• BIST 107.901
  • Altın 151,680
  • Dolar 3,6982
  • Euro 4,3411
  • Kocaeli : 22 °C
  • İstanbul : 21 °C
  • Sakarya : 22 °C

Fikri Işık, kavga etmek için mi Milli Savunma Bakanı oldu?

M.Tanzer Ünal

Öyle görünüyor…

Söyledikleri, bir milli savunma bakanına yakışan sözler değil.

TBMM Milli Savunma Komisyonu’nda, TSK Personel Yasası değişiklik tasarısı görüşülüyor.

Bu sırada muhalefet milletvekilleri…

*Çözüm sürecinde askerin elinin bağlandığını…

*Valilerin askeri operasyona izin vermediklerini…

*Doğu ve Güneydoğu’da yerleşim yerlerinin silah deposu haline getirildiğini…

Söylüyorlar.

Çiçeği burnunda Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, bu iddiaları reddediyor, reddederken de “farklı bir iddiayı” gündeme getiriyor.

Türk Silahlı Kuvvetleri’ni suçluyor.

“Askerler, şehit veririz diye çatışmaya girmedi” diyor.

Söyledikleri aynen şöyle:

“Terör örgütü şehirlere bomba yerleştirecek, bundan valinin haberi olmayacak veya haberi olacak operasyon izni vermeyecek. Bu akla muhal bir şeydir. Ama şunu biliyoruz: Operasyon emri verildiği halde ‘şehit veririm’ endişesiyle operasyon yapılmadığı dönemi biliyoruz. Bunlar sevabıyla günahıyla bizim tarihimizdir…”

Şu ifadelere bir bakar mısınız?

Akıl dışı bir suçlama!

İki yönden.

Bir, söyledikleri gerçeğe aykırı…

İki, bakanın kendi camiasını suçlaması yakışık alan bir durum değil.

Nitekim muhalefet milletvekilleri “İspat et!” diye çıkışıyorlar, Bakan Fikri Işık susuyor.

Garip bir durum!

Bir bakanın, kendi camiasını suçlayarak demeç vermesi, ilk kez rastladığımız bir olay.

“Askerler şehit veririz diye çatışmaya girmedi” ne demek?

Bu, öyle üstü kapatılacak bir durum değil.

Madem söyledi, ispat etmeli.

Tarih vererek…

Birlik adı belirterek…

Hangi olayda kim talimat vermiş de, asker gereğini yapmamış?

Asker gereğini yapmamış da, o asker hakkında ne gibi bir işlem uygulanmış?

Kim o asker?

Veya kimler?

Bakan Işık, “operasyon yapılmadığı dönem” diye belirttiğine göre, o dönem AKP dönemi değil miydi?

Neden böyle bir dönemle ilgili gereken yapılmadı?

Sonra…

Fikri Işık’ın yaptığı bir “suçlama”!

Ağır bir suçlama!

Ülkemizin güvenliğini ilgilendiren önemli bir suçlama!

Genel Kurmay Başkanı, Bakan Fikri Işık’ı derhal “iddialarını ispat etmeye” davet etmeli.

Bu böyle üstü örtülecek, önemsenmeyecek bir durum değil.

Asker üzerinde bir “şaibe” var…

Asker üzerinde bir “suç isnadı” var…

Bütün bunlar “gerçek” mi, yoksa “iftira” mı ortaya çıkarılmalı.

Gerçekse, zamanında gereğini yapmayanlar hakkında yasal işlem yapılmalı.

İftiraysa, bu iddiayı Bakan Fikri Işık attığına göre, Işık bakanlık görevinden azledilmeli.

Milli Savunma Bakanlığı, Türk Silahlı Kuvvetleri ile kavga makamı değildir.

Ordumuzla kavgası olan, ordumuzla görülecek hesabı olan, o makamda oturamaz.

Daha doğrusu, oturmamalı!

Devlet yönetimi ciddi iştir.

Devlet yönetmek, Hereke’de fırın işletmeye benzemez!

 

 

Herhalde saraya danışman olmak istiyor

 

Dün sabah FOX TV’de İsmail Küçükkaya’nın sabah programında izledim.

Görüntülü ve sesli olarak…

Konuşan bir profesör!

Prof. Dr. Mustafa Aşkar…

Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde öğretim üyesi…

Görüntü, TRT’nin bir programından alınmış.

Sanırım bir dini sohbet programından…

Prof. Aşkar, belli ki “namaz” üzerine değerli (!) görüşlerini açıklıyor.

Konuşmasını getiriyor getiriyor, “Namaz kılmayan hayvandır”a bağlıyor.

Evet, yekten!

Kelime kelimesine!

Bu sözü söyleyen, sokaktaki cahil, bağnaz biri değil.

Bir profesör…

Hem de Ankara Üniversitesi gibi ülkemizin en gözde üniversitesinde görev yapan bir profesör!

Üstelik bu görüşünü devlete ait bir televizyon kanalında açıklıyor.

Milyonlarca insana diyor ki, “Namaz kılmıyorsanız, hayvansınız.”

Şu terbiyesizliğe bakar mısınız?

İnsanların namaz kılıp kılmadığına karışmak, kimin haddine?

Namaz kılıyorsa da kendine…

Namaz kılmıyorsa da kendine…

Dinimizde zorlama var mı?

Şu anda ülkemizde yaşayan insanların yarısı namaz kılıyorsa, diğer yarısı kılmıyordur.

Belki de daha fazlası…

O zaman toplumun yarısına “hayvan” mı diyeceğiz?

Görüyorsunuz değil mi, AKP’nin yarattığı siyasi iklimde bilim adamları dahi ne hale geldi.

Bunlar, insanlarımızı aydınlatıp ışığa kavuşturacaklarına, karanlığa gömüyorlar.

Sanırım bu “muhterem zat”…

Bu “naşerif herif”…

“Namaz kılmayanlar hayvandır” diyerek bazılarının gözüne girip “saraya danışman” olmak istiyordur.

Ama sanmıyorum…

Saraydaki bile, “namaz kılmayan insanları hayvan” gören bu terbiyesizi kabul etmez.

Bu yazı toplam 3247 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
sabir
14 Haziran 2016 Salı 08:57
08:57
namazı çok basite indirgemek te çok yanılış kılmayan kılmaz evet ama ,kılmayanın cezasını da anlatmak bir hocanın görevidir.yok öyle kılmadım cezası neyse çekerim,hocaler bu milleti bu konuda uyarmalıdır.müslüman olan herkesin namaz kılması gerektiğini söylemelidirler.kılmayanın cezasını anlatmaldırlar.
Melih
14 Haziran 2016 Salı 07:05
07:05
Askerin göre göre çatışmaya girmediğine şahitim....
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim