• BIST 108.434
  • Altın 151,200
  • Dolar 3,6612
  • Euro 4,3260
  • Kocaeli : 4 °C
  • İstanbul : 17 °C
  • Sakarya : 4 °C

Gençlik ve spor

Mustafa Küpçü

Bir ülkede spor, bir “yaşam biçimi” olarak görülmüyorsa, o ülkenin ekonomik, sosyal ve kültürel düzeyi güdük kalacaktır!

Çünkü; “Spor, bedensel ve ruhsal onarım aracıdır.”

“Spor kültürü” çocuklukta başlar.

Çocukluk ve gençlik yıllarında sporla ilgilenmeyen ya da “ilgilenmesi engellenen” çocuk ve genç, bedensel ve ruhsal açıdan eksik bir gelişme içinde olacaktır.

Elbette sporun, doğru yaşta, doğru eğiticiler yönetiminde yapılması esastır.

Belirli bir eğitim ve kültürel düzeyde olan aileler, çocuklarının spor yapmasını teşvik ediyor. Ama çok büyük bir kesimde çocuklar spor olanağından yoksun kalıyorlar.

Gözlemlerim doğruysa; alt ve orta gelir grubundaki ailelerde çocuklarını “futbolcu” olarak yetiştirmek arzusu çok yüksek! Çünkü, futbolda çok büyük para var! Çocuğu başarılı bir futbolcu olur da, iyi transferler yaparsa kendi hayatı da kurtulacak! Bir ölçüde Basketbol alanında da böyle düşler kurulabiliyor! Ama her iki alanda da esas hedef “para” olarak karşımıza çıkıyor..

Bu yazıyı yazmak nereden aklıma geldi?

30 Aralık tarihli gazetemizin spor sayfasındaki bir haber beni uzun uzun düşündürdü. “Lisede Sağlık Skandalı” başlığını taşıyan haberde, liselerarası bir futbol karşılaşmasında bir sporcu “beyin sarsıntısı” geçiriyor. Ama o sahada bir sağlık ekibi ve cankurtaran yok!.. Neden sonra 112 Acil servisi geliyor ve sporcu genç hastaneye kaldırılıyor.

Bu olaya, “o sporcunun kendi çocuğunuz olabileceği” düşüncesiyle bakmalısınız; geç müdahale ya da yanlış müdahale sonucu hayatıyla oynanabileceğini düşünmelisiniz. Bir daha spor yapmasına izin verebilir misiniz?

Okullarımızda spora ne kadar önem veriliyor?

Haftada bir saatlik “Beden Eğitimi” dersi gerçek anlamıyla spor yapmak mıdır?

ABD’de ve kimi Avrupa ülkelerinde, lise-kolej ve üniversitelerde spora ayrılan zaman, spor altyapısı ve spor politikaları gençleri spor yapmaya teşvik ediyor. Başarılı sporcular burslu öğrenim görüyor.

Daha çocuk yaştan itibaren, “yeteneğine göre” spor yapma olanakları sağlanıyor. Ama en önemlisi, “sağlık önlemi alınmadan spor yapılmıyor!”

Bizde olduğu gibi, çocuk parkları ve diğer yeşil alanlar talan edilerek her karış toprağa konut ya da AVM dikilmiyor! Hemen her mahallede spor alanları var. O spor alanlarında sıcak suyu akan duşları, soyunma odaları var. Amatör müsabakalarda bile “sağlık güvenliği” ön planda.

Spor, çocuk ve gençlere “özgüven” ve  “Yaşam vizyonu” sağlıyor.

Böyle bir genç insan yaşadığı toplumda “dengeli, mutlu bir insan” haline geliyor. Çevresinde doğru ve dengeli  insanlardan oluşan bir arkadaş ve dost çemberi oluşuyor. “BİZ bilinci” gelişiyor.

Ülkemizde, örgün eğitim düzeni çocuklarımızı perişan ve mutsuz ediyor. Özellikle alt gelir grubundaki ailelerin çocukları büyük bir tatminsizlik ve öfke sarmalı içinde yaşıyor.

Sonuçlarını hemen her gün yaşadığımız “öfke patlaması olaylarla” yaşıyoruz!

Bu ülkede “Gençlik ve Spor Bakanlığı” var ama ciddi anlamıyla bir “Spor politikası ve sporcu sağlığı yok!”

Yaşadığımız sorunların temelindeki en büyük yanlışlardan biri de bu değil mi?

Bu yazı toplam 798 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim