• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Kocaeli : 3 °C
  • İstanbul : 6 °C
  • Sakarya : 3 °C

Gazoz satıcılığından su krallığına, şimdi de…

M.Tanzer Ünal

Dünyada iki tip insan var.

“Kendi geleceğini kendisi hazırlayan” insanlar…

“Başkalarının kendisi için bir şeyler yapmasını bekleyen” insanlar…

Cezmi Çiçek, bu insan tipinin birincisine giriyor.

Ne yaptıysa ne ettiyse hep kendisi yapmış.

Kimseden bir şey beklememiş.

Gece gündüz çalışmış, zorlukları yenmiş, bugünlere gelmiş.

Yaşamı, tam bir başarı hikâyesi!

Cezmi Çiçek’in başarı hikâyesinin bir bölümünü geçen pazar günü sizlere anlatmıştım.

“Cezmi Çiçek’in bir çiftliği var, çiftliğinde…” diye başlayan yazımda…

Okumadıysanız, internetten bulun okuyun.

Bugün başarı hikâyesinin diğer bölümünü anlatacağım.

Cezmi Çiçek’in gazoz satıcılığından nasıl “su kralı” olduğunu ve bugün Gölcük’te nasıl kola ve meyve suyu üreticiliğine hazırlandığını…

 

 

Önce filmi başa bir saralım

                                      *********

Cezmi Çiçek, aslen Malatyalı.

Babası, Devlet Demir Yolları’nda işçi.

Okula gidiyor, ama pek okumaya hevesi yok.

Gözü ticarette.

Alacak… Satacak… Aklı fikri orada…

İkinci sınıfta liseyi bırakıyor…

Ailesi etme gitme dediyse de laf dinletemiyor.

Askere gidiyor, askerde Adanalı bir arkadaşı var.

“Gel seninle Adana’da bir market açalım” diyor.

Buluyorlar buluşturuyorlar marketi açıyorlar.

Market küçük bir market, vızır vızır işliyor.

Bir işadamı geliyor, marketin halini beğeniyor, inanılmaz bir para teklif ediyor, “Burayı bana devredin” diyor.

El sıkışıyorlar, marketi satıyorlar.

Cezmi Çiçek parayı cebine koyuyor, nerede ne yapacağını düşünmeye başlıyor.

Memlekete Malatya’ya dönsem mi, Adana’da devam etsem mi?

Kocaeli büyük depreminin olduğu yıl…

1999…

Karar veriyor, “Ben İzmit’e gideceğim” diyor.

Yani fırsatını bulan İzmit’ten kaçarken, Cezmi Bey İzmit’in yolunu tutuyor.

Mantığı şu…

“Deprem olan yerde ihtiyaç çok olur, bir yerde ihtiyaç varsa ticaret de vardır…”

Toptancılar sitesine gidiyor, kendisine bir dükkân satın alıyor.

Üzerine “Ferah Gıda” yazıyor.

Amacı, olmayan bir gıdayı satmak, ama ne?

Aklına Adana’daki gazozcu aklına geliyor, telefon ediyor “Param yok, gazozun burada gidip gitmeyeceğini de bilmiyorum…” diye durumu anlatmaya çalışırken, karşısındaki “Sana iki kamyon gönderiyorum, satınca parasını gönderirsin” diyor.

İki gün sonra gazoz kamyonları geliyor, kasalar daha dükkâna indirilirken kapış kapış satılıyor.

Gazoz, İzmit’te ve Adapazarı’nda çok beğeniliyor…

Sonra diğer marka gazoz ve çeşitli markalardaki meyve sularını da satmaya başlıyor.

Elbette sattıkları arasında “su” da var.

Adapazarı’nın Revan suyu…

Özellikle “bardak su” çok gidiyor.

 

 

Su işine nasıl girdi?

                                      ********

Bir gün su kamyonu boşaltılırken çalışanlardan biri Cezmi Bey’e “Abi şu su işini kendimiz yapsak ya” diye öylesine bir laf söylüyor.

Cezmi Bey’de şimşek çakıyor, ertesi günden itibaren, bardak su dolum makinesini koyacağı su kaynağı aramaya başlıyor. 

Oraya bakıyor buraya bakıyor, olmuyor, 2003’te “Akar” marka üretim yapan su dolum tesisine gidiyor.

Akar, Gölcük’ün ilerisinde Akçat tarafında vadi içinde kendi halinde bir tesis.

Sahibiyle el sıkışıyorlar, makineleri kuruyor, bardak su üretimine başlıyor.

Bardak suya o yıllarda inanılmaz bir ilgi var.

Lokantalar, otobüs şirketleri, okul kantinleri…

Siparişleri karşılamakta zorlanıyorlar.

Cezmi Bey, bu bardak su üretimi sayesinde o dönemde kendi ifadesiyle “acayip para” kazanıyor.

Günde temiz 2 bin lira, ayda 60 bin lira!

Tabii bu durum bir süre sonra Akar Su Tesisleri’nin sahibinin dikkatini çekiyor.

Cezmi Çiçek’e, “Anlaşmayı bozuyorum, makinelerini hemen buradan sök, bu işi ben kendim yapacağım” diyor.

Cezmi Bey mal sahibini ikna etmeye çalışıyor, “Kira bedelini artırayım” diyor, ama nafile!

Bakıyor olacak gibi değil, makineleri sökmek için süre istiyor.

Amacı, başka bir su kaynağı bulup makineleri oraya götürmek!

Üç ay süre istiyor, beriki bir ay diye diretiyor.

Cezmi Bey öfkeli, kırgın ve kızgın…

O hışımla arabasına biniyor, tesislerden ayrılıyor.

 

 

Ayağına gelen kısmet

                                      *********

Gürpınar Su Dolum Tesisleri’nin önünden geçmektedir.

Yol kenarında bekleyen bir bey vardır, prensibi olmamasına rağmen durur, buyur eder.

Tanışırlar…

Tanışırken, Cezmi Bey biraz önce Akar Su’da yaşadığı sıkıntıyı anlatır.

Tesadüfe bakın ki, durup arabasına aldığı bey de Gürpınar Su Dolum Tesisleri’nin küçük ortaklarından biridir.

“Biz Gürpınar Su’yu satıyoruz, istersen büyük hisse sahibinden randevu alayım gidin bir konuşun” der.

Şu işe bakın…

Cezmi Bey bir su dolum tesisinin bir kenarında kiralık küçük bir yer bulma telaşındayken, kendisine komple bir su dolum tesisi önerilmektedir.

Olursa olur olmazsa olmaz, gidip görüşeyim diye düşünür.

Gürpınar’ın büyük hissedarıyla İstanbul’da buluşurlar, yemeğe çıkarlar, tesislerin pazarlığını yaparlar…

Gürpınar Su, o tarihlerde küçük bir tesistir, 250 metrekarelik bir yer.

Mal sahibi 3-5 milyondan kapı açar, sonunda 225 bin lirası peşin 500 bin lirası 20 eşit taksitle toplam 725 bin lirada anlaşırlar.

Yıl, 2006…

Cezmi Bey artık Gürpınar’ın sahibidir.

Tam o günlerde iki genç gelir, toptancılar sitesindeki Ferah Gıda’ya talip olur.

İyi bir paraya eski iş düzenini devreder.

Bardak su dolum makinelerini de Akar’a 300 bin liraya satar.

Sökeceği makineleri sökmez, 300 bin lira alır çıkar.

Böylece Gürpınar’a ödeyeceği paranın büyük kısmı çıkmıştır.

 

 

ASAŞ’la ortak oluyor

                                      ********

Cezmi Çiçek, Gürpınar Su’yu üç yıl boyunca tek başına işletir.

2006’dan 2009’a kadar…

2007 yılı yazını unutamıyor.

Bölgede kuraklık var, su altın değerinde.

Satışlar müthiş!

Cezmi Bey, o günleri anlatırken “Hayal dahi edemeyeceğim kadar para kazandım” diyor.

Çok çalışıyor, sabahın köründen gece yarılarına kadar, ama çalıştığına da değiyor.

Üç yılda tesisleri genişletiyor, ancak kafasında hep “büyük oynamak” fikri var.

Gerekli yatırımları yapıp, iyi bir pazar payına sahip olmak…

ASAŞ Holding’le temas kurar, projelerini anlatır, “Gelin inceleyin, uygun görürseniz ortak olalım, hisselerin çoğunu arzu ederseniz size devredeyim” der.

Yıl, 2009…

Anlaşırlar…

Bütün yatırımları ASAŞ yapacaktır, Cezmi Çiçek sabit yüzde 10 hisseye sahip olacaktır.

Ayrıca işin başında da Cezmi Çiçek bulunacaktır.

 

 

Gürpınar Su, bugün Türkiye’de ilk beş tesis içinde…

                                      ********

Gürpınar Su, bugün 15 bin metrekaresi kapalı toplam 25 bin metrekarelik dev bir tesis.

Bardaktan damacanaya kadar bütün üretim grubu var.

20 ülkeye ihracat yapıyor.

Ağırlıklı Avrupa ve Ortadoğu ülkeleri…

Dolum makineleri dünya standardında!

Tamamen otomatik, insanla bir irtibatı yok.

150 kişi çalışıyor.

Başta Selimiye olmak üzere bazı çevre köylerde işsizlik hemen hemen sıfır.

 

 

Gürpınar’dan sonra Yuvacık Su ve Akar Su…

                                               ******

2015 yılı, Cezmi Çiçek ve ASAŞ’ın su sektöründe atılım yılı oldu.

Haziran ayında Akar Su, ağustos ayında ise Yuvacık Su bünyeye katıldı.

Şimdi, Cezmi Çiçek ve ASAŞ, bölgemizdeki üç önemli su markasının sahibi…

*Gürpınar Su…

*Yuvacık Su…

*Akar Su…

Yuvacık Su, 2500 metrekare kapalı alana sahip bir tesis.

30 kişi çalışıyor.

Xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx

 

Ve Gölcük, Greencola’nın üretim merkezi oluyor

                                      **********

Cezmi Çiçek ve ASAŞ, Kocaeli için önemli bir yatırıma hazırlanıyor.

Bu yatırım aynı zamanda ülkemiz için de çok önemli…

Akar Su Dolum Tesisleri’nde “su” üretimi tamamen durduruldu.

Bu tesislerde bugünlerde hummalı bir çalışma var.

Burası Greencola ve Green meyve sularının üretim merkezi olacak.

Üretim, 2017 yılı mayıs ayında başlıyor.

Greencola, bir dünya markası.

Yunanlılara ait bir marka…

Sıfır kalorili, sıfır enerjili bir içecek.

“Nasıl sıfır kalori?” diyeceksiniz…

Üretiminde tatlandırıcı olarak “stevia” otu kullanılıyor.

Üretilecek meyve sularının markası da “Green” olacak.

Onlar da şekersiz, onlar da sıfır kalorili…

Halen ülkemizde Greencola ve meyve sularının üretimi ve satışı yapılmıyor.

Üretim ve satış hakkı satın alındı, tesislerin yapımına başlandı, hemen hemen 10 ay sonra üretime geçilecek.

Gölcük, artık Greencola ve meyve sularının üretim merkezi olacak.

Fabrikada her şey otomatik planlanıyor.

Üretim, yükleme…

Bu nedenle çalışan sayısı 60 kişi olarak öngörülüyor.

Greencola, açılışından bir yıl sonra ihracata da başlayacak.

Ağırlıklı olarak Ortadoğu ülkelerine ihracat yapılacak.

 

 

Size bir başarı hikâyesini anlatmaya çalıştım

                                      *******

Sevgili okurlarım, sizlere iki yazıda bir başarı hikâyesini anlatmaya çalıştım.

Cezmi Çiçek’in başarı hikâyesini…

17 yıla sığdırdığı başarılarını…

*200 dönüm ürerinde tarım yapıyor.  

*Toplam 1800 hayvan kapasiteli İki besi çiftliği var.

*İki su dolum tesisinin ve Greencola’nın ortağı ve yöneticisi.

*Ve Mamikler’le yeni kurdukları bir inşaat şirketinin yüzde 50 ortağı.

Cezmi Bey, 43 yaşında…

İşlerini yeni kurarken günde 17-18 saat çalışıyormuş.

Bugün, eskisine göre daha rahat.

“50 yaşında kendimi emekli edeceğim” diyor, ama bana kalırsa biraz zor.

Çalışmak ve iş üretmek; bir tutku, bir aşk!

Kolay kolay vazgeçilmez.

Cezmi Çiçek’i kutluyorum.

Gençlere, Cezmi Çiçek’i örnek almalarını öneriyorum.

Bu yazı toplam 5579 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim