• BIST 107.148
  • Altın 143,559
  • Dolar 3,5506
  • Euro 4,1367
  • Kocaeli : 31 °C
  • İstanbul : 31 °C
  • Sakarya : 30 °C

Gaza gelen toplum!..

Mustafa Küpçü

“Gaza, galeyana gelmek” nasıl bir “kültürel eylem” biçimidir?

Yaşadığımız olaylara dikkatle bir bakın; çok kolay “tepki” gösteriyoruz!

“Buluttan nem kapıyoruz!”

“Yan baktın, neden baktın?” diye kavga başlatan, hiç yüzünden cinayet işleyen insanların ülkesindeyiz.

Yanında “Haydar” denilen kalın sopayı taşımayan adama taksi ya da minibüs şoförü demiyorlar!

Önündeki aracı geçmek için selektör yapan adamın yolunu kesip Haydar’la tanıştırmak “delikanlılık” oluyor!

Birkaç yıl önce Yalova’da “alacak-verecek” yüzünden kavga eden iki kişinin olayı; “Yetişin filan memleketin adamları hemşerimizi dövüyor” feryadı ile “hemşeri  kavgasına” dönüşmüştü.

Örnekleri çoğaltmak mümkün.

“Aklı öne koymayan insan ya da toplum; “Cehaletin, duyguların ve önyargıların” esiri oluyor.

Oysa, insanı ve toplumu anlamak için “Empati” kurmalı insan. Yani, karşısındaki insan ya da toplumun içinde bulunduğu koşulları bilmeli, o koşullarda kendisi olsa nasıl bir tepki verebileceğini düşünmeli.

Ama, DÜŞÜNMEK de bir eğitim ve kültür olayı!..

Anımsayın; Fransa’da “Ermeni Soykırımı iddiasını reddedenlere hapis cezası öngören” Yasa çıkarılması üzerine, “Fransız mallarını boykot” çağrısı yapıldı! İtalya’ya kızdığımızda İtalyan mallarını, İsrail’e kızdığımızda İsrail mallarını protesto çağrısı yaparız!

Ama hiç biri gerçekleşmez! 

NEDEN?

Çünkü, ekonominin de siyasetin de toplumsal olayların da kuralları, koşulları ve politik gerçekliği vardır!

Düz mantıkla bunları düşünemezsiniz! EMPATİ yapmalısınız!

Günümüzde, “Küresel ekonomik düzen” öylesine yaygın ve egemendir ki, hemen her ülkede başka ülkelerin ya ürünleri ya da bizatihi firmaları faaliyettedir.

Almanya’da ve diğer Avrupa ülkelerinde “Türk Döneri”  satılır. Kimini Türk girişimci işletir, kiminde patron yabancıdır ama bir Türk döner ustası çalıştırır.

“Frenchising” yani “Ürün ve marka kiralama” diye bir kavram var. Örneğin yabancı markalı “fast food” firmalarının Türkiye’deki işletmecileri Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarıdır.

Farkındayım; uzun bir açıklama oldu.

Peki neden bu konuya girdim?

“ÇİN LOKANTASINA TAŞLI SOPALI SALDIRI” başlıklı haberi okuyunca bu yazıyı yazman istedim.

İstanbul’da, “Çin yemekleri” yapan bir lokantaya “kimliği belirsiz kişiler” taş ve sopalarla saldırmışlar! NEDEN? “Çin hükümeti, Uygur Türklerine zulmediyor” diye!

Lokantanın sahibi bir Türk vatandaşı.

Lokantada çalışanlardan biri de bir “Uygur Türkü.!”

Lokantanın müşterileri de çoğunlukla Endonezyalı Müslümanlar!

Ama, lokantaya saldıranlar bunları bilmiyor!

Ve sanıyorlar ki, bu lokantaya korku salarsak, defolup giderler ve Çin hükümeti de Uygur Türklerine zulmetmekten vazgeçer!

Bu ne zavallı bir düşüncedir!

Bu ne cehalettir!

Peki, toplumun önemli bir kesiminin bu kadar büyük bir  “cehalet batağı” içinde olmasının nedeni nedir?

Daha küçük yaştan itibaren insan yavrularının kafalarına kazınan “önyargılar” ve “bağnaz düşünceler” olabilir mi?

Kıbrıs’ın nerede olduğunu bilmeyen,  en basit ülke ve dünya sorunları üzerine “özgür ve özgün düşünce” ortaya koyamayan insanların azımsanmayacak bir miktarda olduğu bir ülkede bu olaylara şaşmalı mı?

Kolaylıkla gaza ve galeyana gelebilen bir toplum, “çağdaş bir toplum” olabilir mi?

Bu yazı toplam 559 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim