• BIST 89.371
  • Altın 146,677
  • Dolar 3,6426
  • Euro 3,9175
  • Kocaeli : 19 °C
  • İstanbul : 19 °C
  • Sakarya : 19 °C

Gazeteciyi “casus” olarak görmek…

M.Tanzer Ünal

Sevgili okurlarım, inanın ülke olarak geldiğimiz noktaya çok üzülüyorum.

Kişiler arasında, kurumlar arasında, görüşler arasında hiç diyalog kalmadı.

Herkes birbirine hırgür!

Kurumlar, birbirine düşman!

Halbuki bir toplumda her kuruma, farklı görüşten insanlara ve farklı yelpazelerde bulunan siyasi partilere ihtiyaç var.

Sadece ben olayım, benden başka siyasetçi olmasın.

Sadece benim partim bulunsun, başka parti bulunmasın.

Sadece beni destekleyen gazete ve televizyonlar yaşasın, diğerleri yok olsun.

Böyle bir mantık olabilir mi?

Böyle bir mantığın hâkim olduğu ülkedeki rejimin adına demokrasi denebilir mi?

Üzülerek söylemek gerekir ki, ülkemiz tam böyle bir noktada.

Ve geldiğimiz bu nokta tek başına AKP’nin eseri!

***

Dikkat ederseniz…

AKP, CHP’yi istemiyor.

AKP, MHP’yi de istemiyor.

Bu seçimde ortaya çıktı ki, AKP HDP’yi de istemiyor.

Daha düne kadar birlikte “açılım projesi” ni yürüttükleri HDP de artık AKP için tu kaka!

Eski “açılım ortakları” şimdi neredeyse saç saça baş başa kavga edecekler.

AKP, HDP’nin ne teröristlerle işbirliğini bıraktı, ne de eşcinsel aday göstermesini…

Belli ki, yaptırdıkları anketlerde HDP’nin oyu “barajı aşabilecek derecede” yüksek çıkıyor.

HDP’nin barajı aşması demek, AKP’nin iktidarının tehlikeye girmesi demek!

AKP yöneticilerinin hırçınlığı bundan!

Açın televizyonu bakın, bütün bu yaşadıklarımız sizce normal mi?

Kanal kanal dolaşıyorsunuz, karşınızda hep iki isim.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu…

Sürekli birilerini tehdit ediyorlar.

Birilerine bağırıp çağırıyorlar…

Böyle bir “iktidar tarzı” olabilir mi?

Düşünceleri şu: Sadece biz olalım, başka bir parti olmasın.

Karşılarındaki bütün partilere “darbeci” gözüyle bakıyorlar.

İktidarda olmak AKP’nin “değişmez” hakkı, diğer partiler seçimlerde AKP’yi iktidardan indirmek istediklerine göre, “darbeci”!

 

“Darbeci” gazetecilerden sonra “casus” gazeteciler

AKP için kendileri gibi düşünmeyenleri suçlamak kolay!

Paralelci, darbeci…

Bunlara yeni bir şey daha eklendi, casus.

Casus kapsamına giren gazeteci, Can Dündar.

Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni…

Ne yaptı Can Dündar?

Hani 2014 yılının ocak ayında Hatay ve Adana’da durdurulan TIR’lar vardı ya…

Hükümet, MİT’e ait o TIR’ların içinde “insani yardım malzemesi” olduğunu ileri sürmüştü…

Can Dündar, o TIR’larla ilgili görüntüleri yayınlayıverdi.

Aaa, o da ne?

Sandıkların üstü ilaç, altı silah!

“Muktedirler”, hemen plağı çevirdiler…

“Efendim, biz o silahları Suriye’deki Türkmenlere gönderdik.”  

Türkmenler, anında “Biz silah filan almadık” açıklaması yaptı.

İşler iyice karışınca, ülkemizin en muktediri açıklama yaptı, “Bu yapılan casusluktur. Devletin gizli kalması gereken bilgileri açıklanmıştır. Bu işin peşini bırakmayacağız…”

Böylece meslektaşımız Can Dündar “casus” oluverdi.

Demek ki neymiş?

Hükümetin bir yalanını ortaya çıkarıyorsan, anında “casus” oluveriyormuşsun!

Şimdi göreceksiniz Can Dündar’a yapmadıklarını bırakmayacaklar.

Sürüm sürüm süründürecekler.

Salt “gazetecilik” yaptığı için…

Halbuki, evrensel hukuk kurallarına göre, basın hürdür.

Anayasamız ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, basın özgürlüğünü güvence altına almıştır.

Hükümetin hoşuna gitmedi diye, yazılan bir haber “casusluk” kapsamına alınamaz.

Can Dündar’a hep birlikte sahip çıkmalıyız.

 

Hani “yaratan” dan dolayı tüm “yaratılanlar” ı seviyordunuz?

İnsan, insanı eleştirir…

Parti, partiyi eleştirir…

Ama bu işin bir adabı vardır.

Bir somut konu üzerinden karşı fikri çürütmeye çalışırsın.

Yanlışı varsa söylersin.

Senin fikrin daha iyiyse, onu önerirsin.

AKP’nin son günlerde HDP’ye yönelttiği eleştiriye bakın!

“Efendim sen Eskişehir’den eşcinsel birini milletvekili adayı gösterdin.”

Ankara’nın başlattığı bu eleştiriye, bakıyorum İzmit’teki konuşmalarında Bakan Fikri Işık da katıldı.

Pardon!

Eşcinsellik, yasalarımıza ve evrensel yasalara göre suç mu?

Değil…

Günah mı?

İnanışlara göre değiştiği için somut bir şey söylemek mümkün değil.

Eşcinsellik, insanın elinde olan bir şey değil.

Hormonal dengelerle ilgili.

Tıp ilmi bunu böyle açıklıyor.

Sonra…

AKP, hani bütün “yaratılanlar” ı “yaratan” dan dolayı seviyordu?

Eşcinselleri de Allah yaratmadı mı?

Demek siz, “yaratan” ın her “yarattığı” nı sevmiyorsunuz.

Örneğin…

Eşcinselleri sevmiyorsunuz, ama “hırsızları” seviyorsunuz.

Eşcinselleri sevmiyorsunuz, ama “rüşvetçileri” seviyorsunuz.

Eşcinselleri sevmiyorsunuz, ama “yolsuzluk yapanları” seviyorsunuz.

Bence…

Allah’ın yarattığı eşcinselleri sevmeyerek günah işliyorsunuz…

Allah’ın lanetlediği hırsızları, rüşvetçileri ve yolsuzluk yapanları severek yine günah işliyorsunuz.

Siyasetin seviyesi çok düştü, çoook!

Bu yazı toplam 930 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
murat alyörük
02 Haziran 2015 Salı 11:38
11:38
akp denen yolsuzluk ve rüşvet çetesin ve onun elebaşlarını bi insan ancakbu kadar güzel anlatabilir sizi tebrik ediyorum
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim