• BIST 107.202
  • Altın 145,263
  • Dolar 3,5161
  • Euro 4,1312
  • Kocaeli : 31 °C
  • İstanbul : 29 °C
  • Sakarya : 31 °C

Fikri Işık’a katılıyorum, terörist cenazesine gidenler…

M.Tanzer Ünal

Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, Kocaeli İmam Hatip Liseleri Mezunları’nın düzenlediği iftar yemeğinde konuşmuş:

“Terörist cenazesine gidenler hesap verecek…”

Tamam, hiçbir itirazımız yok.

Hesap versinler…

Cezalandırılsınlar…

Hem de en ağır şekilde!

Çünkü bu vatanın bütünlüğü, milletin birlik ve dirliği her şeyden önemlidir.

Aklınıza gelebilecek her şeyden!

Ancaaakkk…

Madem konuyu açtık…

Madem vatanın bütünlüğünü, milletin birlik ve dirliğini ön plana aldık…

Şu, terörle ilgili bütün “eski defterleri” de açalım!

*Oslo görüşmelerini…

*Kürt açılımını…

*Barış sürecini…

*Dolmabahçe mutabakatını…

*Kandil’den yapılan “Biz hükümetle anlaştık” açıklamasını…

*Teröristlerin, şehirleri silah deposu haline getirmesine göz yumulmasını…

*Diyarbakır mitinglerinde, Apo’nun bildirilerinin okunmasına izin verilmesini…

*Teröristlerin Habur’da karşılanmasını…

*HDP’lilerin İmralı’yı komşu kapısı yapmasını…

*Apo’ya “sayın” demenin ve Apo’yu övmenin suç olmaktan çıkarılmasını…

Daha hangi birini saysam?

Bunları ne yapacağız?

Bunlar da suç değil mi?

Hem de teröristin cenazesine gitmekten daha büyük suç!

Demek, suçu AKP’liler işlerse “suç” değil, başkaları işlerse “suç”!

Ülke yönetimlerinde “adaletli olmak” esastır.

Suç, suçtur.

Kişilere ve kurumlara göre değişmez.

Aynı fiil, güç sahibi olmayanlar için suç ise, muktedirler için de suçtur.

Fikri Işık, “Terörist cenazelerine gidenler hesap verecek” derken, elini vicdanına koysun!

Terörist cenazelerine gidenler hesap verecekse, bir zamanlar teröristlerle kol kola olanları ne yapacağız?

 

 

Elimdeki kitap, “Eşitsizliğin Bedeli”…

“Tatilde ciddi kitaplar okunmaz” derler, ama ben okuyorum.

Elimde, Joseph E. Stiglitz’in “Eşitsizliğin Bedeli” kitabı var.

Stiglitz, dünyanın en etkili birkaç iktisatçısı arasında gösteriliyor.

2001’de “Nobel İktisat Ödülü”nü kazanmıştı.

Kitapta, genelde “gelir eşitsizliği” konusunu işliyor.

ABD’de ortaya çıkan 2008 krizini ve dünyaya hâkim olan büyük durgunluğu sade bir dille anlatıyor.

Kendi ifadesiyle “yüzde 1’lik” kesimin; devleti, yargıyı ve demokratik süreci ele geçirerek “yüzde 99”un üzerinde nasıl egemenlik kurduğunu kapsamlı bir şekilde ele alıyor.

Kitap; ABD’de özellikle 1980 sonrasında artan eşitsizliği ve bunların yarattığı sorunları inceliyor.

Yazar; Türkiye gibi ülkeler için de geçerli olacak önemli saptamalarda bulunuyor, ipuçları veriyor.

Nedir bu ipuçları?

*Sermayenin gücü…

*Toplumsal kutuplaşma…

*Rant arayışları…

*Algı mühendisliği…

*Ortaya çıkan büyük güven problemi…

*Demokrasilerde paranın nasıl bu kadar güçlü hale gelebildiği…

*Artan yoksulluk…

*Fırsat eşitliğinin kaybolması…

*Aşırı kâr arzusunun doğurduğu büyük toplumsal yarılma…

*Servet ve fırsat eşitsizliğinin yarattığı krizler…

*Artan eşitsizliğin adalet sistemini nasıl yozlaştırdığı ve hukukun üstünlüğünün yerini sermaye sahiplerinin egemenliğine nasıl bıraktığı…

*Emeğin milli gelirden aldığı pay düşerken, sermayenin aldığı payın giderek arttığı…

*Sermayenin giderek yoğunlaştığını, emeğin giderek yoksullaştığını…

*Doların değil, insanların önemli olduğu bir demokrasinin gerekliliği…

*Üst kesimlerin değil, toplumun genel çıkarlarını yansıtan bir demokrasiye duyulan ihtiyaç…

*Piyasada olduğu gibi siyasette de paranın ön plana çıkması…

*Siyaset ve ekonominin, “finansal elitler” tarafından ele geçirilmesi…

Özetle…

“Eşitsizliğin Bedeli”, dünyada gelecekte artacak sorunlara dikkat çekiyor.

Kapitalizm, siyaset, sermaye ve eşitsizlik ilişkisini anlamak için önemli bir kaynak…

İletişim Yayınları’nın bir yayını.

Okumadıysanız, öneririm.

 

 

Hurşit Tolon, ziyarete gelecek

Birinci gün aradım, bayramını kutladım.

Sohbet ettik.

Kentimizden ve ülkemizden…

Sefa Sirmen’in tutuklanmasına üzüldüğünü söyledi.

1998-1999 yılları…

Sefa Sirmen, Büyükşehir Belediye Başkanı…

Hurşit Tolon, Kolordu Komutanı…

Yıllara dayanan dostlukları var.

Sefa Sirmen’i cezaevinde ziyaret etmek için ay sonuna doğru İzmit’e geleceğini söyledi.

Geldiğinde dostlarıyla da birlikte olacak.

Bu yazı toplam 2318 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim