• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Kocaeli : -3 °C
  • İstanbul : 2 °C
  • Sakarya : 0 °C

Fikri Işık’ın Milli Savunma Bakanı olması…

M.Tanzer Ünal

Dün, bakanlar kurulu listesi açıklandıktan sonra, arkadaşlar “Yeni kabineyi nasıl buldunuz” diye sordular.

Şunları söyledim…

*Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı “icra bakanlığı” idi, Milli Savunma Bakanlığı ise “protokol bakanlığı”dır.

*Milli Savunma Bakanlığı’nda yıllardır uygulanan ve değiştirilmesi çok zor olan bir sistem vardır, bu sistem içinde bir bakanın özel tasarruflarda bulunması mümkün değildir.

*Fikri Işık’ın, yeni kabinede bakanlığının değiştirilmesinden memnun olduğunu sanmıyorum.

*Kabine dışı kalmaktansa Milli Savunma Bakanlığı koltuğuna oturmak iyidir.

*Yeni kabinede de yer aldığından Fikri Bey’in Kocaeli siyasetindeki etkinliği devam edecektir.

*Fikri Işık’ın bakanlığının devam etmesi, parti içinde 2019 büyükşehir belediyesi seçimleri için hesap yapanları üzmüştür.

Söylediklerim bunlar…

Ekleyecekleriniz varsa siz devam edin!

 

 

Feridun Güray, Bahri Yavuz’un projelerini beğendi mi?

KEV (Kocaeli Eğitim Vakfı) kongresine şunun şurasında üç gün kaldı.

28 Mayıs Cumartesi günü dananın kuyruğu kopacak.

Sefa Sirmen ve ekibi mi, yoksa Bahri Yavuz ve arkadaşları mı kazanacak, belli olacak.

Her iki taraf da harıl harıl çalışıyor.

Önceki gün, Bahri Yavuz kadim dostu Hüseyin Erol’la birlikte İstanbul’a Feridun Güray’ı ziyarete gitti.

Oturdular, Feridun Bey’e projelerini anlattılar.

Biz KEV yönetimini alırsak, KEV için şunları şunları, Kocaelispor için bunları bunları yapacağız…

Feridun Bey anlatılanları dinledi, “Hayırlı olur inşallah” dedi.

Ziyaretleri için teşekkür etti…

Dün Feridun Güray’ı aradım, “Nasıl Bahri Yavuz ve arkadaşlarının projelerini beğendin mi” diye sordum.

“Beğendim” dedi.

Hepsi bu kadar, başka bir şey de söylemedi.

Yani kongrede hangi tarafı destekleyeceği konusunda renk vermedi.

 

 

Osman Pepe ve Nihat Ergün, AKP kongresine katıldılar mı?

                             

Pazar günkü AKP olağanüstü kongresini evde değişik televizyon kanallarından

izledim.

*Kongrenin ruhunu anlamaya çalıştım…

*Kongreye katılanları ve katılmayanları belirlemeye çalıştım…

*Salondakilerin davranışlarını yorumlamaya çalıştım…

*Binali Yıldırım ve Ahmet Davutoğlu’nun konuşmalarındaki şifreleri çözmeye çalıştım…

Kongreyi izlerken, gözlerim hep Osman Pepe ve Nihat Ergün’ü aradı.

Öyle ya, her ikisi de partinin Kocaeli’de kurucuları arasındaydı.

Uzun süre yöneticilik yapmışlardı.

Osman Bey Orman Bakanlığı, Nihat Bey Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı görevlerinde bulunmuştu.

Acaba kongreye gitmişler miydi?

İçimdeki ses, Osman Pepe’nin gittiği, Nihat Ergün’ün gitmediği şeklindeydi.

Sabahtan akşama kadar kongreyi izledim, her ikisini de hiçbir karede göremedim.

Önceki gün ilk işim, Osman Pepe ve Nihat Ergün’ün gidip gitmediklerini sordurmak oldu.

Tahmin ettiğim gibi…

Osman Pepe, kongreye katılmış…

Nihat Ergün, katılmamış.

 

 

Yine af söylentileri ve aklıma gelen o fıkra

                                   

Tutuklu ve mahkûmlar artık mevcut cezaevlerine sığmaz oldu ya…

Ortalıkta yine af söylentileri dolaşmaya başladı.

Ne yapsın hükümet?

Açılan dava sayısı o kadar arttı ki, mahkemeler zamanında adalet dağıtamaz oldu.

Cezaevlerinde koridorlar bile yatakhaneye döndü.

Her af söylentisinde, o fıkra gelir aklıma.

“Irz düşmanının biri, kadıncağızı kaçırıp tecavüz etmiş.
Kadın ertesi gün yana yakıla kadıya koşmuş, derdini anlatmış. Kadı emir vermiş, zaptiyeler ırz düşmanını yakalayıp mahkemeye çıkarmışlar. Kadı, bir celsede herifi mahkûm edip içeri atmış.
Aradan bir süre geçmiş. Kadın köyden kalkıp kasabaya gelmiş. Pazarda dolaşırken bir de ne görsün? Irz düşmanı herif elini kolunu sallaya sallaya dolanıyor.
Dünya kadının başına yıkılmış…
Hemen koşup karakola gitmiş, zaptiye çavuşuna derdini anlatmış:
“Aha şu herif, beni kaçırıp ırzıma geçti. Ben de bunu size yakalattım, kadı da içeri attı. Bu nasıl oldu da şimdi böyle dolaşıyor?”
Zaptiye çavuşu başını sallamış:
“Hanım hanım, af çıktı af! Bu namussuz herif de affedildi!”
Kadının aklı iyice karışmış:
“Anlamadım, ne oldu?”
“Af çıktı af!”
“Kim affetti bu alçağı?”
“Padişah affetti hanım!”
Kadın parlamış:
“Bana bak çavuş efendi… Bu herif benim mi ırzıma geçti, yoksa padişahın mı? Padişah kim oluyor da bunu affediyor? Irzıma geçilen ben, affeden padişah! Padişah, kendi ırzına geçen varsa onu affetsin!”

Bu yazı toplam 2961 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
azim
25 Mayıs 2016 Çarşamba 13:52
13:52
fikri beyin yapabileceği tek hayırlı iş, savunma bakanı olarak cengiz topeli askeri havaalanı baskısından kurtarark sivil havacılığın önünü açmaktır.
İzmitli
24 Mayıs 2016 Salı 21:51
21:51
Kocaeliyi evlatları yönetmeli
Kocaeli doğumlu olmayan,Evi barkı,köyü Kocaeli'de olmayanlar kesinlikle Kocaeli'den Milletvekili adayı olmamalı yapılmamalı..Aynısı Belediye Başkanlığı içinde geçerli.Çünkü Kocaeli'nin evladı olmayanlar sadece kişisel çıkarları için çalışıyorlar Kocaeli ve halkının sorunları Kocaeli'nin menfaatleri için çalışmıyor Kocaeli'nin haklarını korumuyorlar,Her parti bunu benimsemeli.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim