• BIST 104.123
  • Altın 145,971
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • Kocaeli : 21 °C
  • İstanbul : 21 °C
  • Sakarya : 22 °C

Gerçekleri konuşma zamanı geldi de geçiyor bile

Tarık Bağdat

Merhaba sevgili okuyucularım. Geçen hafta yazdığım yazıyı bazı dostlar yanlış yorumlamışlar, saf değiştirdiğimi, bazıları da şimşekleri her iki taraftan da üzerime çektiğimi sanmışlar.

Ben 93 yaşındayım ve ömrümün tamamına yakınını mücadele ile geçirmiş bir insanım. Hayatım boyu çizgimi milimetrik dahi değiştirmedim. Söyleyeceğim sözü açık ve net söyledim. Eminim bundan dolayı da hiç kimse bana kızmamıştır, kızmaya da hakkı yok.  Geçen haftaki yazım sadece oluşmuş gerçekleri net ve adil bir şekilde ortaya koymak için yazılmış bir yazı idi. Yoksa birçok insan gibi ağzı ile aslan kesilen iki kişi bir araya geldiğinde cav cav konuşan, uygulamada ise kedi gibi yan çizen bir adam asla ve asla olmadım. Ve benim evlatlarım da hiçbir zaman çizgisini değiştirip yan çizen olmamışlardır. Buraya net şekilde nokta koyuyorum.

Gelelim halka; Görünen bir gerçek var toplum mutluluk, huzur arayışında. Ve! Toplum güvenecek dal arıyor, dal. Ararken de duvara toslayı toslayı veriyor. Bunun kabahati kimin? Toplumun mu? Bence hayır! Suç topluma yakın olması gerekenlerin kendini toplumdan soyutlayarak hareket etmelerindedir. Toplumun bir kere güvenini kaybettin mi de, tekrar toparlamak çok zor oluyor. Korkuyor senden, tırsıyor senden. Sen ne kadar doğru olursan ol. Bu durumda yapacağın tek bir şey var, acil kan değişimi.

Elbet! Kazananların kazanma şeklini tasvip etmiyorum. Ama sende alternatif üretecek, güven verecek hareket tarzın olmadı ki. Benim anlattığım geçen hafta bu idi. Bir söz vardır. Bükemediğin eli saygı ile sıkmasını da bileceksin.

Geçmişte Liderler vardı. Rahmetli Bülent Ecevit bir liderdi. Bir hareket önderi idi. Partisi DSP’nin teşkilatları yoktu ama çıktı tek başına seçimi kazandı, halk ona güvendi. Ve koalisyon kuruverdi. Hatırlayın bu söylediğim çok uzun yıllar öncesi değildi ki. 1990’ların sonunda oldu. Ve 2002’ye kadar sürdü. Haaa! Doğru düzgün teşkilatları olsa idi bugün bu noktaya gelmezdik işin ayrı ve önemli bir noktası.

Alpaslan Türkeş bir liderdi. Ama partisi iniş çıkışları olan bir teşkilata sahipti. Yine de liderdi. Necmettin Erbakan iktidara ulaşabilen bir liderdi. Hem de sıfırdan gelip iktidara oturabilen bir liderdi. Solun söylevlerini de, sağın söylevlerini de alıp güzel harmanlamıştı. Ve bugünün nüvelerini o atmıştı. Süleyman Demirel bir liderdi. 6 defa gidip 7 defa gelebilen bir liderdi. Onlar taban oluşturan liderlerdi. Yoku var eden liderlerdi. Ve hepsinin örnek aldığı kişi ister kabul edin ister etmeyin bitmiş, batmış, ülkesini teslim etmiş Osmanlı’dan arta kalan Anadolu’dan Ulus kavramını oluşturarak devlet kuran Mustafa Kemal ATATÜRK idi. Onlar liderdi belki ATATÜRK devletlere dahi örnek olmuş bir önderdi.

Bugün dahi hiç kimse liderlikten öteye önderliğe geçebilecek kabiliyette değil.

Dikkat edin her lider belli oranda kalabildi iktidar da ve sonunda da kitleleri kaybettiler. Ama ulu önder ATATÜRK’ün kurdukları bu ülkede yaşamasa bile dünya klasikleri arasında, kütüphanelerin toz tutmayan başköşelerinde, tarihçilerin kitaplarında, bilgisayarların hafızalarında çoktan yerini aldı bile.

Bu bir millet için farkında olmasa bile mutluluk tablosudur. Her değerli insan, her değerli önder hak ettiği yeri belli bir süreliğine kaybeder ama yeniden yerini alır, merak etmeyin. Bu dünya tarihinin vazgeçilmez gerçekleridir.

Şimdi tekrar konumuza gelirsek; Evet! Kazananı yeniden tebrik ediyorum. Kaybedenleri de tekrar aklını başına almaya davet ediyorum. Burun kıvırmadan, geçen haftaki söylediklerimi bir kez daha düşünün, halka inmeye başlayın.

Bu iş lüks bisikletlere binerek, Bağdat caddesinin ortasında “ Bisiklet yolu istiyoruz” demeyle de olmaz. Halk için halktan kopuk yapılan hareketlerle de olmaz. Eğer lidersen teşkilatların sana inanmalı, inanmalı ki seninle beraber halka insinler. Halka insinler ki halkta sana inansın. Bu halk sandığımız gibi balık hafızalı falan değil. Bu halka sen fidan verirsen, çapalarsan, tırmıklarsan karşılığını toprak gibi verir, merak etmeyin.

Yeter ki! Gelmesini bildiğiniz gibi gitmesini de bilin.

Ve! bu halk Doğu’sundan – Batı’sına, Güney’inden – Kuzey’ine mutsuz, huzursuz. Huzur arıyor, mutluluk arıyor en önemlisi de güveneceği lider arıyor. Kim ne derse desin önder aramıyor, lider arıyor lider.

Yaklaşımlarınızı çoluk çocuk oyunu gibi görüyor ve sizin elinizde istediğini kadar kaliteli kadro olsun inanmıyor. Siz halka güven veremediğiniz sürece de size geçit vermiyor. Bunu lütfen anlayın. İnsanlarla, kanaat önderleri ile diyaloglar kurmaya artık başlayın. Eğer siz yönetimseniz, yönetimlerseniz herkese gitmek zorundasınız.

Yapacağınız her hareketi bu halk gizlilikle izliyor. Siz kendi içinizde güç elde etmek için delege oyunları yaptığınızı fark ettiği andan itibaren de kendi partisindekine bunu yapan bana ne yarar verir deyiveriyor.

Bu yazı toplam 1771 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim