• BIST 107.489
  • Altın 142,921
  • Dolar 3,5608
  • Euro 4,1464
  • Kocaeli : 32 °C
  • İstanbul : 31 °C
  • Sakarya : 32 °C

Fikri Işık ne hissediyor…

Mehmet Özmen

30 Mart seçim süreci çok ilginç, bir o kadar da heyecanlı geçmişti. Çünkü seçimden birkaç ay önce yaşanan 17 Aralık ve ardından başlayan 25 Aralık süreçleri sonrasında ilginç gelişmeler yaşanmıştı.

Başbakan Erdoğan’ın kasası olarak oğlu Bilal Erdoğan lanse edilmiş, dört tane bakan hakkında akıl almaz iddialar ortaya atılmış, bazılarının oğulları gözaltına alınmış, Reza Zarrab gibi isimler de bu kervana takılmış, sonrasında ise daha vahim olaylar cereyan etmişti.

Olayın devamında 1 hafta sonra yapılacak olan büyük operasyonda ise bu kez Bilal Erdoğan dahil yine bir yığın ismin gözaltına alınması kararı savcılıkça alınmış, ardından iki olay arasındaki dönemde emniyet teşkilatının temelleri sarsıldığından savcının bu talebi -suç olmasına rağmen- uygulanmamıştı.

Yani bugüne kadar dilimizin alıştığı sivil itaatsizlik vurgusu, belli ki devletin resmi kurumlarını da etkilemiş olacak, bu kez polis, savcının talimatını yerine getirmemek için direniyordu. Çünkü gözaltına alınacaklardan birisi devletin zirvesinin evine rahatlıkla girip çıkabiliyordu.

Bu arada bir ses kaydı düştü internet ortamına. Burada dönemin başbakanı Erdoğan ile oğlu Bilal arasında geçtiği öne sürülen o kısa görüşmeler sırasında ilginç kelimeler de kullanılıyordu. İddiaya göre, Başbakan, oğluna ‘Evdeki paraları sıfırla’ talimatı veriyordu. Tabi bu olay bizatihi Başbakan tarafından yalanlandı, ses kaydının da montaj olduğu ileri sürüldü.

Yaşananlar bu şekilde seçim malzemesi haline getirildi. Yerel seçimler mahalli bir ortamdan çıkarılıp, genel seçim havasına getirildi. Neticede ise AK Parti yüzde 43 ile yine ülkede söz sahibi olduğunu toplumun ve devletin bütün katmanlarına bu kez biraz daha yüksek sesle dile getirdi.

Fakat o dönemde Başbakan ve oğlu ile ilgili olarak ortaya atılan ve montaj olduğu öne sürülen kayıtlarla ilgili yeni Bakan Fikri Işık’a “Kayıtlarla ilgili ne düşünüyorsunuz” sorusu yöneltilmişti. Kendisi bu suale, makamının hangi durumlarla ilgili alakalı olduğunu unuttuğunu düşündüğüm şekilde “Bunların hepsi montaj” şeklinde yanıt vermişti. Buna gerekçe olarak da, “Öyle hissediyorum” demişti.

Tabi gel zaman git zaman, meseleyi araştıran Adli Tıp Kurumu, bakanlarla ilgili kayıtların montajla hazırlanmadığını açık bir şekilde ifade etti. Duyumlarımıza göre ise mesele hakkında Adalet Bakanı’nın başı çok ağrımış gibi. Şimdi millet konu hakkında biraz daha tedirgin aslında.

Ben ise o günkü dönemde meseleye hissiyatına güvenerek montaj diyen Bakan Fikri Işık’ın, Adli Tıp raporu sonrasında ne düşündüğünü, kendini nasıl hissettiğini sormak ve öğrenmek istiyorum. Şimdi sayın bakan diyebilir ki, “O rapor Erdoğan’ı değil, bakanları ilgilendiriyor.” Fakat bu saatten sonra açıkçası kimse bu sözlere çok kulak asmaz.

Eğer, hükümetin rahatlıkla el ense çekebildiği bir kurum böyle bir rapor hazırlıyor ve meseleyi kamuoyuna duyuruyorsa, ortada durup düşünülmesi gereken çok olay var demektir. Haliyle gelinen noktada yaşananlar artık bu konuda yapılacak olan tüm savunmaların anlamsızlığı şeklinde yorumlanacaktır.

Yani artık muhatabımız Fikri Işık da olsa, ya da farklı bir devlet karakteri de olsa bu durum böyle. Zira Fikri Bey’in duygusuz tarafının da olduğunu çevresindeki kişilerle olan ilişkilerinden dolayı yakinen bilirim, ama bu kadarını da beklemiyordum açıkçası…

Bu yazı toplam 850 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim