• BIST 82.166
  • Altın 147,844
  • Dolar 3,8195
  • Euro 4,0719
  • Kocaeli : 3 °C
  • İstanbul : 4 °C
  • Sakarya : 3 °C

Gazeteciye saldırı…

Mustafa Küpçü

“Geri kalmışlık” birçok ölçütü olan bir kavramdır.

Ekonomik güçsüzlük, bilim ve teknolojide çağın gerisinde olmak, eğitim, sağlık ve kültür alanında gerilik, askeri güçsüzlük ve sair ölçütler, geri kalmışlığın belirgin özellikleridir.

Ama, geri kalmışlığın en önemli ölçütlerinden biri de; “Siyaset, Demokrasi ve Hukuk Devleti” niteliklerindeki gerilik, güdüklük ve hukuksuzluktur.

Geri kalmış bir ülkenin “Siyasal düzeni ve siyasetçileri de geri kalmıştır!

Kin, öfke, şiddet, aşağılama, kendisi gibi düşünmeyeni baskı,  “düşman” sayma, geri kalmış bir ülkenin siyaset aktörlerinin temel özellikleridir!

Geri kalmış bir ülkede “Demokrasi ve Hukuk Devleti göstermeliktir!”

Kimi siyasetçiye göre demokrasi; “ Saklı amaca ulaşıncaya kadar binilecek, kullanılacak bir tramvaydır!”

Siyasi iktidarı bir şekilde ele geçirince;

Devletin tüm organlarına kendi yandaşlarını getirmek, kendisi gibi düşünmediğine inandığı her insanı hukuk dışı yöntemlerle görevden almak, süründürmek, vazgeçemedikleri bir insanlık ayıbıdır!

Siyasi iktidarı bir şekilde ele geçirince;

Hukuk Devleti’nin olmazsa olmaz koşulu “İktidarın Yargısal Denetimi” ni hiçe saymak, Danıştay, Sayıştay, Anayasa Mahkemesi gibi üst yargı kurumlarını yok saymak, denetimden kaçmak, yargı kararlarını tanımamak, uygulamamak, bu Anayasal kurumlara  kendisine yakın kişileri atamak öncelikli hedefidir!

Böyle bir siyasal iktidar, kendisi için en büyük engel saydığı “Medya” üzerinde de ince hesaplar yapar!

Devlet olanaklarıyla zengin ettiği yoldaşları aracılığı ile bazı gazete ve televizyonları ele geçirir! Ele geçiremediklerine de başka “yıldırma eylemleri” uygular!

Resmi ilan ve reklamları kısıtlar, mali denetimlerle ve maddi cezalarla soluğunu keser, kendisine boyun eğmeyen gazeteci, yazar ve programcıların ekmeği ile oynar, işten atılmaları için baskı kurar. “Kumpas” kurar, içeri tıkar!

“Siyasal zorba” son olarak bir şey daha yapar; “Yola gelmeyen, boyun eğmeyenleri, şiddetle terbiye eder!”

Türk Basın Tarihini inceleyin; şiddete uğrayan, dövülen, kolu bacağı kırılan, faili meçhul kalan cinayetlerle öldürülen gazetecilerin hayli çok olduğunu göreceksiniz.

“Demokratik Hukuk Devleti” niteliği taşıyan bir ülkede, gazetecilere bu tür baskı ve şiddet uygulanamaz. Siyasi iktidarların böyle bir eylem biçimi akıllarına bile gelemez! Gelirse, o ülkenin yurttaşları böyle bir siyasi iktidarı ve siyasetçiyi cezalandırır, siyaset sahnesinden siler!

Bugün Türkiye’de, terörle savaşan asker ve polislerimizin dışında, en tehlikeli meslek gazeteciliktir.

Halkımız bu acı gerçeğin farkında mı?

Ne yazık ki, bu soruya olumlu yanıt veremiyorum!

Çünkü, bu ülkede insan akılları çok küçük yaşlardan itibaren törpüleniyor ve “düşünmeyen insan” modeli üretiliyor!

Bu yazı toplam 525 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim