• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Kocaeli : 19 °C
  • İstanbul : 20 °C
  • Sakarya : 19 °C

Gebelikte şeker kullanımının bebeğin hayatını ileride etkileyebileceği gösterildi!

Gebelikte şeker kullanımının bebeğin hayatını ileride etkileyebileceği gösterildi!
Prof. Dr. Canan Karatay gebelere şeker yüklemesi yapılmasının hem anneye hem bebeğe zarar verme riski olduğunu belirterek tıbbın ilk ilkesinin zarar vermemek olduğunu hatırlatıyor.
Kendisine karşı çıkan çok sayıda ana akım tıp mensubu var.  Onlar da bu uygulamanın zarar verdiğini Canan hocanın kanıtlaması gerektiğini ileri sürüyorlar. İnsanlar üzerinde zarar verip vermediği denenebilir mi? Tabii ki hiçbir etik kurulun böyle bir deneye izin vereceğine inanmıyoruz. 


Ancak fizyolojileri insanlarla benzerlik gösteren hayvanlar üzerinde deneyler yapılıyor. Bu şekilde yapılmış iki çalışma ile ilgili bir özet yazıyı Sağlıklı Yaşıyoruz Yüksek İstişare ve Danışma Kurulu üyesi Prof. Dr. Nazan Uysal Harzadın hocamız yazdı. Bizim bu yazıdan anladığımız kadarıyla gebelik sırasında verilen şeker yavruda ileride bazı bozukluklar meydana getirebiliyor. Önce Nazan Hocanın yazısını hep birlikte okuyalım. 


"GEBELİKTE AZ MİKTARDA ŞEKER KULLANIMIYLA BİLE BEBEĞİN İLERDE OBEZ VE ŞEKER HASTASI OLABİLECEĞİ GÖSTERİLDİ!

Pekçok canlıda gelişimin kritik dönemi olan anne karnında ve doğduktan sonraki ilk yıllarda, anneden veya çevreden kaynaklanan, yenidoğanın karşılaştığı etkenler vücudunun normal gelişme programını bozarak, sonraki hayatını etkileyebilecek sonuçlara neden olabilmektedir. Anne karnındaki dönemde, yüksek kan şekeri, beyinde, vücut ağırlığı, besin alımı ve metabolizmasının gelişim programını bozarak yenidoğanda diyabet riskinin artmasına neden olabilmektedir. Bu amaç ile iki çalışma planlayan araştırmacılar, anne karnında yüksek şekere maruz kalan yavrunun beyinde besin alımı, vücut ağırlığı ve metabolizmasının kontrol edildiği bölgedeki algılayıcılarını araştırmışlardır (1). 


Bu amaç ile yapılan çalışmada dışarıdan kolay müdahale edilebilen tavuk yumurtası kullanılmıştır. Tavuklarla insanların doğumdan önceki dönemdeki fizyolojik gelişimi benzerdir (2). Tavuklarda insanlardakine benzer obezite ve obezite ile ilişkili metabolik bozukluklar görülmektedir. Benzer şekilde tavuklarda da genetik yatkınlık, çevresel faktörler şeker-insülin dengesini bozarak şişmanlamaya neden olabilmektedir. Ilginç şekilde enerji dengesinin nöroendokrin düzenlenmesi de kuşlarda ve memelilerde benzerdir. 


Beynin hipotalamus bölgesi vücuttan özellikle insulin, leptin ve şeker ile ilgili metabolik ve hormonal sinyalleri alarak, besin alımını ve vücut ağırlığını düzenlemektedir. Anne karnında fazla beslenme özellikle de hiperglisemi hipotalamusun insulin ve leptine direnç geliştirmesine böylelikle yavrunun ileri dönemde diyabet riskinin artmasına neden olmaktadır (3). Beynin bu bölgesinde şekere hassas hücreler bulunmaktadır, bu hücreler kan şekeri arttığında uyarılabilmekte böylece beyin vücuda şeker geldiğini algılayabilmektedir. Bunun sonucunda doyma sinyali için bir seri olay başlatılmaktadır. 


Burada 4 tipte nöron bulunur: şekere hassas olan, şekere hassas olmayan. Onlar da kendi içinde düşük doz şekere hassas, yüksek doz şekere hassas olanlar (4). Memeli beyninde ayrıca şekeri taşıyan taşıyıcılar bulunur (GLUT1, 2, 3, 4). Bunlardan GLUT1 beyindeki asıl şeker taşıyıcısıdır. Şekere hassas nöronlar ise daha yüksek şeker taşıma kapasitesi olan GLUT3 ile şekeri alırlar. Burada yapılan ikinci çalışmada şekere hassas hücreler ile bu şeker taşıyıcılarının durumu araştırılmıştır (5). 


Tavuk yumurtası içine gelişimin 14-17. günlerinde 3 gün birer kez şekerli su verilmiş (30 mmol/l=5,4 gram). Şeker yükleme testi gebelere 50 gr şeker verilerek yapılır. Bu günler insanda şeker yükleme testi yapılan dönemdeki gibi gelişimin en hızlı olduğu dönemdir. Daha sonra civcivler yumurtadan çıkıp 21 günlük olduklarında vücut ağırlığı, toplam yağ oranları, kan şekeri ile beyinde vücuttaki insulin ve leptin sinyalini alacak olan algılayıcılar ile şekeri beyine taşıyan taşıyıcıları araştırmışlardır (GLUT1, GLUT3). 
 
 
GRAFİKLER
 
ice1-030.jpg

 

 
ice3-008.jpg

 

 
ice22-064.jpg

 
Sonuç: Şeker alan grupta beyinde insulin, leptin algılayıcıları ile şeker taşıyıcılarının ve şeker algılayıcılarının azaldığı görülmüş. Bu sonuç, yenidoğanın ileriki dönemde insulin ve leptin direnci geliştireceğini, bunun sonucu olarak da obezite ve ilişkili metabolik hastalıklarla uğraşacağını göstermektedir.  


Prof. Dr. Nazan Uysal Harzadın

Sağlıklı Yaşıyoruz Yüksek İstişare ve Danışma Kurulu Üyesi
 
 
 

Kaynaklar:
(1) (Rancourt RC, Schellong K, Ott R, Bogatyrev S, Tzschentke B, Plagemann A. Acquired alterations of hypothalamic gene expression of insulin and leptin receptors and glucose transporters in prenatally high-glucose exposed three-week old chickens do not coincide with aberrant promoter DNA methylation. PLoS One. 2015 Mar 26;10(3):e0119213.). 

(2) (De Groef B, Grommen SVH, Darras VM (2008) The chicken embryo as a model for developmental endocrinology: Development of the thyrotropic, corticotropic, and somatotropic axes. Mol Cell Endocrinol 293: 17–24.).

(3) [Davidowa H, Plagemann A (2000) Decreased inhibition by leptin of hypothalamic arcuate neurons in neonatally overfed young rats. Neuroreport 11: 2795–2798. Davidowa H, Plagemann A (2007) Insulin resistance of hypothalamic arcuate neurons in neonatally overfed rats. Neuroreport 18: 521–524.

(4) Fioramonti, X., Contie ́, S., Song, Z., Routh, V.H., Lorsignol, A., Pe ́nicaud, L., 2007. Characterization of glucosensing neuron subpopulations in the arcuate nucleus. Integration in neuropeptide Y and Proopiomelanocortin networks?. Diabetes 56, 1219–1227. 

(5) Tzschentke B, Bogatyrev S, Schellong K, Rancourt RC, Plagemann A. Temporary prenatal hyperglycemia leads to postnatal neuronal 'glucose-resistance' in the chicken hypothalamus. Brain Res. 2015 Aug 27;1618:231-40.)"
 
İşte Canan hocanın iddialarıyla paralel bilimsel çalışma. Umarız TTB (Türk Tabipler Birliği), İTO (İstanbul Tabip Odası) ve TJOD (Türkiye Jinekoloji ve Obstetrik Derneği) bu gibi yeni bilimsel gelişmeleri izliyordur. Umarız Sağlık Bakanlığı da riskli olduğu açıkça görülen OGTT'nin rutin olarak uygulanmasından vaz geçer ve bu kılavuzlardan çıkarılır. 

Canan hoca gebelik diyabetinin çok önemli olduğunu, rutin OGTT zamanı olan 24-28. haftaya kadar beklemeden baştan itibaren takip edilmesi gerektiğini belirtiyor. Açlık insülini, üç aylık şeker ortalaması, kanda trigliserid ve D vitamini düzeylerinin gebelik diyabetiyle ilgili bilgi vereceğini söylüyor. Biz tüm gebelere OGTT yapıldığını duyuyoruz ancak açlık insülini ölçüldüğünü henüz hiç duymadık. Ölçülse bile şu anda laboratuvarların referans aralıklarına göre normal görünen değerler yeni bilimsel bulgulara göre aslında yüksek. İşte mesele de buradan kaynaklanıyor. 2-25 arası normal görünüyorken Canan hoca sağlıklı olabilmek için açlık insülininin 5'in altında olması, gebelerde ise bir miktar yükselmesi beklendiğinden, 10'un altında olması gerektiğini belirtiyor. Sağlık Bakanlığı'nın insülin konusunda referans aralıklarının yeni bilimsel bulgulara göre revize edilmesi konusunda çalışma yapacağını umarız. 
 
Diyelim ki Canan Hocanın söylediklerine önyargılı olarak inanmıyorsunuz. Lütfen ana akım tıp temsilcilerinden Hürriyet Gazetesi yazarı Prof. Dr. Osman Müftüoğlu'nun hamilelerde şeker yüklemisiyle ilgili görüşlerini yine Kocaeli gazetesindeki köşemizden okuyun. http://www.kocaeligazetesi.com.tr/tjod-prof-dr-osman-muftuogllu-icin-de-meslekten-men-karari-isteyecek-mi-659951h.htm 
 
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Canan Karatay
02 Temmuz 2016 Cumartesi 14:43
14:43
Prof. Dr. Canan Karatay

Bir kaç noktayı belirtmek ve sorgulamak istiyorum:

1. Gebelere şeker yüklemesi uygulamasının zararsız olduğunu isbat etmek, ‘bu uygulama mecmuren yapılmalıdır’ diyen, TJOD’nin sorumluluğundadır. Zararsız olduğunu gösteren kanıtlar nerelerde saklı? Hani kanıta dayalı tıp diyoruz yaa. Kanıt istiyoruz ve Cevap bekliyoruz! 24 haftalık, 650 gram bir bebeğin yüksek yoğunluklu şeker çözeltisine maruz bırakmanın zaraı olmadığını isbat etmek TJOD ve TTB ve İTO kurumlarının görevidir.
2. Bebeklere 2 yaşına kadar, bal verilmemesi önerisi nereden ve neden uygulanmaktadır? Bu önerinin gerekçeleri nelerdir? Haklı olarak bizler, anne ve baba adayları Metabolizma ve Endokrinoloji Uzmanlarından, DİYABET dernek ve DİYABET vakıflarından, ve Sağlık Bakanlığından, Halk Sağlığını koruyan, Halk sağlığı kurumundan gerçek ve bilimsel açıklamalar bekliyoruz.
3. Kılavuzlar hiç bir zaman bilimsel kanıt ve gerçekler değildir! Kılavuzlar kanıt olamaz. Yaygın uygulanıyor olmak da bilimsel kanıt değildir!
Diğer Haberler
  • Sağlıklı yaşamın 10 anahtarı30 Ocak 2017 Pazartesi 21:59
  • Mikrobiyomun düzeltilmesi için 6 tavsiye26 Ocak 2017 Perşembe 12:15
  • K2 Vitamini16 Ocak 2017 Pazartesi 21:09
  • Kilo verememenin 8+4 nedeni!10 Ocak 2017 Salı 10:59
  • Nohuttan yoğurt mayası nasıl yapılır?25 Aralık 2016 Pazar 10:59
  • Şekerin 100 zararı!14 Kasım 2016 Pazartesi 13:02
  • Sağlıklı yaşama ilk adım: Mutfağın hazırlanması: Karatay mutfağına dönüşüm04 Kasım 2016 Cuma 21:28
  • Güvensizliği tespit edilen 43 ürün için toplama kararı!03 Kasım 2016 Perşembe 23:25
  • Bağışıklık sistemini güçlendirmek için 8 öneri!03 Kasım 2016 Perşembe 10:10
  • 1 saat az uyumamak için dikkat!29 Ekim 2016 Cumartesi 09:26
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim