• BIST 75.727
  • Altın 129,878
  • Dolar 3,4745
  • Euro 3,6641
  • Kocaeli : -2 °C
  • İstanbul : 10 °C
  • Sakarya : -2 °C

Gaza gelmeyelim!

M.Tanzer Ünal

Hani…
Kuzey Afrika’da estirilen yalancı “Arap Baharı” rüzgarı var ya…
Bütün gayretlere rağmen Suriye’de estirilemeyince…
“Rüzgar estirecek”, hatta “fırtına çıkaracak” yöntemlere başvuruluyor.
İşte Türk uçağının düşürülmesi, bu yöntemlerden biri…
Uçağımızın düşürülmesiyle birlikte “savaş tamtamları” da çalmaya başladı.
“Suriye, jetimizi düşürdü.”
“Bedelini ödeyecekler.”
“Zorlama Suriye!”
“Türkiye, kendi başına hareket etmemeli, NATO’ya çağrı göndermeli!”
“Garabet” Suriye politikamızın bu noktaya getirileceği belliydi zaten…
“Gel gel” yapıyorlar.
Bizi “savaş bataklığına” atacaklar.
Klasik yöntem…
Senaryo, yazıldığı gibi oynanıyor.
Batı, Suriye krizinde “kullanılacak en iyi alet” olarak Türkiye’yi görüyor.
Bu nedenle de durmadan gaz veriyor.
Sen büyüksün!
Sen aslansın!
Sen kaplansın!
Sen lider ülkesin!
Gördün mü, ekonomin çok iyi.
Avrupa batarken, sen zirve yapıyorsun.
Övgüler yağdırmalar, madalya takmalar…
Türkiye, “kurban edilmeye” hazırlandı.
Bu son “uçak düşürme olayı” da, savaş öncesi hazırlığın bir parçası.
Hem kışkırtma, hem toplumu psikolojik olarak savaşa hazırlama…
Eğer “uçak düşürme olayı” işe yaramazsa, başka sataşmalara tanık olacağız.
Sonunda da, “Ee bu kadar da olmaz, bunlar zaten bizim uçağımızı düşürmüşlerdi” deyip, Suriye ile savaşa gireceğiz.
Çıkacak savaş, sadece Türkiye-Suriye Savaşı olmayacak.
NATO ülkesi Türkiye ile Rusya, Çin, Hindistan ve İran’ın himayesindeki Suriye arasındaki bir savaş olacak…
Olay, çok büyüyecek.
Zaten ABD de bunu istemiyor mu?
Savaş çıksın, bölgeyi harman yapalım, silahların gölgesinde bölgeyi yeniden yapılandıralım…
22 ülkenin sınırları değiştirilsin, yeni devletler kurulsun.
Büyük Ortadoğu Projesi, böylece gerçekleştirilmiş olsun.
Bu arada şunu da unutuyoruz.
Suriye ile savaştığımız zaman, “komşusunu şımarık zengin çocuklarıyla bir olup döven biri” durumuna düşeceğiz.
Bu utancı da asırlar boyu taşıyacağız.
*******
Sahi, siz ne diyorsunuz?
Türkiye, Suriye’ye savaş ilan edebilir mi?
Ben, “Edemez” diyorum…
Daha doğrusu “Etmemesi gerekir”…
Çünkü Türkiye’nin ekonomisi, böyle bir savaşı finanse edecek güce sahip değil.
Bakmayın siz, şöyle büyüdük böyle büyüdük palavralarına.
Türkiye, borçla geçiniyor…
Aldığı borçlarla böbürleniyor…
“Sıcak para” ile ayakta duruyor…
Kırılgan…
Türk askeri sınırı geçer, ekonomi kısa zamanda tepetaklak olur.
İçerde de dışarıda da dünyamız “cehenneme” döner.
İşte o zaman ülkemizi yönetenler, ülkemizin parçalanmasına imza atmış olur.
Suriye ve genelde bölge, “mezhep çatışması” na sürükleniyor. Bizim Suriye ile savaşa girmemizin Alevi vatandaşlarımız üzerindeki etkisi büyük olur.
Sonra…
Bölgenin yakın tarihini unutmayalım!
ABD, bir zamanlar da Saddam’ı Kuveyt cehennemine girmeye teşvik ediyordu.
Saddam’ı gaza getirip, Kuveyt’i işgal ettirdiler.
Sonunda “Kuveyt’e girebilirsin” dedikleri Saddam’ı tepelediler, Irak’ın da işini bitirdiler.
ABD’nin dostu yoktur.
İşine geldiği sürece seni dost bilir, işi bitince seni çukura atar.
*******
Türkiye, Ortadoğu’da ABD’nin yörüngesine girdi.
Hem Suriye’yi, hem İran’ı, hem de Irak’ı kaybetti.
Bölgede en büyük dostu, PKK hamisi Barzani…
Biz, komşularımızla düşman olmanın bedelini gelecek yıllarda çok ağır ödeyeceğiz.
Suriye de Irak gibi çok dinli ve çok ırklı bir ülke.
Sünni, Şii…
Arap, Kürt…
Irak, Saddam’dan sonra Arap ve Kürt bölgelerine ayrıldı.
Sünniler ve Şiiler birbirini yiyor.
Esad’ın gitmesi halinde, Suriye’de de benzer gelişmeler yaşanacak.
Bundan hiç şüpheniz olmasın.
Amaç da bu!
Bölgedeki etnik ve dinsel grupları savaştırmak…
Türkiye, maalesef böyle çirkin bir oyunun içinde…
Atatürk’ün koyduğu “Yurtta sulh, cihanda sulh” düsturunu bir tarafa bıraktık…
Yurt içindeki sulh bitirildi, cihanda da “savaş tamtamları” çalmaya başladı.

Bu yazı toplam 996 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim