrar aday olup olmamanın kararını önümüzdeki yıl en geç Mayıs ayına kadar veririm.  Eğer bu bir buçuk senede istediğim çalışmaları yapar, planlarımı yüzde 80-90 oranında başarabilirsem, tam tersine aday olmayabilirim. Benim amacım bir şeyleri başarmaktır, orada olmak değildir. Çevrede planlarını gerçekleştirirsen aday olursun gibi bir algı var ama tam tersine ben projelerimi gerçekleştirirsem bir daha aday olmayabilirim. Çünkü bir farklılık yaratabilirsem, bundan sonra gelecek de o farkındalığın gerisine düşmez. Daha ileriye gitme heyecanı içerisinde olur.

 

‘İKİ DÖNEMDEN FAZLA BAŞKANLIK YAPILMAMALI’

Aslında hep söylüyorum. Amerika yönetimi ne yapıyor? İki dönemden fazla aynı yönetimin çalışmasına izin vermiyor. Amerikan halkı çok mu aptal? Onlar yönetimin heyecanını yitirmemesini, rutinleşmemesini istiyor. Ama bir dönem başkanlık yaparsınız, ikinci dönem en verimli dönemizin olur, üçüncü dönemden sonra veriminiz düşmeye başlar. Bu nedenle oralarda çok uzun kalmanın kimseye fayda sağlayacağını ben düşünmüyorum. Bakalım, önümüzdeki dönemle ilgili benim şu an bir kararım yok 2016’nın Mart – Nisan ayı gibi grubundaki arkadaşlarımızla oturup ortak karar alırız. Çünkü bu benim tek başıma alabileceğim bir karar da değil.

 

Yapacağınız çalışmalar odanın sarsılan profilinin yenileneceğini söyleyebilir miyiz?

Mutlaka. Bu yönetim kurulunun kendi içerisinde uyumlu çalışmasına bağlı. Yaşam hep öyledir. Bir şeye odaklanırsınız, odaklandığınız şeyi yalnız başınıza kaldıramazsınız. Bu gücü kaldırabilecek, göğüsleyebilecek camianın varlığı ile çok daha kolay olur. Ama camianın bir tarafı sizi aşağı çekmeye çalışırsa; siz amacınıza ulaşamayabilirsiniz veya amacınıza ulaşma konusunda zorluklar yaşayabilirsiniz. Benim tüm arzum böyle bir durumun yaşanmaması.

 

‘150 MADDELİK BİRİKMİŞ GÜNDEM VAR’

Yönetimde yer alan diğer grupların sizin projelerinizle ilgili düşünceleri ne yönde?

Henüz projeleri konuşma safhasında değiliz, bir haftalık bir yönetimiz. Mart ayının sonuna kadar da görüşebileceğimizi sanmıyorum. Çünkü bizim yönetim kurulumuz sağlıklı bir şekilde Eylül ayından bu yana toplanmıyor. Eylül ayında ‘Yasal mı değil mi?’ tartışmalarına maruz kalan 4 arkadaşımız vardı. Mahkeme de henüz sonuçlanmadı ancak yürütmeyi durdurma kararı verildi. O dönemle ilgili alınan kararların geçerliliği tartışılır hale geldi. Bu üç aylık sürecin ardından Şubat ayına kadar olan geçen dört aylık süreçte de yönetim kurulu hiç toplanamadı. Bu altı aylık süreçte nereden baksanız 150 maddelik birikmiş bir gündem var ortada. Şimdi biz bunlarla boğuşuyoruz. Esas projelerimizi, bu birikmiş işleri çözüme ulaştırdıktan sonra yani en erken Mart ayının sonunda konuşmaya başlayacağız. O zaman da bu projelere farklı bakacak arkadaşlarımızın olacağını pek sanmıyorum. En azından, odada böyle bir sosyo-kültürel çalışmanın yürütülmesine ‘Hayır’ diyebilecek bir arkadaşımın olacağını sanmıyorum. Odanın mensuplarının bazı sorunlarda yalnızlaştırılmasının ve onun yalnız bırakılmasının değil de onların sahiplenilmesi noktasında da arkadaşlarımızın bizi yalnız bırakacaklarını sanmıyorum. Ama daha farklı düşünceleri olanlar varsa dinleriz, tartışırız onları yaparız. Yani bunlar bizim için sorun değil. Biz mümkün olduğu kadar anlayışla bu işi götürmek istiyoruz, huzurla çalışmak istiyoruz.


‘BİZ AKADEMİK BİR ODAYIZ’

KSMMMO Başkanı olarak, oda ile ilgili neler söylemek istersiniz?

Biz artık akademik bir odayız. Bizim odamıza girişler artık lisans seviyesinde bir eğitimle oluyor. Bütün arkadaşlarımız, en azından belirli düzeyde eğitim almış, hatta bu odaya çok ağır şartlarda girmiş, bunun sorumluluğu ve bilinci içerisinde olan arkadaşlarımız. Onlar her yapılan doğruyu da yanlışı da değerlendirecek insanlardır. Biz doğruyu yapmak için oradayız. Bunun sonuçlarını hep birlikte göreceğiz. Ama ben öncelikle şunu söyleyeyim. Bütün mesleki birikimim ne ise, zamanım ne kadar elveriyorsa, önümüzdeki bir buçuk yıl içerisinde odaya hizmetimle aktarmak istiyorum. Bu konuda da kararlıyım, yapacağım. Verimli olabilmek için elimden geleni, arkadaşlarımla birlikte yapacağım. Oda ve meslek adına umarım olumlu şeyler yaratırız. Röportaj: Hilal GÜDÜCÜ

 

Fikret Gökmen kimdir?

1951 yılında Kırklareli’de doğdu. İlk ve orta öğrenimini Tekirdağ’a bağlı Saray ilçesi Vize Köyü’nde tamamlayan Gökmen, eğitimine Edirne Öğretmen Okulu’nda devam etti. Öğretmen olarak mezun olduğu okulun ardından Ankara Ticaret ve Turizm Yüksek Öğretmen okuluna giderek eğitimini tamamladı. 1972 yılında ilk atandığı yer olan İzmit Ticaret Meslek Lisesi’nde 25 yıl öğretmenlik yaptı. Bunun ardından 7 yıl, Kocaeli Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü’nde öğretim görevlisi olarak eğitim-öğretim kariyerine devam etti. Kocaeli Büyükşehir ve İzmit Belediye meclislerinde 5 yıl meclis üyesi olarak yer aldı. Kocaeli Serbest Muhasebeciler ve Mali Müşavirler Odası’nda 1996-2002 yılları arasında yönetimde yer alan Gökmen, 2002-2006 yılları arasında da Disiplin Kurulu Başkanı olarak görev yaptı. Kökeni Bulgaristan’a dayanan Gökmen, 2007 yılından bu yana yaptığı Kocaeli Trakya İlleri Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanlığı’ndan KSMMMO’daki Başkanlık görevinde çalışmalarının yoğun olması sebebiyle istifa etmeyi düşünüyor. Evli olan Gökmen’in iki kızı ve üç torunu var.

fiko.jpg

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim